Al-i İmran Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Al-i İmran Süresi 21-22-23-24 ve 25. Ayet Meali ve Tefsiri & İbn Kesir

Al-i İmran Süresi 21. ayet Meali: Allah’ın ayetlerini inkar edenler, haksız yere peygamberlerin canlarına kıyanlar ve adaleti emreden insanları öldürenler (yok mu), onları acı bir azapla müjdele!

Al-i İmran Süresi 22. Ayet Meali: İşte bunlar dünyada da ahirette de çabaları boşa giden kimselerdir. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.

İbn Kesir & Al-i İmran Süresi 21 ve 22. Ayetin Tefsiri

Yüce Allah bu ayetlerde geçmişteki peygamberlerle yeni peygamberlere karşı büyüklenerek ve inatçılık ederek, hakka karşı kibirlilik yaparak ve ona uymaya yanaşmayarak Allah’ın peygamberler tarafından getirilen ayetlerini inkar etmek suretiyle işledikleri günahları ve haramları yemektedir. Bunun yanında hiçbir zarar vermedikleri halde nice peygamberleri sebepsiz yere, sırf kendilerini hakka davet ettikleri için Allah’ın şeriatını tebliğ ederlerken öldürmüşlerdir. Ve adaleti emreden insanları öldürenler. Kibrin zirvesi işte budur.

Al-i İmran Süresi 23. Ayet Meali: (Resulüm!) Kendilerine Kitap’tan bir pay verilenler (Yahudileri) görmez misin ki, aralarında hükmetmesi için Allah’ın Kitab’ına çağrılıyorlar da, sonra içlerinden bir grup cayarak geri dönüyor.

Al-i İmran Süresi 24. Ayet Meali: Onların bu tutumları, “Bize ateş, sadece sayılı günlerde dokunacaktır” demeleri yüzündendir. Onların vaktiyle uydurdukları şeyler de dinleri hakkında kendilerini yanıltmıştır.

Al-i İmran Süresi 25. Ayet Meali: Fakat, onları gelmesinde şüphe edilmeyen bir gün için topladığımız ve hiçbir haksızlığa uğramaksızın herkesin kazandığı şeyler tastamam ödendiği zaman halleri nice olur?

İbn Kesir & Al-i İmran Süresi 23-24 ve 25. Ayetin Tefsiri

Yüce Allah kendi zanlarınca ellerindeki iki kitaba (yani Tevrat ve İncil’e) tutunduklarını iddia eden Yahudi ve Hristiyanları, Allah’ın bu kitaplarında ki”Muhammed (s.a.v)’e tabi olma emrine uymaya çağrıldıklarında onlardan yüz çevirmekle tenkit ediyor. Bu ifadelerle onlara son derece katı bir yergi yöneltilmiş, muhalefet ve inatları açık biçimde ifade edilmiştir.

Yüce Allah daha sonra şöyle buyuruyor: “Onların bu tutumları, “Bize ateş, sadece sayılı günlerde dokunacaktır” demeleri yüzündendir. Yani onları hakikate karşı olmaya iten ve buna cesaretlendiren şey, kendilerinin cehennemde her bin yıl için bir gün olmak üzere sadce yedi gün azap göreceklerine ilişkin Allah’a attıkları iftiradır.

Yüce Allah daha sonra şöyle buyuruyor: “Onların vaktiyle uydurdukları şeyler de dinleri hakkında kendilerini yanıltmıştır”. Yani onları batıl dinlerinde tutan şey, kendileri hakkındaki günahlarından dolayı cehennemin sadece sayılı günler süresince dokunacağı şeklinde ki kendi kendilerini aldatıcı iddia ve zanları olmuştur. Onlar bunu, Allah’tan başka hiçbir delil yokken, tamamen kendilerinin uydurdukları bir iftira olarak söylemişlerdir. Yüce Allah, onları tehdit ederek ve uyararak şöyle buyuruyor: “Fakat, onları gelmesinde şüphe edilmeyen” vuku bulacağına ve gerçekleşeceğine dair hiçbir şüphe bulunmayan bir gün için toplandığımız ve hiçbir haksızlığa uğramaksızın herkese kazandığı şeyler tastamam ödendiği zaman halleri nice olur?

Yani Allah’a karşı iftirada bulunan, peygamberlerini yalanlayan, nebilerini ve kendi milletlerinden iyiliği emreden ve kötülükten men eden alimleri öldüren bu kimselerin o günde halleri nice olur? Allah (c.c) bunların hepsini soracak, haklarında hükmünü verecektir, bundan dolayı onları hesaba çekecek ve cezalarını verecektir..

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: 2 / bkz: 390-392

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı