Abdülkadir Geylani Vaazlarıİslam'da Çocuk Terbiyesi

Abdülkadir Geylani Vaazları ve Sohbetleri-48

Oğlum !

Ben senin işlerini, Allah’ı gözeten ve Ondan korkanların işlerinden ayrı görüyorum. Kötü ve bozuk kimselerle arkadaşlık ediyor, veli ve safi kullardan ise uzaklaşıyorsun. Allah’ı kalbinden büsbütün çıkardın, dünya halkı ve dünya malı tutkusu ile doldurdun. Bilmez misin ki korku kalpte bir hakimdir, onu aydınlatır ve bilmediği şeyleri açıklar, tefsir eder. Sen bu halinle devam edecek olursan dünyada da ahirette de kurtuluşa veda edersin. Ölümü bolca anarsan dünya tutkun azalır ve dünyaya karşı zühdün artar. Sonu ölüm olan olan bir kimse nasıl sevinebilir ki? Sevgili Peygamberimiz (s.a.v): ‘Her çalışanın bir nihayeti vardır, her canlının nihayeti de ölümdür’ buyurmuştur.

Üzüntülerin, sevinçlerin, fakirliğin, darlığın, bolluğun, hastalıkların ve acıların sonu ölümdür. Ölen kimse için kıyamet kopmuş ve uzak olan artık yakın olmuştur. İçinde bulunduğun tüm bu şeyler kuru bir hevesten ibarettir. Kalbinle, sırrınla ve iç dünyan ile içinde bulunduğun her şeyden kurtul. Dünya belli bir süreye kadar, ahiret ise belli olmayan bir süreye kadar devam edecektir. Dünyadaki hayatın malum bir süre ile sınırlıdır. Ahiretteki hayatın ise malum olmayan bir süre ile sınırlıdır. Bütün varlığınla kulluk etmeye bak. Bunu yapabilirsen bütün varlığınla Rabbine ait olursun..

Oğullarım !

Bana bir tohum tanesi kadar da olsa doğruluğu tasadduk edin. Elinizdeki ve evinizdeki mallarınızdan istediğim hiçbir şey yok. Sizden istediğim tek şey doğru ve ihlaslı olmaktır. Bunun faydası da bana değil size aittir. Beden ve gönül dillerinizi bağlayın. Çünkü üzerinizde sizi gözetleyenler vardır, melekler dışınızı, Allah da içinizi gözetler.

Oğlum !

Ömrünü hiç amel etmediğin ilim yazıp ezberlemekle heba ettin. Bunun sana ne faydası var? Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Allah (c.c) kıyamet gününde peygamberlere ve alimlere ‘Siz insanların çobanlarıydınız. Güttüğünüz bu insanlar hakkında ne yaptınız?’ der, hükümdar ve zenginlere de ‘Siz benim hazinelerimin bekçileriydiniz, fakirleri gözetip,yetimleri yetiştirdiniz mi, sizin üzerinize farz kıldığım hakkımı mallarınızdan çıkarttınız mı? der

Oğlum !

Alemde sadece Yüce Yaratıcı vardır. Sen,Yaratıcının yanında olursan onun kulu olursun, halkın yanında olursan onların kulu olursun. Kalbinle çölleri, sahraları aşmadıkça ve sırrınla bütün her şeyden ayrılmadıkça sana söylenecek bir söz yoktur. Bilmes misin ki Hakk’ı arayan kimse her şeyden kopup ayrılır. O, yaratılan her şeyin Allah ile arasında bir perde olduğunun farkındadır. Neyin yanında durursa, o Allah’a perde olur

Oğlum !

Dua ağını at ve Allah’ın rızasına dön. Kalbin itiraz edip dururken dilinle dua etme. Kıyamet gününde insan dünyada iken yaptığı hayır ve şer işleri hatırlayacaktır. Orada pişmanlığın da, yaptıklarını hatırlamanın da bir faydası yoktur. Önemli olan, yapılması gereken şeyi ölmede önce, daha şimdiden hatırlamaktır. Hasat mevsiminde ekin ekmeyi ve tohum saçmayı düşünmek neye yarar.

Hz Peygamber (sav) ‘Dünya ahiretin tarlasıdır‘ buyurmuştur. Her kim iyilik ekerse, diğer insanların imrenerek bakacağı mükafatlar biçer. Kim de kötülük ekerse pişmanlık biçer. Sana ölüm gelince uyanırsın ama, o zaman uyanmanın bir anlamı yoktur. Allah’ım bizi senden gafil olan ve seni bilmeyenlerin uykusundan uyandır

vesselam…!

Abdülkadir Geylani Hz. Vaazları ve Sohbetlerinden Kesitler

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı