Abdülkadir Geylani Vaazları

Abdülkadir Geylani Vaazları ve Sohbetleri-33

sponsor

Abdülkadir Geylaninin sohbetlerinden birinde dinleyicilerden birisi: Dünya sevgisi kalbimden nasıl çıkaracağım diye sorunca Geylani Hz şöyle cevap verdi:

Dünyanın, sahiplerini ve oğullarını nasıl döndürüp dolaştırdığına, onlara ne dolaplar çevirdiğine, onları oyaladığına ve sonra da arkasına attığına bak. Onları derece derece yukarılara, insanların üstüne çıkarır, onların boyunlarını o kimselerin ellerine verir, hazinelerini ve güzelliklerini ortaya çıkartır.

Onlar tam yücelikleriyle, elde ettikleri imkanlarıyla, güzel yaşamlarıyla ve dünyanın kendilerine ettiği uşaklıkla havaya girmişken onları ansızın yakalayıp bağlayarak aldatır ve baş aşağı yuvarlayıverir de paramparça olup dağılır, helak olurlar. O da şeytanla birlikte onların arkasından güler.

Hz Adem’den kıyamet gününe kadar çoğu hükümdara, güç sahiplerine, zenginlere yaptığı şey işte budur. Böylece onları önce yüceltir, sonra alçaltır, önce ilerletir sonra geriye düşürür, önce zenginleştirir sonra fakir eder, önce kendine yaklaştırır sonra da boğazlar. Onlardan çok azı kurtulup dünyayı alaşağı ederek kötülüğünden yakayı kurtarabilir. Bunlar da sadece üç-beş kişidir. Dünyanın kötülüğünden kurtulabilenler, onu tanıyıp ondan ve tuzaklarından sakınanlardır

Dünya ahiretin perdesidir. Ahiret, dünya ve ahiretin Rabbi’nin perdesidir. Bütün yaratılanlar, Yaratanın perdesidir. Sen her neyin yanında durursan o bir perdedir. İnsanlara, dünyaya ve Allah’ın dışındaki hiçbir şeye dönüp bakma ki sır ayaklarınla ve Allah’ın dışındaki şeylerden sağlam bir şekilde el-etek çekerek, her şeyden soyutlanarak, Ondan yardım dileyerek ve Onun ezeli ilmine ve yargısına bakarak Allah’ın kapısına ulaşabilirsin.

Kalbinin ve sırrının vuslatı gerçekleşir de Allah’ın huzuruna girince, Allah seni kendine yaklaştırıp yeniden hayat vererek seni kalpler üzerinde görevli ve yetkili kılınca ve seni kalplerin doktoru yapınca dünyaya ve insanlara dönebilirsin.

İşte o zaman insanlara yönelmen onlar hakkında bir rahmet olur, ellerinden dünya malını alıp fakirlere vermen ve dünyadaki kısmetini tamamlaman bir ibadet ve kurtuluş olur. Kim dünya malını böyle alırsa zarar etmez, aksine dünyadan kurtulur ve kısmeti, bulanıklığın kötü kokusundan arınır.

Veliliğin, velilerin yüzünde bir işaret vardır ve onu feraset sahipleri tanır. Veliliği dil değil, işaretler söyler. Kim kurtuluş istiyorsa canını ve malını Allah’a adasın ve kılın, hamurdan ve sütten çıktığı gibi, kalbiyle insanlardan ve dünyadan çıksın. Ahiret hakkında, Allah’ın dışındaki her şey hakkında da bu böyledir. İşte o zaman Allah her hak sahibine hakkını verir.

vesselam…!

Abdulkadir Geylani Vaazlarından ve Sohbetlerinden

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı