Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Bakara Süresi 47-48-49 ve 50. Ayet İbn Kesir Tefsiri

Bakara Süresi 47 Ayet Meali: Ey İsrail oğulları ! Size verdiğim nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın

Bakara Süresi 47. Ayet Tefsiri & İbn Kesir

Allah (c.c) İsrail oğullarına, atalarına ve geçmişlerine verdiği nimetlerini; kendilerinden peygamberler göndermek, onlara ve çağlarındaki diğer milletlere kitaplar indirmek suretiyle onları başkalarından üstün kıldığını hatırlatmaktadır. Nitekim başka ayetlerde de şöyle buyurmuştur: ‘And olsun ki biz İsrail oğullarına, bilerek (kendi zamanlarında) alemlerin üstünde bir imtiyaz verdik (1)’. ‘Bir zamanlar Musa, kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah’ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın; zira O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi (2)’

Razi’nin Ebu Aliye’den rivayet ettiğine göre o ‘sizi alemlere üstün kıldım’ ayeti hakkında; Hükümdarlık vererek, peygamberler ve kitaplar göndererek onları dönemlerindeki tüm milletlere üstün kılmıştır. Çünkü her asrın bir alemi vardır

Bakara Süresi 48 Ayet Meali: Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da edilmez.

Bakara Süresi 48. Ayet Tefsiri & İbn Kesir

‘Öyle bir günden korkun ki’ yani kıyamet gününden. ‘O günde hiç kimse başkası için hiçbir ödemede bulunamaz ‘ Yani hiç kimsenin hiçbir faydası dokunamaz. Nitekim Allah (c.c) başka yerlerde şöyle buyurmuştur:

‘Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez (1)’, ‘o gün herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır (2)’, ‘Ey insanlar ! Rabbinize karşı gelmekten sakının, Ne babanın evladı, ne evladın babası namına bir şey ödeyemeyeceği günden çekinin (3)’ ayette bahsedilen durum, yani baba ile evladın birbirlerine hiçbir fayda verememeleri en çetin durumlardandır.

Allah (c.c) bu ayeti kerimede onlar peygamberlerine inanmadıkları, gönderdiği dinde ona tabi olmadıkları ve kıyamet günü Allah’ın (c.c) huzuruna bu hal üzere geldikleri takdirde, kendilerine hiçbir akrabanın akrabalığının, hiçbir şefaatçinin şefaatinin bir fayda vermeyeceğini, dünya dolusu altın bile olsa onlardan hiçbir bedel kabul edilmeyeceğini haber vermektedir. Şu ayeti kerimelerde ifade buyurduğu gibi:

‘Ey iman edenler! Kendisinde artık alış-veriş, dostluk ve kayırma bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce… (4)’, Kendisinde ne alışverişne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce (5)’

‘Onlara asla yardım da yapılmaz’  Yani hiç kimse onlar için öfkelenip de yardımlarına koşmaz. Allah’ın (c.c) azabından kurtarmaz. Daha önce geçtiği gibi hiçbir akrabanın yakınlığı ve hiçbir makam sahibinin makamı onu bu azaptan kurtaramaz ve onlardan hiçbir fidye kabul edilmez. Bunların tümü, başkalarının acıması yönündedir. Kaldı ki kendileri bakımından da onlara yardım edecek hiç kimse yoktur. Nitekim Allah (c.c) ‘Onun için ne bir kuvvet, ne de bir yardımcı vardır (6)’ buyurmuştur

Böylece mana şöyle olur; Allah (c.c) kendisini inkar ve reddeden kimseden hiçbir fidye ve şefaat kabul etmeyecek, onların hiçbirini azabından kurtarmayacak, hiç kimse de onu Allah’ın (c.c) elinden alamayacak ve kurtaramayacaktır. Nitekim Allah (c.c) başka ayetlerde şöyle buyurmuştur:

‘Kendisi her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir (7), Artık o gün Allah’ın edeceği azabı kimse edemez. O’nun vuracağı bağı kimse vuramaz (8) Şöyle sorulur: Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz? Hayır, bugün onların hepsi teslim olmuşlardır (9), Allah’tan başka kendilerine yakınlık sağlamak için ilah edindikleri şeyler, kendilerine yardım etselerdi ya! Hayır, onları bırakıp gittiler (10)’

Bakara Süresi 49 Ayet Meali: Hatırlayın ki, sizi Firavun taraftarlarından kurtardık. Onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar; yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyor, kızlarınızı ise (fenalık için) hayatta bırakıyorlardı. Aslında bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Bakara Süresi 50 Ayet Meali: Bir zamanlar da sizin için denizi yarıp sizi kurtardık. Firavun’un taraftarlarını ise siz bakıp dururken denizde boğduk.

Bakara Süresi 49 ve 50. Ayet Tefsiri & İbn Kesir

Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır: Ey İsrail oğulları! Size olan nimetimi hatırlayın. ‘Hani sizi Firavun taraftarlarından kurtarmıştık’. Sizi Musa’nın arkadaşları olarak onların elinden kurtarmıştık. ‘Onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlardı’. Size işkence ve azabın en kötüsünü uyguluyorlardı. Çünkü Firavun -Allah’ın laneti üzerine olsun- kendisini dehşete düşüren bir rüya görmüştü. Buna göre Beyt-i Makdis’den çıkan bir ateş gelip Mısır’daki Kiptilerin evlerine giriyor, ancak İsrail oğullarının evlerine girmiyordu. Bu ise saltanatının İsrail oğullarından bir adamın eliyle yok olması manasına geliyordu. Denilir ki yakın adamları ona İsrail oğullarının, aralarından birinin çıkarak kendilerine devlet ve üstünlük sağlamasını beklediklerini anlattılar. İnşallah Ta’Ha Süresinin tefsirinde geleceği gibi ‘fitneler hadisinde böyle anlatılmaktadır. Bunun üzerine mel’un Firavun derhal İsrail oğullarından doğacak her erkek çocuğun öldürülüp kızlara dokunulmamasını, İsrail oğullarının en ağır ve horlayıcı işlerde çalıştırılmaları emrini verdi.

Bela esasen imtihan ve sınav manasına gelir ve bu bazen iyilikle bazen kötülükle olur. Nitekim Allah (c.c): ‘Bir sınav olarak sizi iyilik ve kötülükle deneriz (1)’. ‘Ve biz onları iyiliklerle ve kötülüklerle denedik (2)’ buyurmuştur.

Firavunun Suda Boğulmasını Anlatan Ayet

Allah’ın (c.c): ‘Bir zamanlar sizin için denizi yarıp sizi kurtardık. Firavun’un taraftarlarını ise, siz bakıp dururken denizde boğduk’ buyruğunun manası şudur: Biz sizi Firavun’un taraftarlarından kurtardıktan, siz Musa (a.s) ile çıktıkları ve Firavun sizi yakalamak üzere peşinizden geldikten sonra sizin için denizi yardık. İnşallah yerinde açıklanacağı üzere, Allah (c.c) bunu Kur’an’ın muhtelif yerlerinde anlatmıştır. En geniş anlatıldığı yerlerden biri Şuara süresidir.

‘Sizi kurtardık’; yani onların elinden kurtardık, sizinle onlar arasına engel koyduk ve onları denizde boğduk. Siz ise yüreğinizi daha çok rahatlatması ve düşmanınızın daha hakir ve zelil olması için onları seyrediyorlardı.

Abdurrezak, Amr b. Meymun el-Evdi’nin ‘Bir zamanlar sizin için denizi yarıp sizi kurtardık. Firavun’un taraftarlarını ise, siz bakıp dururken denizde boğduk…’ ayetleri hakkında şöyle dediğini rivayet etmiştir.

Musa (a.s) İsrail oğulları ile birlikte çıkınca bu haber Firavuna ulaştı. Ancak o ‘Horozlar ötmeden onları takibe başlamayın’ dedi. Vallahi, gece sabaha kadar hiçbir horoz ötmedi. Sabahleyin Firavun bir koyun getirilmesini emretti ve koyun kesildi. Sonra ‘Altı yüz bin Kipti burada toplanmadıkça çiğerini çıkarmayacağım’ dedi. Altı yüz bin Kipti toplanınca çiğerini çıkardı. Sonra yola çıktılar. Denize ulaşınca Musa (a.s)’ın Yuşa b. Nun adında bir arkadaşı ona ‘Rabbin nereye gitmemizi emrediyor’ diye sordu. Musa denizi kastederek ‘önünü’ dedi. Bunun üzerine Yuşa b. Nun atını denize sürdü. Boyunu aşacak yere kadar gitti ve boyunu aşınca geri döndü. Musa (a.s): ‘Vallahi ne yalan söyledim, ne de bana yalan söylendi’ dedi. Bunu üç defa yaptı. Sonunda Allah (c.c) Musa’ya (a.s) Asan ile denize vur diye vahyetti. O da vurdu. ‘(Vurunca deniz) derhal yarıldı (on iki yol açıldı), her bölük koca bir dağ gibi oldu (3)’. Sonra Musa (a.s) ile beraberindekiler denize doğru yürüdüler. Firavun da onları aynı yoldan takip etti. Denize tamamen girince Allah (c.c) denizi üzerlerine kapattı. Onun için Allah (c.c) ‘Firavun’un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk’ buyurmuştur. Bu olayın detaylı işlendiği ayetlerde açıklandığında görüleceği üzere, bunu bir çok selef böyle anlatmıştır.

Bakara Süresi 47-48 Tefsir Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:1 / bkz: 329-332

Bakara Süresi 49-50 Tefsir Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:1 / bkz:3 33-336

(1- En’am 164) (2- Abese 37) (3- Lokman 33) (4- Bakara 254) (5- İbrahim 31) (6- Tarık 10) (7-Mü’minun 88) (8- Fecr 25-26) (9- Saffat 25-26) (10- Ahkaf 28)

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı