Abdülkadir Geylani Vaazları

Abdülkadir Geylani Vaazları ve Sohbetleri-19

A bildiğiyle amel etmeyi bırakanlar!

Biriniz gayet ustaca edebi güzelliğini de vererek bir şiiri okuyor ama ne uygulama var, ne de ihlas. Kalbin kendine çeki düzen verirse organların da çeki düzen verecektir. Çünkü kalp, diğer organların amiridir. Amir kendini düzeltince emri altındakiler de düzelir.

Bilgi kabuktur, amel ise özdür. Kabuk, öze bir zarar gelmesin diye korunur. Öz de içinden yağ çıkartılsın diye korunur. Kabuğun içinde öz yoksa ne işe yarar? Özün içinde yağ yoksa neye yarar? İlim gitti. Çünkü kendisiyle amel edilmeyince ilim gitmiş demektir. Uygulama olmaksızın okuyup ezberlemenin sana ne faydası olabilir ki?

Yazık sana!

Delil olmadan kuru davada bulunmanın bir faydası olmadığı gibi, tek başına bilginin de bir faydası yoktur. Uygulamaya geçmeyen bilginin yararı olmaz. Peygamberimiz (s.a.v):

İlim amele seslenir. Amel cevap verirse kalır, yoksa çeker gider‘ buyurmuştur. Okuması kalır ama bereketi gider, özü gider kabuğu kalır.

Yazık sana!

Sen Allah’a bilgisizce kulluk ediyor, bilgisizce zahidlik yapmaya çalışıyor ve dünya malını bilgisizce alıyorsun. Bu, kat kat perde, kat kat gazap demektir. İyiliği kötülükten ayırt edemiyorsun, hakkını, vazifeni birbirinden ayırmıyorsun, dostunu, düşmanını bilmiyorsun. Bütün bunlar, Allah’ın hükmünü bilmemen ve mürşidlere hizmet etmeyi bırakman yüzündendir. Amel ve ilim mürşidleri sana Hakk’ın yolunu gösterirler. Önce söz, sonra amel gelir ve böyle yaparak Allah’a erersin. Allah’a erenler ancak bilgi sayesinde ve dünyadan ilgilerini kesip kalp ve bedenleri ile ondan yüz çevirerek ermişlerdir.

Yazık sana!

Sen şımarıksın, kibirlisin ve arzularına çok düşkünsün. Yıkılmış olan mezarlara bak ve inanarak mezarlarda yatanlara seslen. Onlar durumlarını sana haber vereceklerdir. (Anlayana)

Ey Cemaat

Allah ile güzel geçinin ve O’ndan sakının. O’nun hükmüyle amel edin. Çünkü o sizi hükmüyle amel etmekle yükümlü tutmuştur. Allah’ın hükmünü uygula ve hakkını öde. Çünkü sen onunla amel edersen amel senin elinden tutar ve seni kendisi için amel ettiğin zatın huzuruna sokar. Sen de ondan daha önce hiç bilmediğin bilgiler öğrenirsin. İlminde Onunla birlikte, hükmünde ise insanlarla birlikte olursun. Sen bir şeyle amel etmez hemen ikinciyi istiyorsun. Böyle yapma, aksine birincide ayakların sağlamca yere basınca ikinciyi iste.

Dünyanın ömrü yakın bir geleceği kadardır. Nimetleri kalmayacak, güzelliği bozulacaktır. Hırçın huyludur. Eliyle insanları boğazlar, sözleri ise zehirlidir. Zevkine düşkündür ,sık sık boşar. Onun boşamalarının geri dönüşü yoktur. Kökü ve bilindik bir geçmişi de yoktur. Dünya üzerinde durmak, suyun üzerinde durmak gibidir. Bundan dolayı imanı sağlam olan kimse dünyayı kalbi için kalıcı bir yer, oturulacak bir ev olarak kabul etmez.

vesselam…!

Abdulkadir Geylani Vaazlarından ve Sohbetlerinden

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı