Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Bakara Süresi 84-93 Arası Ayetlerin Meali ve Tefsiri & Ömer Nasuhi Bilmen

Bakara Süresi 84 Ayet Meali: (Ey İsrailoğulları!) Birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Her şeyi görerek sonunda bunları kabul etmiştiniz.

Bakara Süresi 85 Ayet Meali: Sonra sizler ,birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak için size haram olduğu halde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitab’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.

Bakara Süresi 86 Ayet Meali: İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.

Bakara Süresi 84-85 ve 86 Ayetlerin Tefsiri

Allah Teala bu ayetlerde Hz Peygamber (s.a.v) zamanında Medine’de bulunan Yahudileri ve onların Evs ve Hazrec arasında cereyan eden savaşlarda yer almalarını eleştiriyor. Çünkü Evs ve Hazrec kabileleri, ki bunlar sonra Ensardırlar, cahiliyye döneminde putperesttiler ve aralarında sık sık savaş oluyordu. Medine Yahudileri ise üç kabileydi. Hazrec’in müttefikleri Beni Kaynuka ve Beni Nadir ile, Evs’in müttefiği Beni Kureyza.Aralarında bir savaş çıktığında her bir grup müttefikinin yanında savaşıyor, bazen karşı taraftaki bir Yahudiyi öldürdüğü oluyordu. Bu ise dinlerinde ve kitaplarında bizzat belirtildiği gibi haramdı. Onları evlerinden çıkarıyorlar, evlerindeki eşyalara ve mallara el koyuyor, gasp ediyorlardı. Savaş sona erince de Tevrat’ın hükmü gereği yenilen taraftaki esirleri hürriyetlerine kavuşturmak için fidye verme talebinde bulunuyorlardı. Bu çelişkilerinden dolayı Allah (c.c): ‘Siz Kitab’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz?’ buyurmuştur.

Bu yüzden Allah (c.c) şöyle buyurur: ‘Sizden öyle davrananların cezası’ Allah’ın şeriatına ve emirlerine aykırı davranmalarından dolayı ‘dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise’ ellerindeki Allah’ın Kitabı’nı ketmetmelerinin cezası olarak ‘en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir. İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alan’; yani onu seçen ve ahirete tercih eden ‘kimselerdi’. Bu yüzden ne azapları hafifletilecek’ bir an an olsun azaplarında azalma olacak ‘ne de kendilerine yardım edilecektir’. Yani onları içinde bulundukları daimi ve ebedi azaptan kurtaracak ve koruyacak hiçbir yardımcıları olmayacaktır

Bakara Süresi 87 Ayet Meali: And olsun ki muhakkak biz Musa’ya kitap verdik, ondan sonra da biri biri ardınca peygamberler gönderdik. Meryem’in oğulu İsa’ya da mucizeler verdik. Ve onu ruhul kudus ile destekledik. Sizler ise her ne vakit nefislerinizin hoşlanmadığı bir emir ile peygamber gelince büyüklük taslayarak bir kısmını yalanlayıp, bir kısmını da öldürecek misiniz?

Bakara Süresi 87 Ayetin Tefsiri

Bu âyeti celile de İsrail Oğullarının vaktiyle kendilerini aydınlatacak ve irşad edecek peygamberlere, kitaplara ve diğer delillere karşı ne fecî vaziyetler almış olduklarım bildirmektedir. Şöyle ki: Ey İsrail Oğulları! (And olsun ki, muhakkak biz) ben şanı Yüce Rab (Musa’ya kitap verdik) ona Tevrat’ı Şerifi birden indirdik. (Ondan sonra da biri biri ardınca peygamberler gönderdik.) Bu zatların vasıtalariyle dinî, dünyevî hükümler sizlere ulaştırılmış oldu.

Kısacası (Meryem’in oğlu İsa’ya da mucizeler verdik.) Ona açık deliller, açık mucizeler, ölüleri diriltmek gibi, gaybdan haber vermek gibi harikalar veya incil gibi bir kitap ihsan ettik. (Ve onu) Hz. İsa’yı (ruhulkuds ile) yani Cibrili Emin ile veya Allah Teâlâ’nın ismi azamı ile veya incil Kitabı ile (destekledik) onun yüce bir peygamber olduğunu gösterdik. (Sizler ise) o mübârek zatdan da istifadeye çalışmadınız, bilâkis onu inkâra cüret ettiniz. Artık sizlere (her ne vakit nefislerinizin hoşlanmadığı) gönüllerinizin istek ve arzularına zıt düşen (bir emr ile) bir dinî hükm ile (peygamber gelince) siz (büyüklük taslayarak) kibirli ve gururlu bir vaziyet alarak o muhterem zatların (bir kısmını yalanlamış olacak, bir kısmını da öldürecek misiniz?) Nefisleriniz sizi daima böyle cinayetlere mi sevkedecek? Bu ne alçakça hareket!.. Nitekim onlar Hz. İsa ile son peygamber Hz. Muhammed’i yalanlamaktadırlar. Hz. Zekeriya ile Hz. Yahya’yı da şehit etmişlerdir. Kendilerinde merhamet ve Hakka saygı eseri aslâ görülmemiştir.

Bakara Süresi 88 Ayet Meali: Ve dediler ki: Bizim kalplerimiz perdelidir. Öyle değil. Allah Teala onlara küfürleri sebebiyle lanet etmiştir. Onun içindir ki az pek az iman ederler.

Bakara Süresi 88 Ayetin Tefsiri

Bu mübarek âyetler de bir takım Yahudilerin son peygamber Hz. Muhammed’e karşı olan inkarcı durumlarını bildirmektedir.

Şöyle ki:

Rasûlü Ekrem Efendimiz, kendi zamanında bulunan yahudi kabilelerini İslâmiyete dâvet edip onların yanlış inançlarını açığa vurdukça onlar buna karşı alaycı bir tavır aldılar. (Ve dediler ki, bizim kalblerimiz perdelidir) biz senin bu açıklamalarını Kur’ân’ın emirlerini, yasaklarını İşitip kabul edecek bir durumda değiliz. Bizim yüreklerimiz kaşarlıdır. Halbuki (öyle değil) onar mükellef insanlar oldukları için tabiatları İtibariyle o gibi emirleri, yasakları işitip anlayabilecek bir yaradılışta bulunmuşlardır. Öyle olmasaydı zaten mükellef olmazlardı. Nitekim akıl hastaları mükellef değildir. Fakat onların bu alayımsı sözlerini söyleyip Hakkı kabulden kaçınmaları sebebiyle Cenab’ı Hak onları rahmetinden uzaklaştırmıştır. Evet… (Allah Teâlâ onlara küfürleri sebebiyle lânet etmiştir.) Onları öyle yüksek bir yetenekten yoksun bırakmıştır. (Onun içindir ki) onlar (az pek az İman ederler.) Bazı şeyleri tasdik etseler de birçoğunu inkârda bulunurlar.

Bakara Süresi 89 Ayet Meali: Vaktaki onlara Allah tarafından yanlarındakini tasdik edici bir kitap geldi, halbuki evvelce kâfirlere karşı fetih ve yardım isterlerdi. Fakat o bildikleri şey kendilerine gelince onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın lâneti kâfirler üzerinedir.

Bakara Süresi 89 Ayetin Tefsiri

(Vaktaki onlara) o yahudîlere (Allah tarafından yanlarındakini) Tevrat Kitabını (tasdik eden bir kitap geldi) yani Kur’ân’ı Kerîm nâzil olarak hepsini İman dairesine dâvet etti, onu inkâra kalkıştılar. (Halbuki evvelce kâfirlere karşı) öyle gelecek ilâhî bir kitap ile, Kur’ân’ı Kerîm ile veya gönderilecek âhir zaman peygamberi ile (fetih ve yardım isterlerdi.) O sayede hürriyete kavuşup, başka milletlere galip geleceklerini beklerlerdi. (Fakat o bildikleri) İnsanlık âlemine er geç şeref vereceğine inandıkları (şey) o yüce nebi veya o kitabı kerim (kendilerine gelince) kendilerini İslâm dinîne dâvet edince (onu inkâr ettiler.) Sırf hasetlerinden ve makamlarını kaybedecekleri endişesinden dolayı o yüce peygamberi ve ona inen kitabı kerimi İnkâra cüret gösterdiler. (Artık Allah’ın lâneti) bütün (kâfirler üzerinedir.) Artık o münkirler de bu lânetten kendilerini kurtaramayacaklarını düşünsünler.

Bakara Süresi 90 Ayet Meali: Nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü bir şey!.. O şey. Allah’ın lütfuyla kullarından dilediği zata indirmiş olmasına haset ederek Allah Tealanın indirdiğini inkar etmeleridir. Artık gazaptan gazaba uğradılar. Kâfirler için bir alçaltıcı azap ta vardır.

Bakara Süresi 90 Ayetin Tefsiri

Bu âyeti celile de İsrail Oğullarının ne kadar inkârcı ve inatçı hareketlerde bulunmuş, ne derecelerde azabı hak etmiş olduklarını bildirmektedir. Şöyle ki: O İsrail Oğullarının (nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü bir şey) Onlar dünya hayatı için ebedî hayatlarını feda ettiler de farkında değillerdir.

Evet…

(O şey Allah’ın lütfuyla) lütuf ve keremiyle (kullarından dilediği zata) Son peygamber Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla kitap (İndirmiş olmasına haset ederek Allah Teâlâ’nın indirdiğini) Kur’ân-ı Kerîm’i, o ilâhî vahyi (inkâr etmeleridir.) İşte bu inkâr, ne kötü, ne felâket getiren bir şeydir. Bu sırf bir küfürdür. Evet… Onlar (artık) bu sebeple (gazaptan gazaba uğradılar.) Bu küfrün bir cezasıdır. Böyle (kâfirler için) şüphe yok ki bir (alçaltıcı) aşağılayıcı küçük düşürücü ve alçaltıcı (bir azap ta vardır.) Onlar dünyada da, ahirette de felâketten felâkete uğrayacaklardır. Evet… Tarihen de sabittir ki: İsrail Oğulları, hem Tevrat’a İman ettiklerini iddia ederler, hem de Tevrat’ta vasıfları bildirilmiş olan âhir zaman peygamberini inkârda bulunurlar. Onlar vaktiyle firavunun ve diğer kavimlerin bir çok hakaretlerine uğramış, nîmetleri, vatanları, devletleri ellerinden çıkmıştı. Bunlar onların haklarında birer ilâhî gazab eseri idi. Sonra da âhir zaman peygamberini ve ona nâzil olan Kur’ân’ı Kerim’i inkâr etmekle gazap üstüne gazaba layık olmuşlardır. Ne yazık ki onlar bu hasetlerinde, inkârlarında devam edip durmaktadırlar.

Bakara Süresi 91 Ayet Meali: Onlara: “Allah’ın indirdiklerine iman ediniz” denilince: “Bîz, bizim üzerimize indirilmiş olana iman ederiz.” derler. Onun ötesindekini inkâr ederler. Halbuki o da kendileriyle beraber olanı Tevrat’ı tasdik eder hak bir kitaptır. De ki: Eğer siz iman etmiş kimseler iseniz, bundan evvel Allah’ın peygamberlerini ne için öldürüyordunuz?

Ömer Nasuhi Bilmen Bakara Süresi 91- ayetin Tefsiri

Bakara Süresi 91 Ayetin Tefsiri: Bu mübârek âyetler de İsrail Oğullarının ne kadar yanlış kanaatlerde bulunduklarını. İçlerinden bir çokları bir nice mucizeler gördükleri halde yine kendilerini putperestlikten kurtaramamış olduklarını beyan buyurmaktadır. Şöyle ki: (Onlara: Allah’ın) peygamberlerine (indirdiklerine) İndirmiş olduğu kitaplara ve özellikle son peygambere indirmiş olduğu Kur’ân,! Kerîm’e (İman ediniz) onların birer ilâhî kitab olduğunu tasdik eyleyiniz. (Denilince) onlar (Uz) vaktiyle (bizim üzerimize) bizim kavmimize (İndirilmiş olana) Tevrat kitabına (İman ederiz) bu bize kâfidir (derler.) Onlar (onun ötesindekini inkâr ederler.) İncil gibi, Kur’ân’ı Kerîm gibi ilâhî kitapları tasdik etmezler. (Halbuki o da) O Kur’ân’ı Kerîm’de (kendileriyle beraber olanı) yani Tevrat kitabını, (tasdik eden hak bir kitaptır.) Böyle kutsî bir kitabı neden tasdik etmiyorsunuz? Maamafih onların Tevrat’a İman ettikleri hakkındaki iddiaları da doğru değildir. Tevratta peygamberlerin hayatlarına sui kasıtta bulunmanın haram olduğu yazılıdır. Onlar ise bu hiyâneti işlemişlerdir. Artık onlara (de ki: Eğer siz) hakikaten Tevrat’a (İman etmiş kimseler iseniz bundan evvel ecdâdınızın zamanında (Allah’ın peygamberlerini ne için öldürüyordunuz?) Ecdadınızın bu cinâyetini doğru bir hareket gördüğünüz için siz de onlar gibi cani hükmünde bulunmaktasınızdır. Binaenaleyh sizin fiilleriniz sözlerinize muhalif bulunmaktadır.

Bakara Süresi 92 Ayet Meali: Ve şüphe yok ki Musa sizlere mucizeler ile geldi. Sonra siz onun arkasından buzağıyı tanrı edindiniz. Siz zâlim kimselersiniz.

Bakara Süresi 92 Ayetin Tefsiri & Bilmen

Ey İsrail Oğulları!.. Şunu da düşününüz ki: (Şüphesiz Musa) (a.s) (sizlere) bir takım (mucizeler ile) açık ve kuvvetli deliller ile, meselâ: Asa gibi, yedi beyzâ gibi mucizeler ile (geldi.) Sizi Allah’ın birliğini tasdike dâvet etti. (Sonra siz onun arkasından) onun Turi Sina’ya belli bir süre gitmesinin ardından (buzağıyı tanrı edindiniz) Sizin ırkınız bu kabiliyette kimselerdir. Artık (siz zâlim kimselersiniz) sizin âdetiniz, zalimce harekettir. Allah’ın emrine karşı gelmektir.

Bakara Süresi 93 Ayet Meali: Ve o zamanı hatırlayınız ki, sizin misakınızı almıştık. Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alınız ve dinleyiniz diye üzerinize Tur dağını kaldırmıştık. Demiştiler ki: İşittik ve isyan ettik. Ve onların küfürleri sebebiyle kalplerine buzağı muhabbeti yerleştirilmişti. De ki size imanınız ne kötü şey ile emrediyor, eğer mü’minler iseniz.

Bakara Süresi 83 Ayetin Tefsiri & Bilmen

Bu âyeti celile, İsrail Oğullarının putperestlikte bulunmuş olduklarını bildirmekte, .onların Tevrat’a İman etmiş oldukları iddialarını çürütmektedir. Şöyle ki: Ey İsrail Oğulları!.. (Ve o zamanı hatırlayınız ki) kavminizin garip tarihî hayatını göz önüne alınız ki (sizin) yani bir birlik teşkil ettiğiniz ecdat ve geçmişlerinizin (misakınızı almıştık.) Fakat sözünüzü yerine getirmediğiniz için (size verdiğimiz şeyi kuvvetle alınız ve dinleyiniz) Tevrat kitabına kuvvetlice sarılınız, onun hükümlerine hakkıyla uyunuz, (diye üzerinize Tur dağını kaldırmıştık.) Bu harikayı vücude getirmiştik. Bu şekilde muhatap olanlar ise (demiştiler ki: İşittik) dinledik (ve isyan ettik) bunların kabiliyetleri, hayat tarzları lisan ile olmasa bile kalb ile, hâlen böyle söylemiş olmalarını gerektiriyordu. (ve onların küfürleri sebebiyle kalblerine buzağı) sevgisi aşılanmış, (yerleştirilmişti.) Bundan kaçınmak istemiyorlardı. Rasûlüm, onlara (de ki) siz Tevrat’a İman ettiğinizi iddia ediyorsunuz, sonra da buzağıya tapıyorsunuz. O halde (size imanınız) buzağıya tapmanızı hoş gören inancınız, size (ne kötü şey ile emrediyor?) Sizler eğer bu şekilde (mü’minler iseniz) böyle İman mı, böyle mü’minlik mi olur? Çok uzak!..

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Tefsir / Bilmen

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı