Allah'ın Varlığına İnanmak

Allah Sevgisinin Sonucu Hoş ve Güzel Bir Yaşamdır

sponsor

Mutlak anlamda en tatlı, en lezzetli yaşam, aralarında samimiyet bulunan, birbirine özlemle sevgi besleyenlerin yaşamıdır. Yani hakikatte güzel yaşam onlarınkidir. Kalp için böyle bir yaşamdan daha hoş, daha tatlı ve daha huzurlu bir yaşam yoktur. Allah Tealanın bir ayeti kerimesinde geçen güzel yaşam da budur:

Erkek veya kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş / güzel bir hayat yaşatacağız (Nahl 97)

Bundan murad edilen, müminler, kafirler, iyiler ve kötüler arasında yemenin, içmenin, giyimin, evliliğin hoş olması bakımından müşterek olan yaşam değildir. Çünkü bu konuda Allah düşmanları, Allah dostları karşısında kat kat ileri seviyede olabilirler.

Allah Teala salih amel işleyen herkesin hoş / güzel bir yaşam sürmesini garanti etmiştir. Allah (c.c) vaadinde samimidir, verdiği sözden caymaz. Bütün tasaları bir araya toplanıp sırf Allah’ın rızasını kazanma derdine dönüşmüş olan, kalbi paramparça olmuş, bilakis Allah’a yönelmiş olan, darmadağınık haldeki irade ve fikirleri Allah üzerinde birleşmiş olan kimsenin yaşamından daha hoş bir yaşam hangi yaşamdır?

Böyle bir kimsenin en yüce sevgilisini anması, O’na olan sevgisi, O’nunla buuşmak için duyduğu şevk ve yakınında olmak için gösterdiği ünsiyet tüm benliğini kaplamıştır. Tüm derdi, isteği ve maksadı, hatta kalbine düşen tüm hayal ve düşünceler bu eksende hareket eder. Sussa, Allah ile susar, konuşsa Allah ile konuşur. Dinlese Allah ile dinler, baksa allah ile bakar, tutsa Allah ile tutar, yürüse Allah ile yürür, hareket etse Allah ile hareket eder, Allah ile sükun bulur, Allah ile yaşar, Allah ile ölür, Allah ile dirilir.

Peygamber (s.a.v) bir kudsi hadise göre Allah Teala şöyle buyurmuştur:

Kulum kendisine farz kıldığım şeyleri eda etmeye benzer bir başka şeyle Bana yakın olamaz. Kendisini sevinceye kadar kulum Bana nafilelerle yaklaşmaya devam eder. Ben onu sevdiğimde işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benimle duyar, Benimle görür, Benimle tutar, Benimle yürür. Benden dilekte bulunsa yemin olsun ki o şeyi veririm. Bana sığınacak olsa, yemin olsun ki onu korurum. Mümin kulumun canını alma konusundaki tereddütüme benzer şekilde, yapacağım hiçbir şeyde tereddüt etmemişimdir. O ölümü istememekte. Bend eona kötülük etmeyi istememekteyim. Fakat bu, onun için kaçınılmazdır.

Bu ilahi (kudsi) hadis-i şerif Allah Tealanın muhabbetinin sebeplerini iki durumla sınırlamaktadır.

∟ Farzlarını eda etmek ve

∟ Nafilelerle O’na yakın olmaya çalışmak

Allah Teala farz kılmış olduğu amellerin edasının Kendisine yakınlaşılması için en sevimli ameller olduğunu, bunların ardından nafilelerin geldiğini ve seven kişinin Allah tarafından sevilen biri olana dek nafileleri çokça yapmaya devam edeceğini bildirmiştir. Kul, Allah tarafından sevilen biri haline geldiğinde, Allah’ın bu sevgisi kul için birinciye göre daha üst düzeyde bir sevgiyi gerekli kılar. Sonunda bu sevgi kulun kalbini meşgul ederek onu sevdiği Zatın dışındakileri düşünmekten, onlarla ilgilenmekten alıkoyar

Bu muhabbet kulun tüm ruhunu kaplar ve sevdiği Zattan başkası için hiçbir alan bırakmaz. Böylece sevdiği Zatı anması, O’na olan sevgisi ve O’nun en yüce sıfatları kulun gönül dizginlerine hakim olur, sevgilinin, kendisini samimi ve içten gelen sevgiyle seven kişiyi tüm muhabbetiyle kaplaması gibi ruhunu kaplar.

Hiç şüphesiz bu durumda seven kimse; duyarsa sevgilisiyle duyar; görürse sevgilisiyle görür; tutarsa sevgilisiyle tutar; yürürse sevgilisiyle yürür. Yani sevgilisi daima onun kalbindedir, yanındadır, en yakın dostudur, arkadaşıdır.

Kaynak: İbnu’l Kayyım el-Cevziyye / ed-Dua ve’d Deva (Kalbin İlacı) / bkz: 380-382

Aşağıdaki konulara bakmak ister misiniz?

sponsor
Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı