Allah'ın Varlığına İnanmak

Allah’ın Varlığına İnanmak

sponsor

Allah herkesin ne yaptığını, ne ettiğini, ne düşündüğünü bilmekte ve herkesin yaptığından da haberdardır.. Bu dünyada Allah’a boğun eğmeyip, Resulün’e karşı çıkıp onu yalanlayanlar, nefsi arzu, heva ve arzularına uyarak Allah’ın varlığını birliğini inkar edenler, mahşer meydanına çağrıldıkları zaman ve o mahkemede hesap vermek için hazır bulundukları zaman;

Alınlarında nurdan bir belirti olmak yerine yüzleri tamamen kararmış, pişmanlıklar için de ve dünya ahiretin tarlasıdır hadisine istinaden dünyada ektikleri bir şey olmadığı gibi biçecek bir ürünleri de yoktur ve kalpleri bomboş oldukları için artık hüsrana uğramışlardır ve dönüşü olmayan bir ziyandadırlar.

İnsanlar içerisinde; geçmişte olduğu gibi günümüzde de Allah’ın varlığına birliğine inanıp, Resulü Hz Muhammed (s.a.v)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna (La ilahe illallah Muhammeden Resulüllah) inananlar olduğu gibi, Allah’ın varlığını inkar edip, her şeyi evrime materyalizim, doğa olaylarına yada tesadüfe v.s şeylere bağlayıp yada bunu kendilerince bilimle desteklemeye çalışanlar da mevcut.

Ancak bilmiyorlar ki yeryüzünde ki hiç bir şey Allah’ın tecellisi dışında meydana gelmez ve gerçekleşmez.

Ancak körü körüne düşünmeden, Allah(c.c)’ın ve Resulü’nün dediklerini dikkate almayıp da kendi bildiklerine karşı davrananlar elem verici bir azap ve dalalete dalmışlardır. Allah (c.c) Ad, Semud ve Nuh kavimlerini belki ibret alıp da belki düşünürler diye büyük felaketlerle kavimleri yok edildi ve kendilerinden arda kalan sadece ibretlik haberler kaldı. Belki düşünürlerde anlarlar diye.

Halen düşünmeyecek misiniz?

Sizin tesadüf olarak gördüğünüz şeyler asırlar önce Kur’an-ı Kerim’de zaten belirtilmiş, Firavun örneğinde olduğu gibi “(Ey Firavun!) Senden sonra geleceklere ibret olman için, bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız 10/92”.

Asırlar önce haber verilen, alemlere ibret olması için firavunun bedenini çürümeyeceği gerçeğinin ortaya çıktığı daha kaç sene oldu.

Buda mı tesadüf, buda mı uydurma. Asırlar önce haber verilen bir şeyin asırlar sonra gerçekliği ile ortaya çıkması herhalde tesadüf olamaz.

Halen düşünmeyecek misiniz?

Sizi bilim dediğiniz şey aslında Kur’an-ı Kerime hizmet ediyor ama siz bunu anlamak istemiyorsunuz.

Halen düşünmeyecek misiniz?

Sizden sonrakiler yani bizden sonra gelecek olan nesil ibretlik olarak bizlerden ders alacağına; bizler bizden öncekilerden ders alalım da onların başına gelen felaketler bizim de başımıza gelmesin belki

Yüce Allah’ı yalanlayanlar, varlığını kabul etmeyenler için “Kıyamet günü o kafirler can kaygısına düştükleri zaman bir görsen! Artık kaçacak hiç bir yerleri yoktur ve cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır.91/51” Artık iş işten geçmiştir.Pişmanlıklar, amalar, keşkeler artık fayda vermeyecek “İş işten geçtikten sonra “Peygambere inandık” demektedirler; ama uzak yerden, ta dünyadan imanı nasıl alabilsinler? 91/51″.

Ama uzak yerden, ta dünyadan nasıl iman alabilsinler. Ekmediğin bir şeyi biçmen mümkün olmayacağı gibi, iman etmek için artık tekrardan dünyaya dönme gibi bir şansında, ihtimalinde söz konusu değil..

Halen düşünmeyecek misiniz?

Seni gıdalarla besleyen, çeşitli nimetlerle nimetlendiren, seni kusursuz bir şekilde yaratan Allah’a karşı gelmek hiç vicdanını rahatsız etmiyor mu?. Kalbin bundan hiç rahatsız olmuyor mu? Geçici dünya menfaatleri için, ebedi bir hayatı riske atmak yada hiç saymak insanlığa, insanlığına sığıyor mu? insanlığına yakışıyor mu? .

Halen düşünmeyecek misin?

“Allah’ın ayetlerine karşı ancak kafirler mücadele ve husumet ederler 69/4”. İnsanlığını unuttuysan, insan olduğunu unutma. Seni en güzel surette yaratan Rabb’ine karşı gelmekten kork ve böyle bir üslup içinde isen kendi insanlığından utan Yarın mahşer meydanına Müslüman, mümin olarak çıkmak varken ve bunlara kavuşabilmek içinde akli iraden yerinde iken ne diye zelil bir şekil de Allah’ın huzuruna çıkasın.

Halen düşünmeyecek misin?

Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, ibadet ve itaat edenler için Allah (c.c) şöyle buyuruyor ; “Biz resullerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem de şahitlerin çağırılıp dinlendiği günde, elbette yardım ederiz.69/51”

Ancak dünya hayatını sadece yemeden içmeden yatmadan kalkmadan ibaret sayanlar ve ahiret hayatını yok sayanlar için de şöyle buyuruyor;

“O gün zalimlere mazeretleri fayda sağlamaz. Onlara sadece lanet vardır! Onlara sadece kötü bir yurt vardır! 69/52”. Yani cehennem ve cehennemin o yakıcı ve elem verici azabı. “Sonuçta inkar edenler, yakıcı azap içerisinde, mide ve bağırsaklarında kurşun eriği gibi kaynayan zakkum sancısı, çevrelerinde zebanilerin sert ve haşin haykırışları ve nefes almalarını zorlaştırıcı kömür külü gibi simsiyah bir duman içerisin de, canlarına minnet sayacakları ölümü, bir kurtuluş ümidiyle çağıracaklar:

“Ey ölüm neredesin gel!” diye hasretle ona kavuşmak isteyecekler, ama ne mümkün…!!! ” Ama artık ölüm bile öldürülmüştür…!!!

Madde Madde 32 Farz

 

Kalbin Hasta Olduğunun Ve Sağlığına Kavuştuğunun Alametleri

Kaynak: M.Zeki Duman Beyanu’l-Hak II / 290

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı