Abdülkadir Geylani Vaazları

Abdülkadir Geylani Vaazları ve Sohbetleri-23

sponsor

İlim Öğrenmenin Fazileti ve Gerekliliği

Kendi görüşüyle yetinen kimse yoldan çıkar, alçalır ve ayağı takılır.

İlim ezberlenip insanlara sunulmak için değil, kendisiyle amel edilmek için var edilmiştir. Öğren, öğrendiğini uygula sonra da onu başkalarına öğret. Öğrenip öğrendikten sonra amel edersen ilmin senin adına konuşur. Sussan bile amelinle, ilim diliyle söyleyeceklerinden daha çoğunu söylersin. Bundan dolayı sufilerden biri ‘Sana bir bakışı fayda vermeyen kimsenin verdiği öğüdün hiç faydası olmaz’ demiştir. Kişi ilmiyle amel ederse ondan kendisi de başkaları da faydalanır.

Ey Cahil!

İlim öğren. Çünkü bilgisizce yapılan kulluktan iş çıkmaz. Bilgisizce inanmanın da hiçbir yararı olmaz. İlim öğren ve öğrendiğini uygula. Böyle yaparsan dünyada da ahirette de kurtuluşa erersin. İlim öğrenip öğrendiğini uygulamaya sabredemiyorsan nasıl kurtulacaksın? İlim öyle bir şeydir ki seni bütün varlığını ona adadığın zaman ancak sana bir parçasını verir.

Eyleme dökülmeyen sözün, delille desteklenmeyen bir davranışın hiçbir anlamı yoktur.

İlim öğren ve ihlaslı ol ki ikiyüzlülüğün ağından ve bağından kurtulabilesin. İlmi insanlar ve dünya için değil, sırf Allah için iste. İlmi Allah için istediğinin işareti, emirlere uyup yasaklardan kaçmandır. Her an Allah’ı gözetir, nefsinin Onun için alçaltırsın. İnsanlara karşı alçak gönüllü olur, ellerindekine göz dikmez ve ihtiyacını onlardan istemezsin. Allah için dostluk ve düşmanlık edersin. Çünkü Allah’tan başkası için dostluk kurmak düşmanlık, Ondan başkasına güvenmek yokluk, Onun yolundan başka bir yere mal bağışından bulunmak yoksunluk demektir.

Hz Peygamber (s.a.v): İman iki eşit parçadan oluşur.

Biri sabır, diğer şükürdür buyurmuştur. Sıkıntılara sabretmiyor, nimetlere şükretmiyorsan gerçekten inanmıyorsun demektir. Müslümanlığın özü gönülden teslim olmaktır.

İlim Allah erlerinin ağzından alınır.Peki kimdir bu erler? Onlar Allah’tan korkarak günahları bırakan, peygamberlere mirasçı olan, marifet sahibi, bildiğini pratiğe döken ve yaptığı işlerde ihlaslı davrananlardır.

İlmiyle amel eden mürşitlerle alay etmeyin. Siz Allah’ı, Peygamberlerini ve Allah’ı hoşnut eden işleri yapan salih kullarını bilmiyorsunuz. Bütün kurtuluş kazaya razı olmakta, ileriye dönük hesaplar yapmamakta ve dünya ile kalp bağını koparmaktadır. Nefislerinizde zayıflık görüyorsanız ölümü anın ve geleceği düşünmeyin. Peygamberimiz (s.a.v) bir kudsi hadiste Cenab-ı Hak’tan şöyle naklediyor:

‘Bana yaklaşmak isteyenler farz kıldığım ibadetleri yerine getirmekten daha üstün hiçbir yolla bana yaklaşamazlar. Kulum ben onu sevinceye kadar nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder. Ben onu sevince onun gözü, kulağı, eli olurum ve onu desteklerim. Artık o benimle duyar, Benimle görür ve Benimle tutar.

Abdulkadir Geylani Vaazlarından ve Sohbetlerinden

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı