Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Bakara Süresi 2. Ayetin Tefsiri & İbn Kesir

Bakara Süresi 2.Ayet Meali: O kitap (Kur’an);onda asla şüphe yoktur. O, muttakiler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.

Ayet’in manası şöyledir: Bu kitabın,yani Kur’an’ın Allah (c.c) katından indirildiğine dair asla şüphe yoktur. Nitekim Allah (c.c) Secde Süresinde şöyle buyurur: ‘Elif Lam Mim. Bu Kitab’ın, alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olduğunda asla şüphe yoktur (1)’

Ayette Kur’an’ın sadece muttakilere hidayet kaynağı olduğu ifade edildi. Nitekim Allah’ın (c.c):’ De ki O, inanlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara uzak bir yerden bağırılıyor (da Kur’an da ne söylendiğini anlamıyorlar) (2)’. ‘Biz, Kur’an’dan öyle şeyler indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir, zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır (3)’ buyruklarında ve daha pek çok ayette de Kur’an’ın yegane istifade edecekleri müminler oldukları ifade edilir. Çünkü Kur’an-ı Kerim bizatihi hidayet kaynağıdır; fakat ona ancak muttakiler ve iyiler (ebrar) ulaşabilir. Nitekim Allah (c.c) başka bir ayette de ‘Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir (4)’ buyrulmuştur.

Muttakiler Kimlerdir?

İbn Abbas (r.a)’dan şöyle nakledilmiştir: Yani muttakiler; Allah’a ortak koşmaktan sakınan ve itaat üzere yaşayan kimselerdir.

Resulüllah (s.a.v): ‘Kul sakıncalı olana bulaşmak korkusuyla sakıncalı olmayanı da bırakmadıkça, muttakiler derecesine ulaşamaz’.

İnsanlar kıyamet gününde bir yerde tutulacaklar. Bir münadi: Muttakiler nerede? diye seslenecek. Bunun üzerine onlar Rahman’ın himayesinde bir araya toplanacaklar ve Allah (c.c) onlardan gizlenmeyecek ve perdelenmeyecek.

Peki muttakiler kimdir?

Şirkten ve putlara tapmaktan sakınan, ibadetlerini yalnızca Allah’a yapan, böylece geçip cennete giden kimselerdir

Hidayet Ne Demektir?

Bazen hidayetle kalbe yerleşen iman kastedilir. Bunu kulların kalbinde ancak Allah (c.c) oluşturur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur: ‘Sen dilediğine hidayet edemezsin (5)’. ‘Onları hidayete erdirmek senin üzerinde bir vazife değildir (6)’. ‘Allah her kime hidayet ederse, onu saptıracak yoktur (7)’. ‘Allah kime hidayet ederse, işte o hakka ulaşmıştır, kimide hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek bir dost bulamazsın(8)’

Hidayet bazen de ‘hakikati beyan etmek, açıklamak, göstermek ve ona yönlendirmek manalarına gelir. Şu ayet-i kerimelerde olduğu gibi: ‘Sen gerçekten dosdoğru yola hidayet etmektesin (göstermektesin) (9)’. ‘Sen yalnızca uyarıcısın. Her bir kavmin hidayetçisi vardır (10)’. ‘Semud’a gelince onlara doğru yolu gösterdik ama onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler (11)’. İki yoldan kasıt, hayır ile şerdir diyenlerin-ki tercihe en şayan odur-görüşüne göre şu ayet-i kerime de böyledir: ‘Biz onu iki yola hidayet ettik (gösterdik) (12)’. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

İbnu’l-Mu’tezz bu manayı ele alarak şu şiiri söylemiştir:

Küçüğü ve büyüğüyle tüm günahları bırak, budur takva

Dikenli yerde, dikkatle yürüyen kimse gibi yap!

Sakın küçük günahları küçümseme

Dağlar çakıl taşlarından oluşur.

Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: ‘Kişi Allah’tan sakınmak (takva)dan sonra saliha eşten daha hayırlı bir nimete sahip olmamıştır. Öyle ki ona baktığında sevinç ve sürur verir, emrettiğinde itaat eder, üzerine yemin ettiğinde yeminini bozdurmaz, ondan ayrılıp bir yerlere gittiğinde kendini ve kocasının malını korumak suretiyle kocasına (şeref ve malına) sahip çıkar’.,,

Kaynak: İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim /  C:1 / bkz: 198-210

(1-Secde Süresi 1-2) (2-Fussilet Süresi 44) (3-İsra Süresi 82) (4-Yunus Süresi 57) (5-Kasas Süresi 56) (6-Bakara Süresi 272) (7-A’raf Süresi 18) (8-Kehf Süresi 17) (9-Şura Süresi 52) (10-Ra’d Süresi 7) (11-Fussilet Süresi 17) (12-Beled Süresi 10)

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı