Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Bakara Süresi 49-50-51 ve 52. Ayetin Tefsiri & Ömer Nasuhi Bilmen

Bakara Süresi 49 Ayet Meal: Hem sizi en feci işkencelere uğrattıkları zaman Firavun’un adamlarından kurtardığımızı da hatırlayın. Onlar sizin dünyaya gelen erkek çocuklarınızı kesiyor, kız çocuklarınızı ise kötülük için hayatta bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbiniz tarafından çetin bir imtihan vardı

Bakara Süresi 49 Ayetin Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri

Bu mübarek ayetler, İsrail Oğullarına vaktiyle nail olmuş oldukları kurtuluşu, Allah’ın korumasını hatırlatıyor, düşmanlarının da nasıl helak olup gittiklerini bildiriyor, kendilerini uyanmaya davet buyuruyor. Şöyle ki, Ey İsrail Oğulları!.. (Ve) siz (o zamanı da hatırlayın ki) bir ilahî lütuf olarak (sizi Firavun taraftarlarından kurtardık.) Yani sizin ecdadınızı Firavuna tabi olanların eza ve cefasından kurtardık. Onlar (sizi en kötü azap ile cezalandırıyorlardı.) Onlar, dedelerinizi en şiddetli işkencelere uğratıyorlardı. Onlar sizin (oğullarınızı boğazlıyorlardı.) Sülalenizin erkek çocuklarınızı öldürüyorlardı (Kadınlarınızı da diri bırakıyorlardı.) Kız çocuklarınızı öldürmüyorlardı. Onlar düşmanlarınız bulunuyorlardı. (Bunda) bu azapta, bu kurtuluşta ise (sizin için Rabbiniz tarafından pek büyük bir imtihan vardı.) Ta ki öyle düşmanlardan halasınızı büyük bir nimet bilip Cenab-ı Hakka hamd ve şükür edesiniz. Bilahare sabredenlerin muazzam mükafatlara nail olacaklarını bilesiniz. Artık o pek büyük tarihi yakaları güzelce düşünerek bir intibah dersi almak lazım gelmez mi?

Bakara Süresi 50 Ayet Meali: Yine hatırlayın ki sizin geçmeniz için denizi yarmış, sizi kurtarıp, siz bakıp dururken gözlerinizin önünde Firavun hanedanını boğmuştuk.

Bakara Süresi 50. Ayet Bilmen Tefsiri

(Ve) Ey İsrail Oğulları! (Hatırlayınız o zamanı ki, sizin) selametiniz (için denizi) Kızıl denizi (yardık da hepinizi) sizin ecdadınızı (kurtardık.)

Firavunun kahrından, denizde boğulmaktan kurtardık. (Firavun taraftarlarını da) sularda (boğduk.) Hepsini hayattan mahrum bıraktık. (Bir haldeki sizler bakıp duruyordunuz.) Yani ecdadınız Firavun ile taraftarlarının nasıl boğulduklarını seyredip durmuşlardı. Yahut birbirine bakıp duruyorlardı. Artık ırkınız hakkında bu gibi nimetleri hatırlayarak şükrünü ifaya, Allah’ın dinine uymaya çalışmalı değil misiniz?

Bu ilahi açıklamalarda şöyle bir uyarı vardır: Bir zata veya bir kavme hayır veya şer olarak her ne isabet ederse bu Allah Tealanın sırf hikmet olan takdirine dayanmaktadır. Binaenaleyh, o şey hayır ise kadrini bilip şükretmelidir. Ve eğer şer ise sabrederek Allah’ın korumasına sığınmalı ve işlenilmiş bir kusur varsa ondan da tövbe edip pişman olmalıdır ki, onun güzel bir inanç sahibi olduğu bu şekilde ortaya çıksın.

Firavun: Mısır’da yaşamış olan Amalika hükümdarlarının ünvanıdır. Bunların en son hükümdarı rüyasında görmüştü ki Beyti Makdis tarafından bir ateş yönelip Mısırı kaplamış, Mısır ahalisinden olan her kıptiyi yakmış, yalnız İsrail Oğullarına dokunmamış. Firavun bu rüyasını kahinlere söylemiş onlar da: İsrail Oğullarından bir erkek çocuk doğacak, senin helakin ve hükûmetinin yok olması onun elinde bulunacaktır. Bunun üzerine Firavun, İsrail Oğullarının her doğan erkek çocuğunu öldürtmüştü. Bunların miktarı bir rivayete göre on iki bindir. Bu yavrulardan yalnız Hz. Musa müstesna bulunmaktadır.

Şöyle ki: Hz. Musa, İsrail oğulları hanedanından İmran adında bir zatın oğlu olarak dünyaya geldi. Annesi bu mübarek yavrusunun Firavun tarafından öldürülmemesi için bir sandık içine koyup Nil nehrine attı. Firavunun eşi Asiye ise bu fevkalade güzel çocuğu nehirde görüp çıkarmış onu sevip himaye etmiş, onu Firavunun sarayında yetiştirmiştir. İşte ilerde Firavunun helakine sebep olacak çocuk, bu melek yüzlü yavru idi. Evet!.. Bu muhterem yavru büyüdü. Hatta annesi bir süt anne olarak saraya alındı. Yavrusuna kavuşmuş oldu. Bu muhterem zat sonra da peygamberlik şerefine kavuştu. Firavuna karşı pek muazzam mucizeler göstererek onu titretti. İsrail Oğullarını Mısır’dan alıp Kenan iline çıkarmak için birçok müracaatlar neticesinde Firavundan müsaade aldı. Fakat… İsrail Oğulları toplanıp Mısırdan çıkarken Firavun pişman oldu. Onları mahvetmek için takibe başladı. Bundan kurtulmak için yeni bir mucize gerçekleşti.

Şöyle ki: İsrail Oğulları kendilerini Firavunun takip ettiğini görünce heyecana geldiler. Fakat Hz. Musa bir mucize olmak üzere asasını (bastonunu) Süveyş denizine vurdu, denizde on iki yol açıldı, İsrail Oğullarının on iki kabilesi bu yollardan sahile sağ salim çıktılar. Firavun ise askerleri ile bunları takip ederken, denizin ayrılmış olan suları tekrar birleşti, bunların yollarını kapadı, Firavun da, ordusu da suların içinde helak olup gittiler.

Bu muazzam hadise de gösteriyor ki Allah’ın takdirine hiç bir tedbir mani olamaz.

“Takdiri huda, kuvvei bazu ile dönmez”

“Bir şem”! ki mevla yaka bir veçhile sönmez”

“Allah’ın takdiri pazu gücü ile dönmez.”

“Mevla’nın yaktığı mum hiçbir şekilde sönmez

Bakara Süresi 51 Ayet Meali: Ve bir vakit Musaya kırk gecelik bir süre ayırmıştık. Ama siz Musa’nın ayrılmasından az sonra, buzağıyı ilah edinip öz canınıza kıymıştınız.

Bakara Süresi 51 Ayet Bilmen Tefsiri

Bu mübarek ayetler, İsrail Oğullarının hayat safhalarını gösteriyor. Haklarındaki ilahi nimetlere karşı ne kadar münasebetsiz hareketlerde bulunmuş olduklarını kendilerine bir uyanma vesilesi olmak üzere hatırlatıyor. Şöyle ki: Ey İsrail Oğulları! (Ve) hatırlayınız ki (bir vakit Musa ile kırk geceyi vadleştirmiştik) yani: Musa (a.s)’a 40 gün 40 gece Tur dağında bulunarak bizimle konuşması ve kendisine ilahi vahyin nüzulü için bir vaatte bulunduk. Ona böyle bir zaman tayin ettik. (Sonra siz zalimlerden olarak onun arkasından) Hz. Musa’nın Tura gitmesini müteakip (buzağıya tutunmuş idiniz.)

Buzağıyı mabud edinmiş, böyle ibadeti yapılması gerekenden başkasına yapmakla nefsinize zulmeylemiş bulundunuz.

Bakara Süresi 52 Ayet Meali: Bundan sonra Biz sizi affettik ki şükredesiniz.

Bakara Süresi 52 Ayet Bilmen Tefsiri

(Sonra bunu) böyle cahilce hareketiniz! (müteakıp sizi) bu suçunuzu (affettik) hakkınızda afv gösterdik ve bağışladık, sizi bu putperestee hareketinizden dolayı hemen cezalandırıp mahv etmedik. (Gerekti ki) böyle bir ilahi nimeti elde etmenizden dolayı (şükredesiniz) Hakkınızda tecelli eden bu afv ve keremin kıymetini takdir eyleyesiniz.

Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Tefsir / Bilmen

(1-Enbiya 35) (2-A’raf 98) (3-Şuara 63);

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı