Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
7,5340
EURO
8,9904
ALTIN
410,35
BIST
1.536
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
20°C
Bursa
20°C
Az Bulutlu
Cumartesi Yağışlı
17°C
Pazar Yağışlı
9°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
13°C
Salı Parçalı Bulutlu
15°C
SON DAKİKA
Farz ve Nafile İbadetlerin Önemi
Ben Sana Emretmişken Seni Secde Etmekten Alıkoyan Nedir?
Ezan-ı Muhammediye
Allah Var Diyorsun Ondan Sonra Yok Gibi Davranıyorsun
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyorsunuz
Oğlum! Nasihat İstiyordun Al Sana Nasihat
Yetiş Ey Allah’ın Resulü Yıkılıyoruz
Allah Var Diyorsun Ama Yok Gibi Davranıyorsun
Ey İnsanlar…!
Verilen Sözü Yerine Getirmek
Kanaatkar Olmak yada İyilik Yaparım adına Dünya malı Toplamak. Sonuç mu?
Hz Ali’nin oğlu Hz Hasan’a Nasihatleri
Hz Ali’nin Güzel Bir Vaazı
Taharetsiz Namaz Kabul Olur mu?
Secdede Ayakların Yerden Kesilmesi Namaza Zarar Verir mi?
Vakti İyi Değerlendirmek
Çocuğun Anne Baba Üzerindeki Hakkı – Diyanet
Her Nefesin Kıymetini Bilmek
Sahi Ya Ne Oldu Bize?
Namaz Belirli Vakitlerde Müminlere Farz Kılınmıştır
Namaz Dinin Direğidir
Cinsel İlişki Hakkında Bilmeniz Gereken Hususlar
Cinsel İlişkiye Girmenin Amacı ve Gayesi
Namazda Allah’tan Habersiz Olmak
Kerahat Vaktinde Neden Namaz Kılınmaz?
Vakit Namazlarının Geciktirilmesi
Namazın Vacipleri Nelerdir?
Namazlardaki Rekat Sayıları Neden Farklı?
İşçi ve İşveren için Namaz Meselesi
Sahibini Kötülükten Alıkoymayan Namaz Hakkında; Bir Ayet Bir hadis İnceleme
Sorumluluk İsteyen Bir İbadet: Namaz
Kıldığın Namaz Sende Değişikliğe Sebep Olmuyorsa O Namaza Yeniden Başla
Seferi iken Kılınamayan Namazın Kazası Nasıl Yapılır?
Kaç Yaşına Kadar ve Namaz Kılmayan Çocuğun Günahı Kimedir?
Cemaatle Namaz Kılmak
Helal Haram Duyarlılığı Hakkında Vaaz & Diyanet
Kısaca Namazı Bozan Davranışlar & Diyanet
Hangi Vakitlerde Namaz Kılınmaz ve Sebepleri
Namaz Kılarken Her Rekatta Aynı Süreyi Okumak Caiz midir?
Namaz Kılarken Aklımıza Başka Şeyler Geliyorsa
Namaz Neye Benzer?
Namazı Vaktinde Kılmanın Önemi ve Gerekliliği
Uyuma ve Unutma Sebebiyle Kaçırılan Namazın Hükmü Nedir?
Namazı Dosdoğru Kılın Ayeti ve Tefsiri
Namazı Bozan Şeyler Nelerdir?
Namaz Kılan Birisini Güldürmek Günah Mıdır?
Namazın Sünnetleri Nelerdir?
İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?
Namazda Tadil-i Erkanın Hükmü Nedir?
Namazı Huşu İçinde Kılmak
Fe Eyne Tezhebun (Bu Gidiş Nereye?)
Namaza Hazırlık Yapmak ve Şartları
Covid-19 Sayesinde İnsanın Kendisi ile Yüzleşmesi
Namaz Kılarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Namazda Şeytandan Gelen Vesvese
Namaz Kılmanın ve Cemaatin Fazileti
Gözümün Nuru, Dinin Direği Namaz
Namaz Konusunda Gevşeklik ve Tembellik Göstermenin Bazı Sonuçları
Salih Bir Amel: Namaz
Hasta Olanlar Nasıl Namaz Kılınır?

A’la Süresi Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri

02.01.2021
0
A+
A-

A’la Süresi, Allah’ın kudreti ve birliği, Hz. Peygambere gelen vahiy ve bir de bazı güzel öğütler yer almaktadır

Mekke’de nazil olmuş olup, 19 ayettir. Süre adını, birinci ayette Allah Tealanın sıfatı olarak geçen ve Pek Yüce anlamına gelen A’la kelimesinden almıştır. Bu sürede Allah’ın kudreti ve birliği, Hz. Peygambere gelen vahiy ve bir de bazı güzel öğütler yer almaktadır.

Bu mübarek süre, Tekvir süresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur. On dokuz ayet-i Kerimeyi içermektedir. Medine-i Münevvere’de nazil olduğuna kail olanlar da vardır. Birinci ayetinde Cenab-ı Hak’kın en yüce olan ismi şerifi zikredilmiş olduğu için kendisine böyle “A’la Süresi” adı verilmiştir. Maamafih tesbîh emriyle başladığı için kendisine, “Sebbih” süresi ismi de verilmiştir.

Tarık süresinde Cenab-ı Hak’kın bir kısım kudret eserlerine yemin edilerek kafirlerin bir müddet sonra helak olmaya maruz kalacaklarına işaret olunmuş, Resul-i Ekrem’e teselli verilmiş idi, bu Süre-i Celile’de de yine bir takım kudret eserlerine işaret edilerek, Resul-i Ekrem’in kolaylıklara ve mü’minlerin kurtuluş ve selamete erişecekleri, kafirlerin de müthiş azaplara yakalanacakları bildirilmiş olduğundan aralarında büyük bir irtibat vardır.

A’la Süresi 1. Ayet Meali ve Tefsiri

A’la Süresi 1. Ayet Meali: Tenzih et Rabbinin yüce adını! 

A’la Süresi 1. Ayet Tefsiri: Bu mübarek süre, Kainatın Yaratıcısının mukaddes isminin tenzih edilmesini ve yüceltilmesini emrediyor. Kainatın bütün hallerini bilen o Kerem Sahibi Mabud’un Yüce Peygamberine dini hakikatleri telkin edeceğini ve o yüce nebisini muvaffakiyetlere eriştireceğini müjdeliyor. O Yüce Peygamber’in vereceği öğütlerden kimlerin yararlanıp kurtuluşa ulaşacağını ve kimlerin yararlanmayıp, azap göreceklerini bildiriyor.

Ve Son Peygambere vahy olunan dini esasların evvelki Peygamberlerin sahifelerinde zikrolunduğunu beyan buyurmaktadır. Şöyle ki: Ey Peygamber Rabbin ismini tesbihe devam eyle, Allah’ın isimin tesbîh, onun kudsiyetini itiraf, onu tam bir saygı ile zikretmek; Allah’ın zatını kutsamayı ve tenzih etmeyi gerektirmektedir. Allah’ın zatını tesbih ise o Yüce Yaratıcının zatına, sıfatlarına, mübarek isimlerine, fiillerine, hükümlerine layık olmayan şeylerden kutsal zatını şu şekilde tenzih etmekten ibarettir.

a-► Allah’ın zatını tenzih, o muazzam Yaratıcımızın cevherlerden, arazlardan münezzeh olduğuna itikatten ibarettir.

b-► Allah’ın sıfatlarını tenzih, o kutsal sıfatların yaratılmış, sonlu olmaktan ve noksan bulunmaktan münezzeh olduklarına itikattan ibarettir.

c-► Allah’ın isimlerini tenzih, Hak Teala Hazretlerini Yüce zatı hakkında nakledilmiş olan mübârek isimler ile zikretmekten, ilahlığın şanına layık olmayan, noksanlığı ifade eden isimler ile anmamaktan ve onun kutsal isimlerini hürmetle yadedip, hürmete aykırı vaziyetler halinde lisana almamaktan ibarettir.

d-► Allah’ın fiilerini tenzih: Yüce Yaratıcı’nın mutlak sahip olup hiç bir fiiline bir kimsenin itiraza hak ve selahiyeti olmadığına itikatten ibarettir.

e-► Allah’ın hükümlerini tenzih, o hikmet sahibi Mabudun her hükmünü, tasvip ve tasdik edip bunun sahip olmanın gereği olduğunu ve birer hikmetin icabı bulunduğunu tasdik ve itirafta bulunmaktan ibarettir. Kısacası Hak Teala Hazretlerini daima tesbih etmek ve kutsamak, onun kulları için en kutsal bir vazifedir. Onun içindir ki: Müslümanlar, namaz kılarlarken Peygamberimizin yüce emirlerinden dolayı rüku hâlinde “Sübhane Rabbiyel’azim” ve secde halinde de “Sübhane Rabbiyel’ala” demektedirler.

A’la Süresi 2-3-4 ve 5. Ayet Meali ve Tefsiri

A’la Süresi 2. Ayet Meali: O seni yaratıp, mükemmel yaratılış vereni! 

A’la Süresi 2. Ayet Tefsiri: (O) Rabbül’alemin (ki:) Bütün mahlukatı (yarattı da) hepsini kendilerine layık birer şekilde (düzeltti.) Mesela: insanları pek güzel bir surette yarattı sair hayat sahiplerine de muhtaç oldukları uzuvları verdi, alemin bütün tabakalarını birer mükemmel tarzda tanzim buyurdu. 

A’la Süresi 3. Ayet Meali: O her canlıyı bir ölçüye göre yapıp hayatının devamını, sağlayacak yolları göstereni! 

A’la Süresi 3. Ayet Tefsiri: (Ve O ki:) O Kainatın Rabbi ki: Bütün yarattıklarını cinslerini, nevilerini, vasıflarını, devam müddetlerini (takdir) tayin (etti de) sonra kendilerine (doğru yolu gösterdi.) Hepsine de birer kabiliyet verdi, hepsini de geçimlerini temin için çalışmaya kabiliyetli kıldı ve özellikle mükellef olan kullarına hayır ve şer yolunu gösterdi, onları selamet ve saadete erdirecek yolu tayin buyurdu. 

A’la Süresi 4. Ayet Meali: O, yeşillikleri çıkarıp, 

A’la Süresi 4. Ayet Tefsiri: (Ve O ki:) O Kerim olan alemlerin Rabbi ki: (O yeşillikleri) varlık alanına (çıkardı) hayvanların yaşamaları için geniş çayırları, otlak mahallerini yaratmış oldu.

A’la Süresi 5. Ayet Meali: Sonra da onu kara kuru bir çöpe çevireni! 

A’la Süresi 5. Ayet Tefsiri: (Sonra onu) O yeşilliklerden her birini (kapkara kuruca bir ota çevirdi.) O güzel manzaralardan eser kalmadı, işte dünya varlığı başlangıçta ne kadar güzel, ne kadar dikkat çekici bulunsa da nihayeti böyle bir değişimden ibaret bulunacaktır. Bir değişikliğe uğrayacaktır. Bu hususta ki ilahi beyan, gaflet sahiplerini uyandırmak için bir darb-ı mesel mesabesindedir. 

A’la Süresi 6 ve 7. Ayet Meali ve Tefsiri

A’la Süresi 6. Ayet Meali: Bundan böyle sana Kur’an okutacağız da sen unutmayacaksın. 

A’la Süresi 6. Ayet Tefsiri: Cenab-ı Hak, Yüce Peygamberini müjdelemek için buyuruyor ki: Habibim!. (Sana okutacağız) Seni Cibril-i Emin vasıtasıyla ilahi vahyi almaya kabiliyetli kılacağız. Kur’an-ı Kerim’i ezberlemeyi başaracaksın (artık unutmayacaksın.) Büyük bir hafıza kuvvetine kavuşacaksın. Bu, Resul-i Ekrem hakkında bir ilahi hidayettir, bir ilahi tesirdir, bir mucize numunesidir, çünkü Yüce Peygamber hiç bir şey okumuş, yazmış değildi, Ümmi idi, o öyle olduğu halde böyle bir Kur’an-ı Kerime nail ve onu derhal ezberlemeye kadir oldu.

Sonra bu Süre-i celile, Mekke-i Mükerreme’de ilk nazil olanlardandır. Fevkalade bir emrin vuku bulacağını haber verdi, ve o emir bilahare tahakkuk etti ki: O da Resul-i Ekrem’in bir harika olmak üzere bütün Kur’an-ı ezberlemesinden diğer kurtuluş eserlerinin yüz göstermesinden vesaireden ibarettir.

A’la Süresi 7. Ayet Meali: Ancak Allah’ın dilediği müstesna. Çünkü O, size göre açık ve net olanı da, gizli olanı da pek iyi bilir.

A’la Süresi 7. Ayet Tefsiri: (Allah’ın dilediği müstesna) Evet.. Ey Yüce Peygamber bütün Kur’an ayetlerini, ezberlemeye okumaya muvaffak olacaksındır. Ancak Cenab-ı Hak’kın hikmet gereği neshettiği veya hafızandan geçici olarak giderildiği bazı ayetleri unutacaksındır. Bunların dışında bütün Kuran ayetleri hafızanı aydınlatacak ve süsleyip duracaktır. (Şüphe yok ki. O) Kerem Sahibi Mabud (aşikar olanı da bilir, gizliyi de) bilir. Kullarının bütün sözlerini işlerini kalplerindeki düşüncelerini bilmektedir. Bu cümleden olmak üzere Yüce Peygamberine vahyettiği şeylerde ve onlardan bazılarının neshedilmiş olduğu da Allah katında bilmektedir. 

A’la Süresi 8-9 ve 10. Ayet Meali ve Tefsiri

A’la Süresi 8. Ayet Meali: Seni en kolay olana muvaffak edeceğiz. 

A’la Süresi 8. Ayet Tefsiri: (Ve) Ey Yüce Peygamber!. (Seni en kolayına muvaffak ederiz.) Yani: Seni tam bir kolaylığa Kur’an-ı Kerim’i ezberlemeye muvaffak kılarız, seni en kolay bir şeriate, takibi pek kolay bir saadet yoluna eriştiririz, sen müsterih ol

A’la Süresi 9. Ayet Meali: O halde öğütün fayda vereceği ümidiyle sen nasihat et! 

A’la Süresi 9. Ayet Tefsiri: (Artık) Ey Yüce Peygamber!. Sen insanlara (öğüt ver) sana vahyedilen Kuran ayetleriyle halkı irşada çalış. (Eğer öğüt faide verirse,) Kendilerinde kabiliyet bulunur da verilen nasihatleri kabul ederse ne güzel, kendileri faidelenirler, selamet yolunu takibe muvaffak olurlar. İnat edip de verilen öğütleri kabul etmeyenler de layık oldukları kötü bir akibete uğrarlar, sen ey merhametli Peygamber!. Mahzun olma. 

A’la Süresi 10. Ayet Meali: Allah’a saygı duyacak olan, nasihatı düşünüp ders alır.

A’la Süresi 10. Ayet Tefsiri: Evet.. (Korkan kimse) Allah-ü Tealanın azabından korkan herhangi bir takva sahibi zat, (öğüdü dinleyecektir.) Öyle bir kimseye verilen nasihat, her halde kendisine fâide verecektir. Binaenaleyh insanlara karşı güzelce nasihatte bulunmak, haddi zatında bir iyilik severlik vazifesidir. Nasihat veren, sevaba nail olur. Nasihat dinleyenler de iki kısma ayrılır, bir kısmı o nasihati dinleyerek istifade eder, bir kısmı da kabul etmeyerek sapıklık içinde kalır, yarın ahirette bir mazeret ileri sürmeğe selahiyeti kalmamış bulunur. 

A’la Süresi 11,12,13 ve 14. Ayet Meali ve Tefsiri

A’la Süresi 11. Ayet Meali: Ama pek bedbaht olan ise ondan kaçınır

A’la Süresi 11. Ayet Tefsiri: Evet.. (En kötü olan) Hakkı kabulden kaçınan, katı kalpli olan kimse (ise ondan kaçınır) öğüt dinlemez, kendi aleyhinde hareket etmiş bulunur, nihayet o hareketin cezasına kavuşur

A’la Süresi 12. Ayet Meali: Böyle olanlar ahirette, en büyük ateşe girer

A’la Süresi 12. Ayet Tefsiri: İşte (O kimsedir ki:) Öyle pek mutsuz, inkarcı olan şahıstır ki: (En büyük ateşe yaslanacaktır.) Ahirette cehenneme atılacaktır. Orada yanıp yakılacaktır.

A’la Süresi 13. Ayet Meali: Orada artık ne ölür, ne de rahat yüzü görür

A’la Süresi 13. Ayet Tefsiri: (Sonra orada) o cehennemde öyle bir şahıs ebediyyen azap görecektir. (Ne ölür ve ne dirilir.) Yani: Ne ölür ki, azaptan kurtulabilsin, ne de faideli bir hayata nail bulunur ki: Bir istirahata kavuşabilsin. 

A’la Süresi 14. Ayet Meali: Kendisini kötülüklerden arındıran, felaha erer. 

A’la Süresi 14. Ayet Tefsiri: (Muhakkak o kimse felaha) kurtuluşa, muradına (ermiştir ki, temizlenmiştir.) İmanı sayesinde küfür pisliğinden kurtularak manevi bir temizliğe kavuşmuştur. Veya zekatını vermiştir. Veyahut namaz için abdest alıp tertemiz bir halde yaşamıştır. 

A’la Süresi 15,16 ve 14. Ayet Meali ve Tefsiri

A’la Süresi 15. Ayet Meali: Rabbinin adını anıp namaz kılan

A’la Süresi 15. Ayet Tefsiri: (Ve) O zat (Rab’binin) mukaddes (ismini) kalbiyle ve lisanıyla (zikredip de namaz kılmıştır.) Beş vakit namazını kılmaya devam etmiştir. İşte kurtuluşa eren bu gibi samimi mümin kullardır. Bir görüşe göre bu ilahi beyandan maksat, fitir sadakasını verip bayram gününde Allah’ın ismini zikrederek tekbirde ve bayram namazını edada bulunmaktadır. Bu dini vazifeyi yerine getiren bir mümin kurtuluşa erecektir. Aslında bu ayeti kerîme, bu sadaka-i fitrin ve bayram namazının vücubundan evvel nazil olmuş ise de inmesinin, hükmün icra edilmesinden bir müddet önce bulunması caizdir. 

A’la Süresi 16. Ayet Meali: Fakat bilakis siz dünya hayatını ve zevklerini tercih ediyorsunuz. 

A’la Süresi 16. Ayet Tefsiri: (Belki siz) Ey insanlar!. Çoğunluk itibariyle (dünya hayatını) ahiret hayatı üzerine (tercih edersiniz) her hangi bir fani varlığı, bir zevk ve safayı tercih ederek o gelecekteki baki hayatı düşünmezsiniz, onun için çalışmazsınız.

A’la Süresi 17. Ayet Meali: Halbuki ahiret mutluluğu daha üstün, daha hayırlı, hem de ebedidir. 

A’la Süresi 17. Ayet Tefsiri: (Halbuki ahiret) Dünyadan (daha hayırlıdır ve daha bakidir.) Çünkü: Ahiret hayatı ebedidir, müminler hakkında cismani ve ruhani saadetleri içermektedir, dünya hayatı ise fanidir, elem ve kederlerden uzak değildir. Artık öyle saadete dayalı olan bir ahiret hayatını, bu fani ve elem verici dünya hayatına tercih etmek lazım değil midir?. O ebedi hayat için selamet ve saadete vesile olan güzel amellerde bulunmak icabetmez mi? 

A’la Süresi 18 ve 19. Ayet Meali ve Tefsiri

A’la Süresi 18. Ayet Meali: Bu, elbette önceki sahifelerde

A’la Süresi 18. Ayet Tefsiri: (Şüphe yok ki, bu) Temizlenenlerin, namaz ile, zikrile uğraşanların ebedi bir amelde kurtuluşa erecekleri (elbette evvelki sahifelerde) bildirilmiş (tir.) Kur’an-ı Kerim’den evvel nazil olmuş olan semavi kitaplar da bu hakikati haber vermiştir. 

A’la Süresi 19. Ayet Meali: İbrahim ile Musa’ya verilen sahifelerde de bildirilmiştir. 

A’la Süresi 19. Ayet Tefsiri: Evet.. Kimlerin kurtuluşa erişecekleri, kısaca (İbrahim’i ve Musa’nın sahifelerinde…) de bildirilmiştir. İbrahim (a.s)’a on sahife verilmiş olduğu gibi Musa (a.s)’a da Tevrat’tan önce on sahife verilmiştir. Bütün bu mukaddes kitaplar, insanlık için kurtuluş ve selamet vesilesi olacak vazifeleri, muameleleri insanlara bildirmiş, telkin etmişlerdir. Artık her akıl sahibi, düşünen insan için lazımdır ki: Bütün ilahi kitapların, risalelerin haber verdikleri akıbetleri dikkate alsın, ona göre çalışsın, ebedi bir selamet ve saadete aday bulunsun, Kerem Sahibi Yaratıcı cümlemize uyanmalar, güzel ameller nasip buyursun

Kaynak: Turan Yazılım  Mürşit 5 / Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.