Abdülkadir Geylani Vaazları

Abdülkadir Geylani Vaazları ve Sohbetleri-34

A insanlara musibetlerinden şikayet eden!

Şikayetini insanlara iletmenin sana ne yararı olabilir? Onlar sana ne yarar, ne de zarar verebilir. Onlara güvenip de Allah’a ortak koştuğun zaman seni Onun kapısından uzaklaştırırlar. Allah’ın gazabına sebep olurlar ve seni O’ndan perdelerler.

Ey bilgisiz!

Sen bildiğin iddiasını güdüyorsun. Dünyayı, asıl sahibinden değil de başkalarından istemen senin bilgisizliğini gösterir. İnsanlara şikayetini ileterek sıkıntılardan kurtulmayı bekliyorsun

Yazıklar olsun sana!

Şu obur köpek bile, avı korumayı öğreniyor da oburluğunu ve tabiatını değiştiriyor. Yırtıcı kuş da eğitilerek yaratılışının dışına çıkıp yakaladığı avı yeme özelliğini bırakıyor. Senin nefsin eğitilmeye onlardan daha elverişlidir. Ona öğret ve anlat ki dinini yeyip parçalamasın ve Allah’ın senin yanına bırakmış olduğu emanetine hıyanet etmesin. Nefsini eğitmeden, onunla arkadaşlık etme.

A obur! A kendi için yaratılmış olan yiyeceği hemen isteyen!

Kim onu başkasına yedirebilir ki? Senin için yaratılmış olan giyeceği, evi, bineği ve eşi kim elinden alıp başkasına verebilir ki? Bu bilgisizlik nedir böyle? Senin ne sebatın, ne aklın, ne inancın, ne de Allah’ın verdiği söze güvenin var.

İbadet eder, bu ibadetleri Allah’a teslim edip unutursun. Senin bütün amellerin içi boş cevizdir. İhlassızca yapılan bütün ameller içi boş kabuktur, yere yatırılmış bir kütüktür, cansız bir ceset, manasız bir şekildir. Bu ise münafıkların, ikiyüzlülerin amelidir.

vesselam…!

Abdulkadir Geylani Vaazlarından ve Sohbetlerinden

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı