Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Allah Yolunda Öldürülenlere Ölü Demeyin

sponsor

Bakara Süresi 154. Ayet Tefsiri

Sabrın acı yudumlarını inkişaf haline kadar içmede en fazla destek alınan hususlardan birisi de cihattaki sırdır. Bundan dolayı Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin. Bu gibi Hakk’ın kapısına vasıl olmayı talep ederek can vermiş olanları diğer ölülere benzetmeyin. Bilakis onlar diridirler. Fakat siz bunu bilemezsiniz (Bakara Süresi 154)

Onlar ezeli ve sonsuz bir hayat ile diridirler. Ne var ki, siz bu dünyevi ve iğreti hayatta olmanız sebebiyle hayatlarının mahiyetini bilemezsiniz. Aslında hakikatte durum tam tersinedir. Dünyevi hayatta olanlar gerçekte ölüdürler.

Sabredenleri Müjdele ki Hidayete Ermiş Olanlar Onlardır

And olsun ki, biz sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mal, can ve ürün noksanlığı ile imtihan ederiz. Vallahi, biz sizin tevhid-i zattaki sağlamlığınızı ve dayanıklılığınızı, kesret ve isneyniyeti hissettiren yangın, boğulma, düşmanlar gibi harici sıkıntılardan hasıl olan korku ile, hırs, emel, cimrilik, haset gibi dahili sıkıntılardan hasıl olan açlık ile, tabii olarak kalbinizin meylettiği mallardan eksilterek, kendileriyle övündüğünüz çoluk-çocuk, kavim-kabile ve yakınlarınızın canını alarak ve düşmanlarınıza karşı gösteriş yapıp üstün gelmeye çalıştığınız ürünlerinizi, gelirlerinizi kısarak sizleri deneriz. Ey resullerin en kamili! Tevhid ehlinden olup da Sabredenleri müjdele (Bakara Süresi 155)

Yine Onlar kendilerine bir musibet geldiği zaman derler ki; Yani lisan-ı cem ile şöyle derler: Biz Allah içiniz. Yani esma-i hüsnası ve sıfat-ı ulyası ile neş’e-i ülada (bu alemde) mütecelli olup, Vahid ve Ehad olan Allah’ın gölgeleriyiz Ve biz ona döneceğiz (Bakara Süresi 156)

Bu dünyadaki hayatımız nihayet bulduktan sonra, gölgenin gölge sahibine dönmesi gibi ona geri gideceğiz.

İşte Rablerinden gelen bereket ve rahmet bunların üzerinedir. Kendilerini izzet meclisine ulaştırmış olan Rablerinden gelen salavat yani lütuf ve kerem-i ilahi bulutundan doğan, isim ve sıfat kanalarından akaran istidad topraklarındaki hakikat ve marifet çocukları için zuhur fezasına taşan, daimi nimetlere ve nihayetsiz, baki lezzetlere kavuşturan zat denizinden süzülen ilm-i ledünni sularını şamil olan cezbeler ve sırf onlar için inmiş olan rahmetler, diğer meratip ehline değil, daimi bir surette, tevhid makamında temekkün sahibi olup sapasağlam duran, teslimiyet ve tefviz (işleri Hakk’a teslim etme) ipine sarılmış bulunan saidler / cennetlikler üzerinedir. Hidayete ermiş olanlar işte bunlardır (Bakara Süresi 157). Bunlar mebde-i hakikiye ve menzil-i asliye erişmiş olanlardır.

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: I / bkz: 127-158

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı