DOLAR
32,8221
EURO
35,1421
ALTIN
2.449,46
BIST
10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

12. Süre Yusuf Süresi Toplam 111 Ayet Meali

12. Süre Yusuf Süresi Toplam 111 Ayet Meali

Yusuf Süresi 1. Ayet Meali: Elif. Lam. Ra. Bunlar, apaçık Kitab’ın ayetleridir

Yusuf Süresi 2. Ayet Meali: Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik

Yusuf Süresi 3. Ayet Meali: (Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur’an’ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin

Yusuf Süresi 4. Ayet Meali: Bir zamanlar Yusuf, babasına (Ya’kub’a) demişti ki: Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederlerken gördüm

Yusuf Süresi 5. Ayet Meali: (Babası:) Yavrucuğum! dedi, rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır

Yusuf Süresi 6. Ayet Meali: İşte böylece Rabbin seni seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce iki atan İbrahim ve İshak’a nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da nimetini tamamlayacaktır. Çünkü Rabbin çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Yusuf Süresi 7. Ayet Meali: Andolsun ki Yusuf ve kardeşlerinde, (almak) isteyenler için ibretler vardır

Yusuf Süresi 8. Ayet Meali: (Kardeşleri) dediler ki: Yusuf ile kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz kalabalık bir cemaatiz. Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanlışlık içindedir

Yusuf Süresi 9. Ayet Meali: (Aralarında dediler ki:) Yusuf’u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) salih kimseler olursunuz!

Yusuf Süresi 10. Ayet Meali: Onlardan biri: Yusuf u öldürmeyin, eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da geçen kervanlardan biri onu alsın (götürsün), dedi

Yusuf Süresi 11. Ayet Meali: Dediler ki: “Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun! Oysa ki biz onun iyiliğini istemekteyiz

Yusuf Süresi 12. Ayet Meali: Yarın onu bizimle beraber (kıra) gönder de bol bol yesin (içsin), oynasın. Biz onu mutlaka koruruz.

Yusuf Süresi 13. Ayet Meali: (Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım

Yusuf Süresi 14. Ayet Meali: Dediler ki: Hakikaten biz (kuvvetli) bir topluluk olduğumuz halde, eğer onu kurt yerse, o zaman biz gerçekten aciz kimseler sayılırız

Yusuf Süresi 15. Ayet Meali: Onu götürüp de kuyunun dibine atmaya ittifakla karar verdikleri zaman, biz Yusuf a: Andolsun ki sen onların bu işlerini onlar (işin) farkına varmadan, kendilerine haber vereceksin, diye vahyettik

Yusuf Süresi 16. Ayet Meali: Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler

Yusuf Süresi 17. Ayet Meali: Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusuf’u eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın

Yusuf Süresi 18. Ayet Meali: Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Yakub) dedi ki: Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Anlattığınız karşısında kendisinden yardım istenecek olan ancak Allah’tır

Yusuf Süresi 19. Ayet Meali: Bir kervan geldi ve sucularını (kuyuya) gönderdiler, o da (gidip) kovasını saldı, (Yusuf u görünce) “Müjde! İşte bir oğlan” dedi. Onu bir ticaret malı olarak sakladılar. Allah onların yaptıklarını çok iyi bilir.

Yusuf Süresi 20. Ayet Meali: Onu değersiz bir pahaya, sayılı birkaç dirheme sattılar. Onlar zaten ona karşı ilgisizdiler

Yusuf Süresi 21. Ayet Meali: Mısır’da onu satın alan adam karısına dedi ki: Ona güzel bak! Umulur ki bize faydası dokunur veya onu evlat ediniriz. İşte böylece (Mısır’da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusuf’un o ülkede yerini sağlamlaştırdık, Allah işinde hakimdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Yusuf Süresi 22. Ayet Meali: (Yusuf) olgunluk çağına erişince, ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız

Yusuf Süresi 23. Ayet Meali: Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve Haydi gel dedi. O da; (Haşa), Allah’a sığınırım! O (kocanız) benim efendimdir. Bana iyi baktı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz dedi.

Yusuf Süresi 24. Ayet Meali: Andolsun ki, kadın onu arzuladı. Eğer Rabbinin işaret ve ikazını görmeseydi o da onu arzu etmiş olacaktı. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi gösterdik). Şüphesiz o ihlaslı kullarımızdandı

Yusuf Süresi 25. Ayet Meali: İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında onun kocasına rastladılar. Kadın dedi ki: Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya elem verici bir işkenceden başka ne olabilir!

Yusuf Süresi 26. Ayet Meali: Yusuf: Asıl kendisi benim nefsimden murat almak istedi dedi. Kadının akrabasından biri şöyle şahitlik etti: Eğer gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, bu ise yalancılardandır.

Yusuf Süresi 27. Ayet Meali: Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir. Bu ise doğru söyleyenlerdendir.

Yusuf Süresi 28. Ayet Meali: (Kocası, Yusuf’un gömleğinin) arkadan yırtılmış olduğunu görünce, (kadına): Şüphesiz, dedi; bu, sizin tuzağınızdır. Sizin tuzağınız gerçekten büyüktür.

Yusuf Süresi 29. Ayet Meali: Ey Yusuf! Sen bundan (olanları söylemekten) vazgeç! (Ey kadın!) Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkarlardan oldun

Yusuf Süresi 30. Ayet Meali: Şehirdeki bazı kadınlar dediler ki: Azizin karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istiyormuş, Yusuf’un sevdası onun kalbine işlemiş! Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz.

Yusuf Süresi 31. Ayet Meali: Kadın, onların hilesini duyunca, onlara davetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Her birine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusuf’a): Çık karşılarına dedi. Kadınlar onu görünce hayran kaldılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Haşa Rabbimiz! Bu bir beşer değil. Bu ancak üstün bir melektir!

Yusuf Süresi 32. Ayet Meali: Kadın dedi ki: İşte hakkında beni kınadığınız şahıs budur. Ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, (bundan) şiddetle sakındı. Andolsun, eğer o kendisine emredeceğimi yapmazsa mutlaka zindana atılacak ve elbette sürünenlerden olacaktır!

Yusuf Süresi 33. Ayet Meali: (Yusuf:) Rabbim! Bana zindan, bunların benden istediklerinden daha iyidir! Eğer onların hilelerini benden çevirmezsen, onlara meyleder ve cahillerden olurum! dedi.

Yusuf Süresi 34. Ayet Meali: Rabbi onun duasını kabul etti ve onların hilesini uzaklaştırdı. Çünkü O çok iyi işiten, pek iyi bilendir.

Yusuf Süresi 35. Ayet Meali: Sonunda (aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü

Yusuf Süresi 36. Ayet Meali: Onunla birlikte zindana iki delikanlı daha girdi. Onlardan biri dedi ki: Ben (rüyada) şarap sıktığımı gördüm. Diğeri de: Ben de başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver. Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz, dedi

Yusuf Süresi 37. Ayet Meali: (Yusuf) dedi ki: Size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber veririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben Allah’a inanmayan bir kavmin dininden uzaklaştım. Onlar ahireti inkar edenlerin kendileridir.

Yusuf Süresi 38. Ayet Meali: Atalarım İbrahim, İshak ve Ya’kub’un dinine uydum. Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz. Bu, Allah’ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler

Yusuf Süresi 39. Ayet Meali: Ey zindan arkadaşlarım! Çeşitli tanrılar mı daha iyi, yoksa gücüne karşı durulamaz olan bir tek Allah mı?

Yusuf Süresi 40. Ayet Meali: Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı bir- takım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm sadece Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Yusuf Süresi 41. Ayet Meali: Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınıza gelince), biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap içirecek; diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından (beynini) yiyecekler. Yorumunu sorduğunuz iş (bu şekilde) kesinleşmiştir.

Yusuf Süresi 42. Ayet Meali: Onlardan, kurtulacağını bildiği kimseye dedi ki: Beni efendinin yanında an. Fakat şeytan ona, efendisine anmayı unutturdu. Dolayısıyla (Yusuf), birkaç sene daha zindanda kaldı

Yusuf Süresi 43. Ayet Meali: Kral dedi ki: Ben (rüyada) yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek gördüm. Ayrıca, yedi yeşil başak ve diğerlerini de kuru gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, benim rüyamı da bana yorumlayınız

Yusuf Süresi 44. Ayet Meali: (Yorumcular) dediler ki: Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz.

Yusuf Süresi 45. Ayet Meali: (Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusuf’u) hatırlayarak dedi ki: Ben size onun yorumunu haber veririm, beni hemen (zindana) götürün.

Yusuf Süresi 46. Ayet Meali: (Yusuf’un yanına gelerek) Dedi ki: Ey Yusuf, ey doğru sözlü kişi! (Rüyada görülen) yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek ile yedi yeşil başak ve diğerleri de kuru olan (başaklar) hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki, insanlara (isabetli yorumunla) dönerim de belki onlar da doğruyu öğrenirler

Yusuf Süresi 47. Ayet Meali: Yusuf dedi ki: Yedi sene adetiniz üzere ekin ekersiniz. Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında (stok edip) bırakınız.

Yusuf Süresi 48. Ayet Meali: Sonra bunun ardından, saklayacaklarınızdan az bir miktar (tohumluk) hariç, o yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek yedi kıtlık yılı gelecektir

Yusuf Süresi 49. Ayet Meali: Sonra bunun ardından da bir yıl gelecek ki insanlar onda bol bol yağmura kavuşturulacak ve onda sıkıp sağacaklar.

Yusuf Süresi 50. Ayet Meali: (Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: “Onu bana getirin!” Elçi, Yusufa geldiği zaman, (Yusuf) dedi ki: “Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir.

Yusuf Süresi 51. Ayet Meali: (Kral kadınlara) Dedi ki: Yusuf un nefsinden murat almak istediğiniz zaman durumunuz neydi? Kadınlar, Haşa! Allah için, biz ondan hiçbir kötülük görmedik, dediler. Azizin karısı da dedi ki: Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben onun nefsinden murat almak istemiştim. Şüphesiz ki o doğru söyleyenlerdendir.

Yusuf Süresi 52. Ayet Meali: (Yusuf dedi ki): Bu, azizin yokluğunda ona hainlik etmediğimi ve Allah’ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir.

Yusuf Süresi 53. Ayet Meali: (Bununla beraber) nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan ve esirgeyendir.

Yusuf Süresi 54. Ayet Meali: Kral dedi ki: Bana getirin de onu has adamım yapayım. Onunla konuşunca: Bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin, dedi

Yusuf Süresi 55. Ayet Meali: Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onları) çok iyi korurum ve bu işi bilirim dedi

Yusuf Süresi 56. Ayet Meali: Ve böylece Yusuf’a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz.

Yusuf Süresi 57. Ayet Meali: İman edip de (kötülüklerden) sakınanlar için ahiret mükafatı daha hayırlıdır.

Yusuf Süresi 58. Ayet Meali: Yusuf’un kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı, onlar onu tanımıyorlardı.

Yusuf Süresi 59. Ayet Meali: (Yusuf) onların yüklerini hazırlayınca dedi ki: Sizin baba- bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ben ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafirperverlerin en iyisiyim.

Yusuf Süresi 60. Ayet Meali: Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek bir ölçek (erzak) yoktur, bana hiç yaklaşmayın!

Yusuf Süresi 61. Ayet Meali: Dediler ki: Onu babasından istemeye çalışacağız, kuşkusuz bunu yapacağız.

Yusuf Süresi 62. Ayet Meali: (Yusuf) Emrindeki gençlere dedi ki: Sermayelerini yüklerinin içine koyun. Olur ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri gelirler.

Yusuf Süresi 63. Ayet Meali: Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle beraber gönder de (onun sayesinde) erzakımızı alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız.

Yusuf Süresi 64. Ayet Meali: Yakub dedi ki: Daha önce kardeşiniz (Yusuf) hakkında size ne kadar güvendiysem, bunun hakkında da size ancak o kadar güvenirim! (Ben onu sadece Allah’a emanet ediyorum). Ama Allah, koruyucuların en hayırlısıdır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir.

Yusuf Süresi 65. Ayet Meali: Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu (seferki aldığımız) az bir miktardır.

Yusuf Süresi 66. Ayet Meali: (Yakub) Dedi ki: Kuşatılmanız (ve çaresiz kalma durumunuz) hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına bana sağlam bir söz vermedikçe onu sizinle beraber göndermem! Ona (istediği şekilde) teminatlarını verdiklerinde dedi ki: Söylediklerimize Allah şahittir.

Yusuf Süresi 67. Ayet Meali: Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayı kapılardan girin. Ama Allah’tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah’tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O’na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O’na dayansınlar.

Yusuf Süresi 68. Ayet Meali: Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiler (onun emrini yerine getirdiler.) (Fakat bu tedbir) Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Ya’kub içindeki bir dileği açığa vurmuş oldu. Şüphesiz o kendisine öğrettiğimiz için ilim sahibiydi. Fakat insanların çoğu bilmezler

Yusuf Süresi 69. Ayet Meali: Yusuf’un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve “Bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme” dedi.

Yusuf Süresi 70. Ayet Meali: (Yusuf) Onların yükünü hazırladığı zaman maşrabayı kardeşinin yükü içine koydu! (Kafile hareket ettikten) Sonra bir tellal: “Ey kafile! Siz hırsızsınız!” diye seslendi.

Yusuf Süresi 71. Ayet Meali: (Yusuf’un kardeşleri) onlara dönerek: “Ne arıyorsunuz?” dediler.

Yusuf Süresi 72. Ayet Meali: Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var dediler. (İçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi.

Yusuf Süresi 73. Ayet Meali: Allah’a andolsun ki, bizim yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz. Biz hırsız da değiliz dediler

Yusuf Süresi 74. Ayet Meali: (Yusuf’un adamları) Dediler ki: Peki, siz yalancıysanız bunun cezası nedir?

Yusuf Süresi 75. Ayet Meali: Onun cezası, kayıp eşya kimin yükünde bulunursa işte o (şahsa el koymak) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırınız dediler

Yusuf Süresi 76. Ayet Meali: Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini (aramaya) başladı. Sonra da onu, kardeşinin yükünden çıkarttı. İşte biz Yusuf’a böyle bir tedbir öğrettik, yoksa kralın kanununa göre kardeşini tutamayacaktı. Ancak Allah’ın dilemesi hariç. Biz kimi dilersek onu derecelerle yükseltiriz. Zira her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardır

Yusuf Süresi 77. Ayet Meali: (Kardeşleri) dediler ki: Eğer o çaldıysa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (Kendi kendine) Dedi ki: Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınızı çok iyi bilir.

Yusuf Süresi 78. Ayet Meali: Dediler ki: Efendimiz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine içimizden birini alıkoy. Şüphesiz biz seni iyilik sever biri olarak görüyoruz.

Yusuf Süresi 79. Ayet Meali: Yusuf; Eşyamızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını alıkoymaktan Allah’a sığınırız! Aksi halde biz gerçekten zulm etmiş oluruz dedi.

Yusuf Süresi 80. Ayet Meali: Ondan ümitlerini kesince, (meseleyi) gizli görüşmek üzere ayrılıp (bir kenara) çekildiler. Büyükleri dedi ki: Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya benim için Allah hükmedinceye kadar bu yerden asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.

Yusuf Süresi 81. Ayet Meali: Babanıza dönün ve deyin ki: Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın bekçileri değiliz.

Yusuf Süresi 82. Ayet Meali: (İstersen) içinde bulunduğumuz şehire (Mısır halkına) ve aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz

Yusuf Süresi 83. Ayet Meali: (Babaları) dedi ki: Hayır, nefisleriniz sizi (böyle) bir işe sürükledi. (Bana düşen) artık, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Yusuf Süresi 84. Ayet Meali: Onlardan yüz çevirdi, Ah Yusuf’um ah! diye sızlandı ve üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık üzüntüsünü içinde saklıyordu

Yusuf Süresi 85. Ayet Meali: (Oğulları:) Allah’a andolsun ki sen hala Yusuf’u anıyorsun. Sonunda ya hasta olacaksın ya da büsbütün helak olacaksın dediler.

Yusuf Süresi 86. Ayet Meali: (Ya’kub:) Ben sadece gam ve kederimi Allah’a arz ediyorum. Ve ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) biliyorum, ded

Yusuf Süresi 87. Ayet Meali: Ey oğullarım! Gidin de Yusuf’u ve kardeşini iyice araştırın, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez

Yusuf Süresi 88. Ayet Meali: Yusuf’un yanına girdiklerinde dediler ki: Ey aziz! Bizi ve ailemizi kıtlık bastı ve biz değersiz bir mal ile geldik. Hakkımızı tam ölçerek ver. Ayrıca bize bağışta da bulun. Şüphesiz Allah sadaka verenleri mükafatlandırır

Yusuf Süresi 89. Ayet Meali: Yusuf dedi ki: Siz, cahilliğiniz yüzünden Yusuf ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor musunuz?

Yusuf Süresi 90. Ayet Meali: Yoksa sen, gerçekten Yusuf musun? dediler. O da: (Evet) ben Yusuf’um, bu da kardeşim. Allah bize lütfetti. Çünkü kim (Allah’tan) korkar ve sabrederse, şüphesiz Allah güzel davrananların mükafatını zayi etmez, dedi

Yusuf Süresi 91. Ayet Meali: (Kardeşleri) dediler ki: Allah’a andolsun, hakikaten Allah seni bize üstün kılmış. Gerçekten biz hataya düşmüşüz.

Yusuf Süresi 92. Ayet Meali: (Yusuf) dedi ki: Bugün size kınama yok, Allah sizi affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir.

Yusuf Süresi 93. Ayet Meali: Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne sürün, görmeye başlar. Bütün ailenizi de bana getirin

Yusuf Süresi 94. Ayet Meali: Kafile ayrılınca, babaları: Eğer bana bunamış demezseniz inanın ben Yusuf’un kokusunu alıyorum! dedi.

Yusuf Süresi 95. Ayet Meali: (Onlar da:) Vallahi sen hala eski şaşkınlığındasın, dediler.

Yusuf Süresi 96. Ayet Meali: Müjdeci gelince, gömleği onun yüzüne koyar koymaz görür oldu. Ben size: Allah tarafından (vahiy ile) sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi! dedi

Yusuf Süresi 97. Ayet Meali: (Oğulları) dediler ki: Ey babamız! (Allah’tan) bizim günahlarımızın affını dile! Çünkü biz gerçekten günahkarlar idik

Yusuf Süresi 98. Ayet Meali: (Ya’kub:) Sizin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O çok bağışlayan, pek esirgeyendir, dedi

Yusuf Süresi 99. Ayet Meali: Yusuf’un yanına girdikleri zaman, ana-babasını bağrına bastı ve Allah’ın izniyle Mısır’a güven ve huzur içinde girin dedi

Yusuf Süresi 100. Ayet Meali: Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi ona secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana (çok şey) lutfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O’dur

Yusuf Süresi 101. Ayet Meali: Ey Rabbim! Mülkten bana (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni salihler arasına kat!

Yusuf Süresi 102. Ayet Meali: İşte bu gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. On- lar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).

Yusuf Süresi 103. Ayet Meali: Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Yusuf Süresi 104. Ayet Meali: Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur’an, alemler için ancak bir öğüttür

Yusuf Süresi 105. Ayet Meali: Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler

Yusuf Süresi 106. Ayet Meali: Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler.

Yusuf Süresi 107. Ayet Meali: Allah tarafından kuşatıcı bir felaket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini emin mi gördüler?

Yusuf Süresi 108. Ayet Meali: De ki: İşte bu benim yolumdur. Ben, ne yaptığımı bilerek Allah’a çağırıyorum; ben ve bana uyanlar (bunu yapıyoruz). Allah’ı ortaklardan tenzih ederim! Ve ben ortak koşanlardan değilim.

Yusuf Süresi 109. Ayet Meali: Senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik. (Kafirler) yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler! Sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

Yusuf Süresi 110. Ayet Meali: Nihayet peygamberler ümitlerini yitirip de kendilerinin kesinlikle yalanlandıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir ve dilediğimiz kimse kurtuluşa erdirilir. (Fakat) suçlular topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez.

Yusuf Süresi 111. Ayet Meali: Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır. (Bu Kur’an) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır); iman eden toplum için bir rahmet ve bir hidayettir.

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: V/ bkz: 516-608

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.