Yalan-Gıybet-Dedikodu

Az Yemenin Faydaları ve Çok Yemenin Zararları

sponsor

Birinci Faydası: Yemek az yendiği veya aç kalındığı zaman, kan insanın beynine şiddetle hücum etmeyeceği için kalp gözü açılır. Ruhu cilalanır. Halbuki tokluk bunlara engeldir. Çok yiyen kimsenin vücudu tembelleşir, kalbi körleşir. Kafayı adeta sarhoş eder, tembelliği bütün organlara yayar, kafası devamlı boş şeylerle uğraşır.

Kalb düşünce itibariyle zayıflar, çünkü karar verme özelliğini kaybeder. Çok yemek yiyen çocuk dahi olsa hafızası zayıflar. Okuduklarını anlayamaz, anladıklarını düşünemez olur. Düşünme kabiliyetini adeta yitirir.

İslam büyüklerinden Süleyman Darani diyor ki;  Nefsinizi terbiye etmek, kalbinizi yumuşatmak ve Allah tarafından insanlara bildirilen dinlerin hepsini bilmek istiyorsanız devamlı aç olun (Yani ölmeyecek kadar yiyin)

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki; “Kalplerinizi az yemek yiyerek, az gülerek yaşatın,yumuşayıp, parlaması için de onu aç kalarak iyice temizleyin”

Yine Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki; “Midesini devamlı aç bırakan kimsenin zekası açılır ve düşünme kabiliyeti devamlı olarak gelişme kaydeder.”

ve yine aynı şekilde Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki; “Kim karnını tıka basa doyurur ve sonra da uykuya yatarsa, o kimsenin kalbi katılaşır. Herşeyin bir sadakası vardır. Vücudun (bedenin) sadakası ise aç kalmaktır.”

Hakikat şudur ki: “Cennet kapılarından bir kapıdan marifet kapısının anahtarı açlıktır. Açlıkla açılan bu kapıyı çok yemek kapatır. İbadetten gaye, kula Allah’ı tanıtacak, bildirecek bir fikri kazandırmak ve gizli hakikatleri çözebilecek bir kalb gözünün kul da açılmasını sağlamaktır.

İslam büyüklerinden Lokman Hekim diyor ki;

“Ey oğlum, mideni tıka basa doldurursan, zihnin çalışmaz, hikmeti (faydalı bilgileri öğrenmeye karşı) düşünme kabiliyetin ölür.organların tembellikten hareket edemez hale gelir.”

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;

“(Kulun) hikmetinin ışığı açlık,onu Allah’tan uzaklaştıran şey ise tokluktur. Kulu Allah’a yaklaştıracak şey ise fakir ve yoksulları sevmek, onlara arkadaş olmak, onlara yaklaşmaktır. Çok yemekle midenizi tıka basa doldurmayınız. Böyle yaparsanız kalbinizdeki hikmetin ışığı gider. Aç kalarak ve az yiyerek uykuya yatan kimsenin etrafında rahmet melekleri sabahlara kadar dolaşır, (ona Allah’tan af ve mağfiret dilerler)”

İkinci Faydası: Açlığın kalbi yumuşatmasıdır. Allah için yapılan zikirden etkilenme, Allah’ı zikirden hoşlanmak, ona devam etmek ancak bu kalb yumuşaklığıyla mümkün olur. Allah’a yönelmek için kalbi yumuşatmak gerekir. Öyle kalpler vardır ki yaptıkları zikirden kalpleri etkilenmez, zikir dudaktan kalbe inmez, kalbin katılığı Allah ile kul arasında adeta bir perde oluşturur. Perdenin kaldırılması, kalbin yumuşaması ve kalbin Allah’ı anmaktan zevk duyması, ancak ve ancak midenin aç kalması ile mümkündür.

İslam büyüklerinden Cüneydi Bağdadi diyor ki:

“Allah’tan korkan ve ibadetten zevk alanlar, nefislerini terbiye etmek ve ona iş yapmak için azıklarını çantalarına yerleştirmiş gözlerinin önüne koyarak ibadet ederlerdi.. Canları istediği halde nefislerini aç bırakmaktan hoşlanır, ibadetin zevkine böyle varırlardı”.

İslam büyüklerinden Süleyman Darani diyor ki;

“Gönül’ün zikre yöneldiği ve yumuşadığı an midenin aç kaldığı, ciğerlerin susuzluktan yandığı andır. Kalbin katılaşıp karardığı ve zikrin tesir etmediği an ise, midenin tıka basa dolduğu andır”.

Üçüncü Faydası: Nefsin kırılması ve aşağılanmasıdır. İnsanı azgınlığa sevk eden şeylerin başında sevinç, kibir, gurur gelir. Bu sıfatların insana Allah’ı unutturacağı tabiidir. Bütün bunları yok etmenin ilacı açlıktır. İnsan acıktığı zaman, acizliğini, güçsüzlüğünü anlayarak Allah’a yönelir, ona ibadet eder. Açlık dolayısıyla bedeninde şeytanın yollarını daraltır.

Kendi acizliğini idrak edemeyen insan, Alah’ın azamet ve yüceliğini anlayabilir mi? Mutlu olmak isteyen kendi varlığını düşünmeli, bu dünyaya imtihan edilmek üzere gönderilen bayağı, aşağı bir mahluk olduğunu bilmeli ve görmelidir.

Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki;

“Hayır ben bu dünyanın servetini, malını istemem. Kimi zaman aç gezer, kimi zaman yerim. Böyle durumumu idare ederim. Aç kaldığım zaman sabreder, Allah’a sığınır ve dayanırım. Karnımı doyurduğum zaman da Allah’ın verdiği nimete karşı şükrümü eda ederim.”

Midenin dolması Cehenneme bir kapının açılması demektir. Mide dolunca ferc’i tahrik eder. Böylece mide ve ferc, cehenneme açılan kapılardan birini teşkil ederler. Nefsi kırma ve kendini aşağılama, zillete dalma ise cennete açılan kapılardandır.

Dördüncü Faydası: Allah’ın bela ve azabını unutmamak, aç ve muhtaç olanları ise hatırlamaktır. Tok olan kimse açlığın ne olduğunu bilemez. Açlık onun aklına gelmeyeceği gibi, aç olanlar da gelmez. İnsan ahiret azabını hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır.

Açlığı susuzluğu tatmayan, yoksulluğa düşmeyen, hastalanmayan, başına herhangi bir felaket gelmeyen kimse, insana korku ve üzüntü veren ahiret azabını elbette aklına getiremez, kalben düşünemez. Açlıkta bir çok faydalar vardır. İnsan daima iyi ile kötüyü ,azap ile mükafatı, dünya ile ahireti mukayese etmelidir.

Beşinci FaydasıAçlığın en büyük faydası budur. İnsanı her türlü isyana çağıran, insana kötülüğü emreden, insanın dünya ve ahiretinin mahvına sebep olan nefistir. Nefis şehvetini azaltıp kırmak, ona karşı üstünlük sağlamak ve ona hükmedebilmek ancak açlıkla sağlanır.

Çok yemek nefsi azıtır. Nefis bu haliyle bütün kötülüklerin başı olur. Mutluluğun esası nefsi terbiye, huzursuzluğun, perişanlığın esası da ona esir olmaktır.

Hz Aişe diyor ki;

“Resulüllahtan sonra ortaya çıkan ilk kötü alışkanlık, insanların karınlarını doyurmalarıdır. İnsanların karınları doyunca nefisleri azar ve dünyaya bağlanırlar”

Açlık Allah’ın hazinelerinden bir hazine, aynı zamanda da bütün iyiliklerin kaynağıdır. Bunun en küçük fakat çok büyük olan faydası dil ile ferc şehvetini önlemektir.

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz: 244-248

Aşağıdaki konular ilginizi çekebilir. Bakmak ister misiniz?

sponsor

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı