Nefis Muhasebesi

Aşure Günü ve Kerbela Faciası

sponsor

Aşure günü bütün Halepliler, şehrin Antakya kapısında toplanırlar ve Ehl-i beyt’in yasını tutarlardı. Yezid’in, Şimr’in yaptığı zulümleri bir bir sayarak, feryat edip ağlarlardı. Sesleri bütün ovayı, çölü kaplardı.

Yine böyle bir aşure günü, şehre garip bir şair geldi. Merak edip kalabalığın bulunduğu tarafa doğru gitti. İnsanları feryadü figan içinde görünce kendi kendine, ”Herhalde büyük bir bey öldü. Bu kalabalık sıradan biri için toplanmaz” dedi. Topluluğa yaklaşıp birine sordu:

”Ben yabancıyım, onun için bilmem. Ölen kimsenin özelliklerini bana söylerseniz, güzel bir mersiye yazarım. Şairliğim için de bir azık parası verirsiniz” dedi.

Bu sözleri duyanlardan biri,

”Sen deli misin, yoksa Ehl-i beyt düşmanı mısın? Aşure gününden haberin yok mu? Ehl-i beyt için üç gün yas tutmanın, 100 sene ibadetten daha değerli olduğunu bilmiyor musun?” dedi.

Şair,

”Her mümin Hz. Muhammed’i ne kadar çok seviyorsa, onun ciğerparesi Hz. Hüseyin efendimizi de o kadar çok sever. Doğru ama Yezid’in devri nerede? Aradan kaç yıl geçmiş? Kerbela faciasının haberi buraya ne kadar geç gelmiş? Körlerin gözleri bile, o kötülükleri gördü. Sağırlar bile, onların acıklı hikayesini işitti. Siz şimdiye kadar uyuyor muydunuz? Kerbelayı yeni mi duydunuz? Yas tutup elbiselerinizi parçalıyorsunuz” dedi.

Ey uyuya kalanlar, gaflet uykusuna dalanlar! Hz. Hüseyin’e değil, asıl siz kendinize yas tutun. Kendi yıkık, gönlünüze yıkık meşrebinize ağlayın, feryat edin. Çünkü sizin gönlünüz dünyadan başka bir şeyi görmüyor.

Nerede imanın yüzünüze düşürdüğü nur? Nerede dinin size lutfettiği mutluluk?

Allah’ın lutuf ve ihsan denizine daldığınız halde, neden eliniz avucunuz bomboş?

Müslümanlık Nerde? Mehmet Akif Ersoy Şiirleri

 

Hayırlı ve Salih Amel Biriktirin. Çünkü…

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Çay Vakti / Mesneviden Hikayeler

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı