Kürsüden Gönüllere Vaazlar

Ahiret Hayatında Kurtuluş için Dünyada ki Reçeteniz

İmanın şartlarına tam bir teslimiyet ile bağlanabilmen için İslam’ın şartlarını eksiksiz olarak yerine getirmek zorundasın. İslam’ın şartlarını da tam bir teslimiyet, ihlas ve takva içerisinde yerine getirebilmen içinde İman’ın şartlarını şartsız-şurtsuz kabul etmeli ve Allah ve Resulü’nün emir ve yasaklarını yerine getirmek ve bunlara riayet etmek zorundasın.

Bunlar yani İslam’ın şartlarından İman’ın şartlarına, İman’ın şartlarından İslam’ın şartlarına geçiş birer köprü vazifesi bazındadır. Bu ikisini birbirinden ayıramazsın ve bu ikisi birbirini tamamlamaktadır. Her ne kadar Allah Teala belki İslam’ın şartlarında zafiyetin dolayısı ile belki onları affedebilir ama İmanın şartlarından birisini inkar ettiğin zaman İslam dairesinin dışına çıkmış olacağındandır ki kötü bir akıbet seni beklemektedir.

Allah’ın azabından kurtulmak ancak Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmekle mümkündür.

Yoksa cehennemliklerin amelini işleyip de cenneti beklemek ne kadar büyük bir hata ise, Allah’ın emir ve yasaklarını kulak ardı edip duymamazlıktan gelip de, şeytanı kendine yoldaş edinerek Allah’ın rahmetine ve affına mazhar olurum düşüncesine kapılmakta aynı şekilde büyük bir yanılgı büyük bir hatadır. Her ne kadar Allah’ın rahmetinden ümit kesilmeyecek olsa da….

Evet Hz Ali (r.a) dediği gibi

Size Allah’ın takvasını (emir ve yasaklarına uyup azabından korunmanızı) tavsiye ediyorum. Peki bu tavsiyeler nelerdir

Allah’a götürecek araçların en üstünü imandır

Allah yolunda cihat ve ihlas kelimesidir. Çünkü bu insanın fıtratında bulunmaktadır

Namazı kılmaktır; çünkü din namazdan ibarettir.

Zekatı vermektir; çünkü zekat dinin farizalarından biridir

Ramazan’da oruç tutmaktır; çünkü bu insanı Allah’ın azabından koruyan bir kalkandır

Hacca gidip Kabe’yi ziyaret etmektir; çünkü hac fakirliği önleyici ve günahları silip süpürücü bir ameldir

Sıla-i rahim yapmaktır (akrabalık haklarını gözetmektir); çünkü bu malı çoğaltır, eceli geciktirir, aile bağlarını güçlendirir.

Gizli olarak sadaka vermektir;çünkü bu Allah’ın gazabını söndürür ve hatalara kefaret olur

İyilik yapmaktır; çünkü bu insanı kötü ölümlerden ve düşüşlerden korur
Allah’ın kitabını öğreniniz; çünkü o sözlerin en üstünüdür

Din ve Kur’an hususunda bilgi sahibi olmaya çalışınız; çünkü o kalblerin baharıdır

Kalplerinizdeki hastalıklar için Kur’an dan şifa arayınız; çünkü bu hastalıklar için tek şifa kaynağı odur

Kur’an-ı güzelce okuyunuz; çünkü o kıssaların en güzelidir. Yanınızda okunduğunda onu can kulağıyla dinleyiniz ki Allah’ın rahmetini elde edebilesiniz.

Batıl inançlardan uzak durunuz ki sizi şüpheye düşürmesin. Şüpheye kapıldığınızda ise inkara ve küfre sapmış olursunuz

Nefislerinize uyup hak hususunda gaflet göstermeyiniz; aksi takdirde zarara uğrarsınız

Allah Teala’ya karşı daima dürüst ve samimi olunuz. O her zaman için doğru söyleyenlerle beraberdir

Yalandan sakınınız; çünkü o imanla bir arada barınamaz

Doğruluk kurtuluş ve şeref; yalancılıksa sonu helak olan bir şerefsizliktir

Daima hakkı söyleyiniz ve hak ile tanınmaya çalışınız. Hakla amel edip onu savununuz

Emaneti yerine getiriniz

Sizinle ilişkilerini kesen akrabalarınızla ilgilenip onlarla ilişkinizi kesmeyin

Sizi mahrum bırakıp yardım etmeyenlere dahi ikramda bulununuz

Söz verdiğiniz zaman onu mutlaka yerine getiriniz

Hükmettiğiniz zaman adaletten asla ayrılmayınız

Atalarınızla övünmeyiniz

Birbirinize kötü lakaplar takıp insan haysiyetini hiçe sayan şakalar yapmayınız

Birbirinizi öfkelendirmeyiniz

Zayıflara, mazlumlara ve borçlulara, Allah yolunda cihat edenlere, yolda kalanlara ve yetimlere merhamet gösteriniz.

Aranızda selamı yayınız, size selam verildiğinde aynısıyla ya da daha güzeliyle karşılık veriniz

Günah ve düşmanlık üzerinde değil birr (iyilik) ve takva üzerinde yardımlaşınız

Misafire ikramda bulununuz, komşularınızla iyi geçinip onlara iyilik yapınız.

Hastaları ziyaret edip cenazeleri teşyi ediniz.

Kalbde bulunanların en hayırlısı imandır.

İşlerin ve emirlerin en efdali kesin bilgi ve delile dayananlardır.

En kötüleri ise sonradan icat edilip dine sokuşturulmak istenenlerdir.

Sonradan icat edilen şeylerse birer bid’at olup bunları icat edenler de bid’at sahipleridir.

Bid’at işleyenler kaybeden ve zarara uğrayan kimselerdir.

Her bid’at bir sünnetin unutulup ortadan kalkmasına sebep olur.

Asıl zarar eden kişi dini hususunda aldanıp kendisini zarara sokan kişidir.

Şunu biliniz ki;

Riya şirkten; ihlas ve amelse imandandır.

Oyun ve eğlence meclislerinde oturmak insana Kur’an-ı unutturur. Buralarda bulunan şeytan insanları dalalete sürükler.

Kadınlarla oturup kalkmak kalpleri kaydırıp onun kötüye kaymasına neden olur. Kadınlar şeytanın tuzaklarıdır.

Allah’ın zikrine dalınız;

Zira bu zikirlerin ve sözlerin en güzelidir.

Allah Teala’nın muttakilere va’dettiği şeyleri can-u gönülden isteyiniz; Çünkü O’nun va’di en doğru bir va’ddir.

Hz. Peygamberin izinden gidiniz;

Çünkü onun yolu yolların en üstünüdür.

Onun sünnetiyle amel edip bundan ayrılmayınız;

Çünkü onun sünneti sünnetlerin en üstünüdür.

Dünya size sırtını dönmüş, giderek uzaklaşmakta, ahiret ise her an biraz daha yaklaşmaktadır. Bu dünya ahirette yapılacak olan bir yarışın hazırlık yeridir. Bu yarışta geçenler cennete, diğerleriyse cehenneme gireceklerdir.

Tüm bu söylenenlerin aksini yaparak halen Müslüman olduğunu  iddia edebiliyor musun ? ve bu söylenenlerin aksini yaparak Cennet’e girebileceğini gerçekten sanıyor musun? Her ne kadar Allah’ın rahmetinden ümit kesilmeyecek olsada…

M. Yusuf Kandehlevi / Hayatü’s Sahabe / C:4 / bkz: 216-219

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı