Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Bakara Süresi 4-5 ve 6. Ayetin Meali ve Tefsiri

sponsor

Bakara Süresi 4.Ayet: Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler, ahiret gününe de kesinkes inanırlar.

Bakara Süresi 4. Ayet Tefsiri: Ve onlar) o takva sahipleri (O kimselerdir ki) Resulüm! Ey Muhammed (sana) yüce katımdan (İndirilmiş) olan Kur’an-ı Kerime iman ederler. (Ve senden evvel) diğer peygamberlere (İndirilmiş olan kitaplara da iman ederler.) Hepsini de tasdik ve tazimde bulunurlar. (Ve onlar ahirete de) İnanırlar, bir sonsuz mükafat ve ceza aleminin varlığını da tasdik ederler. Onun varlığına (kesin olarak) İnanırlar

İbn Abbas (r.a) der ki: “Yani hem senin Allah (c.c) katından getirdiklerini, hemde senden önceki peygamberlerin getirdiklerini tasdik ederler. Onlar arasında bir ayırım yapmaz, onların Rableri katından getirdiklerini inkara kalkışmazlar”. Tekrar dirilme, kıyamet, cennet, cehennem, hesap ve tartıya kesinkes inanırlar. Ahirete ahiret denmesi, dünyadan sonra gelmesinden dolayıdır

(Ahiret: Son manasına gelen ahir’den türemedir. Mesela Allah’ın ahir ismi varlığı sonsuz, ebedi ve ezeli manasına gelir)

Resulüllah (s.a.v)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Şu üç sınıf kimseye ecirleri iki kat verilecektir. Hem kendi peygamberine hem de bana iman eden kitap ehli, Hem Allah’a karşı vazifelerini, hem de efendisine karşı görevlerini yerine getiren köle, cariyesini güzelce eğittikten sonra azat edip onunla evlenen adam.

Nitekim Allah (c.c) da müminlere bunu emretmiştir: ‘Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği kitaba iman(da sebat) ediniz (Nisa/136)’.  ‘İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir ve biz O’na teslim olmuşuzdur (Ankebut 46)’.

Nitekim sahih bir hadisde Resulüllah (s.a.v): ‘Kitap ehli size bir şey anlattığında onları ne tasdik edin, ne de yalanlayın. Ancak bize ve size indirilene iman ettik deyin’ buyuruyor.

Bakara Süresi 5. Ayet Meali: İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.

Bakara Süresi 5. Ayet Tefsiri: Daha önce geçen gaybe iman, namaz kılmak, Allah’ın (c.c) verdiği rızıktan infak etmek, Allah’ın (c.c) bu Peygambere indirdiklerine ve ondan önceki peygamberlere indirdiklerine inanmak ve ahiret yurduna kesinkes iman etmek -ki bu salih amellerle ahiret yurdu için hazırlık yapmayı ve haramları terk etmeyi gerektirir- vasıflarına sahip kimseler.. İşte bunlar Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.

‘Hidayet üzeredirler; yani Allah’tan olan bir nur, beyan ve basiret üzeredirler.

Kurtuluşa erenler de ancak onlardır’. Yani dünya ve ahirette kurtuluşa erenler.

“Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler”in manası; onlar Rablerinden bir aydınlık, delil üzeredirler. O’nun (c.c) yardım ve inayetiyle istikamet üzere ve dosdoğru yolda yürürler.

Allah’ın (c.c) ‘Kurtuluşa erenler de ancak onlardır’; Yani yaptıkları ameller ve Allah’a, kitaplarına ve peygamberlerine imanlarıyla arzuladıkları; ‘mükafata erişme’, ‘cennette ebedi olarak kalma’ ve Allah’ın (c.c) düşmanları için hazırladığı cezadan kurtulma nimetlerine erişecek kimseler ancak onlardır.

Bakara Süresi 6. Ayet Türkçe Meali: İnkar edenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, asla iman etmezler.

Bakara Süresi 6. Ayet Meali Tefsiri: Fatiha süresinde doğru yolda olanlar, doğru yoldan sapanlar ve Allah’ın gazabına uğrayanlardan söz edilmişti. Bakara süresinin ilk ayetlerinde doğru yolda olanların (müttaki müminler) en önemli özellikleri dile getirildi. Bu ayetlerden itibaren de doğru yoldan sapanların, Allah’ın gazabına uğrayanların ahlak ve tutumlarıyla akıbetleri anlatılıyor.

Ayetin niteliklerini verdiği ‘inkar edenler’, hak din karşısındaki olumsuz düşüncelerini ve tutumlarını gizlemeyen, tercihlerini açıkça inançsızlık ve red yönünde kullanan, zaman geçtikçe inkarcılıkta şartlanan, başka düşüncelere ve inançlara (bu arada hak dine) kulaklarını, göz ve gönüllerini kapayan kimselerdir. Kulakları dikkat ve idrakleri ilahi irşada kapalı olan inkarcılara nasihat ve uyarının fayda vermeyeceği, uyarıların ancak gerçeği arayan ve Allah kelamını dinleyenler üzerinde etkili olacağı açıktır. Hz Peygamber inkarcılarla çok meşgul olmuş, onların iman ehline katılmalarını istemiş, gayretlerinin fayda vermediğini gördükçe de üzülmüştür. Bu sebeple Allah Teala zaman zaman peygamberine iman-küfür gerçeğini anlatarak onu teselli ve teskin edip adeta şöyle demiştir:

Habibim! Bütün gayretlerine rağmen onların inkardan vazgeçip imana gelmemelerinin kusuru sende ve tebliğ ettiğin dinde değildir, kusur kendi irade ve tercihleriyle ısrar eden, kulaklarını hak söze kapalı tutanlardadır. Sen ne kadar uğraşırsan uğraş böyle kafirler iman etmeyeceklerdir.

Kaynana Gelininin (Oğlunun) Evine Habersizce Girebilir Mi?

 

Küçük Günahların Büyümesine Sebep Olan Şeyler

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı