Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Amene Resulü

sponsor

Amene Resulü Meali ve Tefsiri

Bakara Süresi 285. Ayet Meali: Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Alhttps://konumuzkuran.com/kiz-ve-erkek-cocuklarinda-mukellefiyet-kac-yasinda-baslar/lah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamana sığındık! Dönüş sanadır dediler

Bakara Süresi 286. Ayet Meali: Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme! Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!

Tefsiri

Yüce Allah: “Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız”. Müminler Allah’ın bir, tek, ferd (tek) ve samed (tüm malukatın dayanağı) olduğuna, O’ndan başka hiçbir ilahın ve O’ndan gayrı hiçbir Rabbin bulunmadığına iman ederler. Tüm nebi ve resulleri, Allah’ın (c.c) gökten resul ve nebi kullarına indiridği kitapların hepsini tasdik ederler. Onların arasında hiçbir ayrım gözetmez, bazılarına inanıp bazılarına inanmazlık yapmazlar. Bilakis onların hepsi Müslümanlar açısından doğru, yüksek fazilete sahip, kemala ermiş, hidayete ulaştırılmış ve hayır yollarını bulmuş kimselerdir. Allah’ın emir ve izniyle birbirlerinin şeriatını neshetseler de, hatta hepsi nebilerin ve resullerin sonuncusu Muhammed (s.a.v)’in kıyametin üzerine kopacağı ve onlardan bir grubun hak üzere galip olmaya devam edeceği şeriatıyla nesholunmuş olsalar da, onların hepsi doğru yol üzerinedirler.

“Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamana sığındık! Dönüş sanadır dediler” ayeti nazil olunca Cebrail (a.s):

Şüphesiz Allah sana ve ümmetine meth-ü senada bulundu. Sen de Allah’tan iste ki verilsin. Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v): Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazanığı (hayır) kendine, yaptığı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma diye dua etti.

“Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar” Hiçbir kimseyi takatinin üzerinde bir şeyle sorumlu tutmaz. Bu Allah’ın (c.c) kullarına lütuf, şefkat ve ihsanının tezahürüdür. Sahabelerin korkuya kapılmasına sebep olan “Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir” ayetini nesheden işte bu ayettir. Yani, Allah kulu hesaba çekse ve sorgulasa da, ona sadece engellemesi mümkün olan şeyler de azap eder. İnsanın kalbine gelen vesveseler ve aklından geçen düşünceler gibi engellenmeleri imkansız olan şeylerde ise azap etmez.

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: 2 / bkz: 352-356

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı