Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
7,4320
EURO
8,9758
ALTIN
409,63
BIST
1.531
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
12°C
Bursa
12°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C
Cumartesi Yağışlı
17°C
Pazar Yağışlı
10°C
SON DAKİKA
Farz ve Nafile İbadetlerin Önemi
Ben Sana Emretmişken Seni Secde Etmekten Alıkoyan Nedir?
Ezan-ı Muhammediye
Allah Var Diyorsun Ondan Sonra Yok Gibi Davranıyorsun
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyorsunuz
Oğlum! Nasihat İstiyordun Al Sana Nasihat
Yetiş Ey Allah’ın Resulü Yıkılıyoruz
Allah Var Diyorsun Ama Yok Gibi Davranıyorsun
Ey İnsanlar…!
Verilen Sözü Yerine Getirmek
Kanaatkar Olmak yada İyilik Yaparım adına Dünya malı Toplamak. Sonuç mu?
Hz Ali’nin oğlu Hz Hasan’a Nasihatleri
Hz Ali’nin Güzel Bir Vaazı
Taharetsiz Namaz Kabul Olur mu?
Secdede Ayakların Yerden Kesilmesi Namaza Zarar Verir mi?
Vakti İyi Değerlendirmek
Çocuğun Anne Baba Üzerindeki Hakkı – Diyanet
Her Nefesin Kıymetini Bilmek
Sahi Ya Ne Oldu Bize?
Namaz Belirli Vakitlerde Müminlere Farz Kılınmıştır
Namaz Dinin Direğidir
Cinsel İlişki Hakkında Bilmeniz Gereken Hususlar
Cinsel İlişkiye Girmenin Amacı ve Gayesi
Namazda Allah’tan Habersiz Olmak
Kerahat Vaktinde Neden Namaz Kılınmaz?
Vakit Namazlarının Geciktirilmesi
Namazın Vacipleri Nelerdir?
Namazlardaki Rekat Sayıları Neden Farklı?
İşçi ve İşveren için Namaz Meselesi
Sahibini Kötülükten Alıkoymayan Namaz Hakkında; Bir Ayet Bir hadis İnceleme
Sorumluluk İsteyen Bir İbadet: Namaz
Kıldığın Namaz Sende Değişikliğe Sebep Olmuyorsa O Namaza Yeniden Başla
Seferi iken Kılınamayan Namazın Kazası Nasıl Yapılır?
Kaç Yaşına Kadar ve Namaz Kılmayan Çocuğun Günahı Kimedir?
Cemaatle Namaz Kılmak
Helal Haram Duyarlılığı Hakkında Vaaz & Diyanet
Kısaca Namazı Bozan Davranışlar & Diyanet
Hangi Vakitlerde Namaz Kılınmaz ve Sebepleri
Namaz Kılarken Her Rekatta Aynı Süreyi Okumak Caiz midir?
Namaz Kılarken Aklımıza Başka Şeyler Geliyorsa
Namaz Neye Benzer?
Namazı Vaktinde Kılmanın Önemi ve Gerekliliği
Uyuma ve Unutma Sebebiyle Kaçırılan Namazın Hükmü Nedir?
Namazı Dosdoğru Kılın Ayeti ve Tefsiri
Namazı Bozan Şeyler Nelerdir?
Namaz Kılan Birisini Güldürmek Günah Mıdır?
Namazın Sünnetleri Nelerdir?
İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?
Namazda Tadil-i Erkanın Hükmü Nedir?
Namazı Huşu İçinde Kılmak
Fe Eyne Tezhebun (Bu Gidiş Nereye?)
Namaza Hazırlık Yapmak ve Şartları
Covid-19 Sayesinde İnsanın Kendisi ile Yüzleşmesi
Namaz Kılarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Namazda Şeytandan Gelen Vesvese
Namaz Kılmanın ve Cemaatin Fazileti
Gözümün Nuru, Dinin Direği Namaz
Namaz Konusunda Gevşeklik ve Tembellik Göstermenin Bazı Sonuçları
Salih Bir Amel: Namaz
Hasta Olanlar Nasıl Namaz Kılınır?

Al-i İmran Süresi ve İçeriği Beyanu’l-Hak

29.11.2020
0
A+
A-

Al-i İmran Süresi Medeni bir süre olup; Hicretin üçüncü yılında pasajlar halinde indirilmeye başlanmıştır. Tamamı 200 ayettir. Al-i İmran Süresi adını 33. ayetinde geçen İmran Ailesinden almıştır. Hz Osman’ın mushafındaki kronolojik sıralamaya göre 89, Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 3. süredir


Kendisinden başka ilah olmayan Allah, zatı ve sıfatları itibariyle ezeli ve ebedidir. Varlığı kendisindendir, her şey de O’ndan var olmuştur. O, hem ölümsüz ve diri, hem de diriliğin kaynağıdır. Peygamberleri, vahiyle destekli eğitimciler, kitapları da ilahi rehberler olarak O’dur.

Dolayısıyla Tevrat’ı, Zebur’u, İncil’i ve Kur’an-ı O indirmiştir. Daha önceki peygamberleri ve kitapları inkar edenlere uygulanan Sünnetullah, Kur’an-ı inkar eden kafirlere de uygulanabilir. Hiçbir münkirin dünyevi zenginlikleri kendisini Allah’ın azabından kurtaramayacaktır. Tıpkı Nemru’u, Firavun’u, Karun’u ve benzerlerini kurtaramadığı gibi

Bedir de, biri Allah uğrunda varını yoğunu ortaya koyup savaşan, diğeriyse O’nun dinine karşı çıkan, ayetlerini inkar eden ve elçisini yalanlayan iki toplumda ve bu savaşın sonuçlarında olayları değerlendirebilen ibretler vardır. Sözgelimi; Gerçekte öyle olmadıkları halde müminleri gözlerinde kendilerinin iki katı olarak görmekteydiler.

Allah katında geçerli din İslamdır; onun dışındaki hiçbir din geçerli ve makbul değildir. alemlerin Rabbi Allah Yahudilik ve Hristiyanlık adlarıyla din vazetmemiştir; bunların ikisi de peygamberlerinden çok sonra, Allah’ın gönderdiği İslam’ın özü tevhidden sapmalar sonucu ihdas edilmiş ve ekseriyeti muharref Tevrat ve İncil nüshalarına dayalı beşerileştirilmiş dinlerdir.

Ehl-i Kitap, asırlardan beri bekledikleri bilgi / elçi geldikten sonra tevhid, nübüvvet ve ahiret gibi önemli konularda kasıtlı olarak tartışma başlattılar. Allah’ın ayetlerini inkar eden, peygamberlerini haksız yere öldüren, adaleti emredenleri katleden ve hakem olarak Allah’ın kitabına çağrıldıklarında ona sırt çevirenler elbette cezasız kalmayacaklardır. Mülk Allah’ındır; dilediğini yücelten, dilediğini zelil kılan O’dur. Elçiyi de hangi milletten göndereceğini o bilir. O halde müminler, sakınmaları gereken hal dışında, inananları bırakıp da kafirleri kendilerine veli edinmemelidirler. Bilinmelidir ki asıl göz ardı edilmemesi gereken Allah’tır

İmran’ın karısı, henüz doğmamış olan karnındaki bebeğini Allah’a adadı. Doğunca getirip mabede teslim etti. Allah da onu güzel bir armağan olarak kabul buyurdu. Mabede teslim edilen bbek, Zekeriya’nın (a.s) gözetimi altında, tıpkı saksıda yetiştirilen bir çiçek gibi yetiştirildi. Meryem yetişkinlik çağına gelince Yüce Rabb’i, “kendisinden bir kelime ve ruh” olan İsa’yı Cebrail vasıtasıyla ona müjdeledi. Meryem, kendisine hiçbir beşer eli değmemesine rağmen İsa’ya hamile kaldı ve doğurdu. Allah, Adem’i topraktan anasız babasız olarak nasıl yarattıysa, İsa’yı da öyle babasız olarak yaratmıştır; düşünen ve Allah’ı tanıyan kimseler için bunda anlaşılmayacak ve şaşılacak hiçbir şey yoktur.

Hz İsa, dünyada ve ahirette değeri olan, Allah katında derecesi bulunan seçkin bir peygamberdir. O, hem bebeklikte hem de yetişkinlikte insanlara hakikatleri anlatmıştır. O, kendisine kitap ve hikmet verilen, Kitap, Tevrat ve İncil öğretilip pek çok mucize ile donatılıp İsrail oğullarına gönderilen bir peygamberdir. O, pek çok Hristiyanın sandığı gibi, ne tanrı ne tanrının oğlu ne de üçün üçüncüsüdür; o da diğer peygamberler gibi bir insandır.

İnsafla düşünmeyen ve bildikleri gerçekleri bile bile gizleyen kimselerle tartışmanın hiçbir yararı olmaz. Yahudilik ve Hristiyanlık, Hz İbrahim’den çok sonra ihdas edilmiş ve büyük oranda beşeri dinler olmalarına rağmen, hala onun Yahudi yada Hristiyan olduğunu iddia edenlerle tartışılacak ne olabilir ki?

Elbette Ehl-i Kitabın hepsi bir değildir. Onlardan öyleleri vardır ki Allah’ın ayetlerini açıkça inkar ederler. Peygamberlerine savaş açarlar. O’nun adına ayet uydururlar. Gizlemeyip açıklayacaklarına dair söz vermelerine rağmen, bildikleri gerçekleri insanlardan gizlerler. Kitaplarından beğenmedikleri hükümleri değiştirirler. Adaletsizlikte, zulümde ve inkar da ileri giderler.

Sorgulanmayacakları kanısıyla kendilerinden olmayanların hukukuna tecavüz eder ve emanete asla riayet etmezler. Sayıları az da olsa Ehl-i Kitaptan öyleleri de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe iman eder, gece boyunca Rablerine secde eder, peygamberler ve kitaplar arasında hiçbir ayrım gözetmeden hepsine iman ederler. İnsanlara iyiliği emredip kötülükten men ederler. Hayırda birbiriyle yarışırlar. Bunlar, hukuka saygılı, söz ve emanet ehli gerçek müminlerdir.

Müminler, vahyin rehberliği ve Hz Peygamber’in de şabalarıyla insanlar için eğitilip yetiştirilmiş en iyi bir topluluktur. Onar, iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar ve Allah’a iman edip güvenirler. Ehl-i Kitabın kafirleri ise, müminler hakkında ağızlarından kin ve nefret dolu sözler saçmakta ve onlara öfkelerinden dolayı parmaklarını ısırmaktadırlar. Eğer müminler, Allah’ın ipine sımsıkı sarılır, tefrikaya düşmez ve kendilerinden başkasını kendilerine veli edinmezlerse, onların düşmanlıkları, canlarını sıkmaktan başka kendilerine hiçbir zarar vermeyecektir!

Basiret sahibi insan için kendi şahsında ve çevresinde Allah’a iman etmesini sağlayacak o kadar çok işaret ve delil var ki! Gerçek mümin, her durumda tefekkür eder, dua ile Rabbine yönelir ve sesini mutlaka Allah’a duyurur. O halde iman edenler, genişlikte ve darlıkta sabretmeli, Allah ile olan bağlarını koparmamalı, birbirleriyle dayanışma içine girmeli, kopmaı imkansız sağlam kulpla sarılıp takva bilincine; dolayısıyla zafere eerişme çabası içine girmelidir.

Kaynak: M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: III / bkz: 179-182

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.