Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Bakara Süresi 81-82 ve 83. Ayet Meali ve Tefsiri & Ömer Nasuhi Bilmen

Bakara Süresi 81 Ayet Meali: Hayır, her kim bir yaramazlık işler, günahı da kendisini kuşatırsa işte onlar ateş halkıdır. Onlar o ateşte ebedi kalacak kimselerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen Bakara Süresi 81 Ayetin Tefsiri

(Hayır) öyle değil (her kim bir yaramazlık işler) bir günahı yapar durur (günahı da kendisini kuşatırsa) yaptığı o günah kendisini her taraftan sararsa (İşte onlar ateş halkıdırlar.) Ebediyyen cehennem ehlidirler. (Onlar o ateşte) cehennem içinde (ebedî kalacak kimselerdir) oradan asla çıkamayacaklar. Devamlı şekilde azap görüp duracaklardır. Artık onların öyle geçici olarak cehennemde kalacaklarına ait iddiaları asılsızdır. Kendilerinin uydurmasıdır. Böyle bir vaziyet, böyle cehennemde ebedi kalmak küfür ehline mahsustur. Çünkü bir şahsı her yönden kuşatan, ruhuna ve vicdanına musallat bulunan günah, küfürden başka değildir.

Bakara Süresi 82 Ayet Meali: İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise işte onlar cennet ashabıdır. Onlar cennette ebedi kalacaklardır

Bakara Süresi 82 Ayetin Tefsiri & Bilmen

Kur’anı Kerim‘de hoş ve mükemmel bir üslup vardır. Bir azap ayeti zikredildi mi onun ardından bir sevap, bir lûtf ve inayet ayeti de zikredilir. Bu şekilde Cenab-ı Hakkın şiddetli azap edici olduğu gibi esirgeyici ve merhametli olduğu da açıklanmış olur. İşte bu 82 inci ayeti kerime de bu kabildendir. Bunda buyrulmuş oluyor ki: (İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise) yani: İman edilmesi dinen icab eden şeyleri kalben tasdik ve lisanen ikrar eyleyen ve üzerlerine düşen güzel güzel amelleri, vazifeleri ifaya çalışan zatlar yok mu (İşte onlar ashabı cennettir.) Cennet onlara mahsustur. (Onlar cennette devamlı kalacaklardır) Cennette ebedi olarak kalacaklardır. Ne büyük müjde.

Evet… Allah Teala hem azabı şiddetli olan, hem de acıyan ve merhamet edendir. Bu kutsi sıfatları elbette tecelli edip duracaktır. Onun gösterdiği yolu takip edenler onun sonsuz rahmetine kavuşacaklardır. Onun gösterdiği binlerce delillere ve kanıtlara rağmen onu inkar ederek veya ona ortak koşarak sapıklık içinde kalmış olanlarda, ebedi bir azaba tutulacaklardır. Hak Tealanın bütün açıklamaları gerçeğin ta kendisidir. Artık insanlık ona göre hayatını tanzim etmelidir.

Bakara Süresi 83 Ayet Meali ve Tefsiri: Ve biz bir vakit İsrail oğullarının misakını almıştık ki siz Allah’tan başkasına ibadet etmezsiniz, ananıza babanıza da ihsan da bulunursunuz Akrabalara, yetimlere, yoksullara da ihsan edersiniz Ve insanlara güzel söz söyleyin. Ve namazı doğruca kılın, zekatı da verin. Sonra siz, içinizden pek az müstesna olmak üzere yüz çevirdiniz ve siz hala yüz çeviren kimselersiniz.

Bakara Süresi 83 Ayetin Tefsiri & Bilmen

(Bu ayeti kerime İsrail oğullarının vaktiyle mükellef olup, üstlenmiş oldukları dini hükümlere, vazifelere ne kadar muhalefette bulunmuş olduklarını bildirmektedir. Şöyle ki Hak Teala hazretleri buyuruyor ki (ve biz) yani ben şanı Yüce Yaratıcı (bir vakit) Musa (a.s) zamanında Tevrat vasıtasıyla (İsrail oğullarının misakını) sözünü, teminatını (almıştık ki siz Allah’tan başkasına ibadet etmezsiniz.) Yani yalnız ona ibadette bulunun, başkasına ibadet etmeyin. Ondan başka ibadet edilecek yoktur. (Ananıza, babanıza da ihsan) da bulunursunuz. Yani bunlara da iyilik edin. (Akrabalara) hısımlardan olana da (yetimlere, yoksullara da) iyilikte bulunun. (Ve insanlara güzel söz söyleyin.) Yani halk ile güzelce konuşun, bir birinize iyiliği tavsiye ediniz, hayra yöneltici öğütler veriniz. Ve sorumlu olduğunuz (namazı doğruca kılın.) Rükün ve şartlarına uyarak kılın. Ve üzerinize düşen (zekatı da verin.) Ne yazık ki bu emirlere uyulmadı. (Sonra siz, içinizden pek azı müstesna olmak üzere yüz çevirdiniz.) Söz ve yemine uymadınız, sizden Abdullah ibni Selam gibi az bir zümre müstesna olmak üzere hepiniz de sözünüzde durmadınız. İşte sizin tarihi hayatınız böyle geçmiştir. (Ve) mamafih (siz hala yüz çeviren kimselersiniz.) Evet… Siz hala haktan dönen bir kavimsiniz.

Bu ayeti kerime, semavi kitapların ne kadar faydalı, insanlığı yükseltmeye sevk edici hükümler taşıdıklarını göstermektedir. İşte Tevrat’ta da insanlara şu ahlaki, sosyal, dini hükümler, vazifeler emir ve tavsiyeler buyrulmuştur:

Yalnız Allah’a ibadet edilmesi. Evet… Bütün kainatın yaratıcısı, ibadet edileni birdir. Bütün kudret izleri buna şahittir. Binaenaleyh Allah Tealadan başkasını ilah tanıyıp ona ibadette bulunmak en büyük bir sapıklıktır. Artık böyle cahilce bir hareketten sakınılması emrolunmuştur.

Anaya, babaya ihsan edilmesi: Ana, baba insanın hayatına vesiledir. Onlar varlıklarına sebep oldukları çocukları hakkında ne kadar şefkatli, ne kadar fedakardırlar. Artık onların kadrini bilmek, kendilerine hizmette ve yardımda bulunmak, onların meşru emirlerine riayet eylemek mühim ve insani bir vazife değil midir? İşte ilahi dinler insanları bu vazife ile mükellef tutmuştur.

Yakınlara iyilikte bulunmak: Evet… Akraba, ana ve baba tarafından olan hısımlar, adeta bir aile teşkil etmiş olurlar, aralarında mühim bir münasebet, bir sosyal alaka vardır. Artık bunlar ile güzelce görüşüp konuşmak, kendilerine iyilikte bulunmak mühim bir vazife değil midir? İşte ilahi dinler bu hususa uyulmasını da emretmektedir.

Yetimlere ve miskinlere yardım edilmesi

Vaktiyle babasını kaybetmiş, onun şefkatli bakışlarından, yardımlarından mahrum kalmış bir çocuğu düşünelim. Bunun bu vaziyeti, şefkatli bakışı ve merhameti celbedecek bir halde değil midir? Artık bunlara da uygun şekilde yardımda ve güzel muamelede bulunmak ne kadar insan bir görevidir. İşte mukaddes dinler bu hususa da uyulmasını İnsanlara emretmiş bulunmaktadır.

Miskinlere, yani: geçimlerini temin edecek kuvvete ve hiç bir mala malik bulunmayan yoksul kimselere yardım edilmesi: Malumdur ki her yerde, her zamanda bir takım aciz, perişan insanlar bulunur ki, kendi geçimlerini temin edecek bir şeye sahip bulunmazlar. Artık bunlara hali, vakti yerinde olan hemcinslerinin yardım etmeleri lazım değil midir? İşte ilahi dinler insanlara bu hayırlı yardımı da tavsiye buyurmaktadır.

Bütün insanlar ile güzelce konuşulması: Malumdur ki insanlar cins olarak aynıdırlar, bir Yüce Yaratıcısının kullarıdır, aralarında sosyal bağlar vardır. Artık biri biriyle güzelce, nazikâne konuşmaları ve aralarında bir dayanışmanın, bir iyilik severliğin cereyanı gerekmez mi? Hakiki İnsaniyet ve medeniyet bu suretle ortaya çıkar. İşte semavi dinler insanlara bu mühim, bu karşılıklı vazîfeyi de yüklemiştir.

Kerem sahibi Rabbimize kulluk arzında bulunulması: Şüphe yok ki bizler bir Yüce Yaratıcının kullarıyız. Bizler daima onun nimetlerine nail bulunuyoruz. Artık daima o Yüce Yaratıcımızın lûtuf ve ihsanını düşünmeli, ona vakit vakit kulluk arzında ve şükranda bulunmalı değil miyiz? Bizler birer uyanık ruha ve nurlu kalbe sahip olmalı değil miyiz? İşte mükellef olduğunuz namazlar ve dualar bizlere bu yüce faideleri temin etmektedir. Binaenaleyh doğru, hikmetli ve esasen aynı olan ilahi dinler insanlığa bu yüksek farizeyi de yüklemiştir.

Fakir dindaşlara zekat adıyla yardım edilmesi: Malumdur ki aralarında din bağı bulunan insanlar din kardeşidirler. Bir hikmet gereği olarak bu insanlar, geçim itibariyle aynı durumda bulunamazlar. Bunlardan bir kısmı servete ve refaha ulaşmış olduğu halde diğer bir kısmı da maddi yönden bir ihtiyaç içinde bulunabilir. İşte birinci zümrenin bu ikinci yoksul zümreye maddi bakımdan yardım etmesi pek uygun olmaz mı? İşte ilahi dinler zekat vazifesiyle bu insani davranışı da temin etmiş bulunmaktadır. Artık ilahi dinlerin ve özellikle dinlerin sonuncusu olan ve hükmü bütün insanlığa yönelik bulunan ve bütün bu yüksek vazifeleri en mükemmel bir şekilde bütün insanlık alemine teklif buyuran mukaddes İslam dininin yüceliğini İtiraf etmek emirlerini, yasaklarını tam bir şevk ve hürmetle kabul etmek bütün insanlara lazım gelmez mi? Ne yazık ki bir çok kütleler bu hakikatten gafil bulunuyorlar. Bu gibi faydalı, yüce hükümlere uymaktan kaçınıyorlar. İşte İsrail oğulları hakkında yapmış olduğumuz Kur’an-i açıklamalar da buna şahittir. Cenab’ı Hak cümlemize uyanıklıklar nasip buyursun amin!..

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Tefsir / Bilmen

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı