Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,6367
EURO
10,1730
ALTIN
487,27
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Gök Gürültülü
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
19°C
SON DAKİKA

Ahiret Hayatının Evreleri

12.04.2020
0
A+
A-

Kabir Hayatı

Ölümden sonraki hayat iki aşamada gerçekleşecektir. Bir diğer ifadeyle insan, ölümden sonra iki alemden geçecektir. Birincisi dünya gibi sona erecek olan kabir alemi, diğeri hiç bir şekilde sona ermeyecek olan ahiret alemidir. Kabir hayatı, berzah hayatı diye de anılır

Kur’an-ı Kerim’de kabir azabının varlığını işaret eden birçok ayet vardır Mü’min Süresinde geçen bir ayet de şöyle buyrulur; “… Onlar (Firavun ailesi) sabah akşam ateşe arz edilir. Kıyamet koptuğu gün de (görevli meleklere) ‘Firavun’un adamlarını azabın en ağırına sokun’ denilir (1)”. Bu ayet de gayet açık bir şekil de Kıyamet kopmadan önceki bir azaptan söz edilmektedir ki bu kabir azabından başka bir şey değildir.

İnsanın ölümüyle kabir hayatının başlayacağını bildirdiği bir hadis-i şerifte ise şöyle buyrulur: “Kabir (berzah), ahiret duraklarının ilkidir. Orada kurtulana ondan sonrası daha kolaydır. Eğer orada kurtulamazsa ondan sonrası daha zordur”.

Her insan ister normal bir ölüm sonucunda toprağa verilmiş olsun, ister boğularak denizde kalsın, ister yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatını yaşayacak ve arkasından diriltilecektir. Bu ara alemde inkarcılar acı ve sıkıntılı bir hayat, inananlar ise amellerinin durumuna göre mutlu ve sıkıntısız bir hayat geçireceklerdir. Hadislerde münker ve nekir adlı iki meleğin insanlara Rabbin kimdir? Peygamberin kimdir? Kitabın hangisidir? şeklinde sorular yönelteceği ve alacakları cevaplara göre onlara muamele edeceği haber verilir.

Mahşerde Amel Defterlerinin Dağıtılması

Ahiret Hayatının Evreleri

İnsanların mahşer denilen alanda bir araya getirilmesinden sonra, kendilerine dünyada iken sarf ettikleri her bir sözün ve yaptıkları her bir işin kaydedildiği amel defterleri dağıtılır. “Artık kitap ortaya konmuştur. Suçluların onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün. ‘Vay halimize derler, bu nasıl bir kitapmış; küçük büyük bir şey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş. (Onlar) böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez (2)”

Mahşerde Hesap ve Sual

Mahşer yerinde herkesin Allah nezdinde ki yerine ve derecesine göre uzun yahut kısa süren bir bekleyişi olacaktır. Burada insanlar, aracı olmaksızın Allah tarafından hesaba çekilecektir. Hadis-i Şeriflerde müminlerin sorulan sorulara kolaylıkla cevap vereceği bildirilirken, inkarcıların ise inceden inceye bir hesap ve sorgulamadan geçirileceği haber verilir.

Hesap ve sorgulama sırasında amel defterlerinden başka, gerektiğinde insanların uzuvları ve yeryüzü de insanın yaptıklarına şahitlik edecektir. Zerre miktar hayır işleyenin mükafatını, kötülük işleyenin cezasını göreceği sorgu ve hesap sırasında insanlar, şu beş şeyin hesabı sorulmadan bırakılmayacaklardır;

  • Ömrünü nerede tükettiği
  • Gençliğini nasıl geçirdiği
  • İlmini hangi yolda kullandığı ve onunla nasıl amel ettiği
  • Malını nerede kazanıp,nerede harcadığı
  • Bedenini nerede kullanıp yıprattığı

MİZAN: “Biz Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar bile olsa onu (bu teraziye) getiririz. Hesap gören olarak Biz (herkese) yeteriz (Enbiya Süresi’47)”.

SIRAT: Cehennem üzerinde bulunan, herkesin üzerinden geçeceği ve geçmeye muvaffak olamayanların Cehennem’e düşeceği bir köprüdür. Geçilmesi iman ve amel sahipleri için gayet kolay, inkarcılar için ise oldukça çetin bu köprüyü ‘dünya hayatı boyunca iyi ya da kötü amelleriyle inşa ettiği bir köprü’ olarak yorumlamak da mümkündür. Şöyle ki; insanın buradaki amelleri onun önüne köprü olarak konur. Bu cümleden olarak, onun güzel amelleri onu sahil-i selamete (Cennet’e) ulaştıracak sağlam bir köprü vazifesi görürken,yanlış ve bozuk amelleri ise onun Cehenneme düşmesine sebep olacak çürük bir köprü fonksiyonu görür. Doğrusunu Allah bilir.

KEVSER HAVZI: Kıyamet gününde bu havzın başına ilk varıp ondan su içen Resulüllah Efendimiz (s.a.v) olacaktır. Sırasıyla Allah yolunda çaba sarf eden ve İslam’a hizmette bulunan müminler bundan istifade edeceklerdir. Hadislerde havzın başında cereyan edecek hadislerle ilgili olarak şu bilgiler de yer alır;  Hz Peygamber’in (s.a.v) burada ümmetini beklerken, hayattayken gördüğü ve bildiği bazı insanların Cehenneme doğru götürüldüğünü gördüğünde ‘Onlar benim ashabım ya Rabbi’ diye ıstırap duyacağı, bunun üzerine O’na ‘Onların istikametlerini koruyamayıp sonradan geriye (eski hallerine) döndükleri, çizgi dışına çıktıkları’ haberi verilecektir. Kur’an da “Şüphesiz ki biz sana Kevseri verdik (Kevser Süresi’1)” ayetinde geçen Kevser de tefsirler de umumiyetle havuz olarak yorumlanmıştır. Bu sebeple de Hz Peygamber (s.a.v)’in Kıyametteki havuzu için ‘Havz-ı Kevser‘ denilmiştir.

ŞEFAAT KONUSU: Ahirete günahkar müminlerin günahlarının affedilmesi, günahı olmayanların ise daha yüksek derecelere yükselmesi için Allah’ın izin verdiği peygamberler ,alimler, şehitler ve derecesine göre müminleri vesile yaparak rahmetinin farklı bir boyutta tecellisinden ibarettir “O güm Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez (Taha Süresi’109)” ayeti Kur’an da şefaatin olduğunu gösterir.

Şefaatle ilgili olarak Kur’an da ‘hiç kimseden şefaat kabul edilmeyeceğini’ bildiren ayetler, şefaatin olmadığına bir delil olarak ileri sürülemez; zira bu ayetler, inkarcıların akıbetlerinin söz konusu edildiği yerlerde gündeme getirilen ifadelerdir. Bununla kafir, müşrik ve münafıkların bu tasarrufun dışında olduğu vurgulanır.

CENNET: Allah buyuruyor ki; “Salih kullarım için ben, Cennet’te hiçbir gözün görmediği hiçbir kulağın işitmediği ve insan tasavvurlarını aşkın şeyler hazırladım”. Tek kelime ile ifade edecek olursak, Cennet sürprizler diyarıdır ve Allah’ın kullarına olan sınırsız rahmet ve lütfunun bir tecellisidir.

CEHENNEM: Şu bir gerçek ki, her bir mevcudun/yaratığın Yaratıcısından ötürü kazanmış olduğu büyük bir değeri vardır. Zira her şey; Allah’ın eşsiz bir sanat eseri olup kendilerine has bir dil ile Allah’ın varlığını, birliğini ve güzel isimlerini ilan edip dururlar. İşte inkarcılığı meslek edinen bir insan, Allah’ın vazifeli birer memuru olan bu varlıkları yüksek makamlarından indirip,görevsiz, anlamsız bir dereceye düşürmüş olmaktadır. Her bir mevcut kendi diliyle ‘Allah vardır, birdir, herşeyin sahibidir, biz de O’nun emir, izin ve kudretiyle hareket eden vazifeli memurlarıyız ve de engin manala ifade eden, mesajlar taşıyan birer mektuplarıyız, kafir bu gerçeği inkar etmekle dehşetli bir suç işlemektedir.

A’RAF: Sözlükte tepe, yüksek yer, dağ gibi anlamlara gelen A’Raf, Cennet ile Cehennem arasında bulunan yüksek bir yere verilen addır. Kur’an da A’raf da bulunanlarla ilgili olarak bir ayet de şöyle denmektedir; “İki taraf (cennetliklerle cehennemlikler) arasında bir perde ve herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır ki, bunlar henüz Cennet’e giremedikleri halde (girmeyi) umarak cennet ehline ‘Selam size’ diye seslenirler. Gözleri cehennem ehline çevrildiğinde ise ‘ Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma derler (A’raf Süresi’46-47)”

Kaynak= Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz: 194-204

(1-Mü’min Süresi 46) (2-Kehf Süresi 49)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: