Kürsüden Gönüllere Vaazlar

Başınıza Gelen Musibetler Kendi Ellerinizle Yaptıklarınız Sebebiyledir

sponsor

Ve Rabb’inin “O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder (1)”. “İşte, bu size vadedilen cehennemdir (2)”. İşte bugün “İnkarınız sebebiyle bugün oraya girin! (3)” dediği o günde halimiz-haliniz ne olacak hiç düşündünüz mü?

Ve Rabbin dedi ki “Size şunlar haram kılındı: Kendiliğinden ölen hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkasının adına kesilen, -henüz canı çıkmadan yetişip şartına uygun tarzda kestikleriniz müstesna-; boğulmuş, bir şey vurularak öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanmış, boynuzlanmış yahut canavar tarafından parçalanmış olup da ölen hayvanların etleri, putlara ait sunaklarda kesilen hayvanların etleri ve zar atarak, kumar oynayarak elde edilen etler. Bütün bunlar itaat dışına çıkıştır. Artık bugün kafirler dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Öyleyse onlardan korkmayın, Benden çekinin. İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslamı beğendim. Kim günaha meyletmeksizin açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa, haram olan etlerden yiyebilir. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur) (4)”.

Peki siz bunları niçin terk ettiniz. Gerçekten Allah istediği ve Allah yasakladığı için mi terk ettiniz yoksa bunlardan dolayı mideniz bulandığı için mi terk ettiniz? Eğer Allah için terk ettim diyorsan yalan söylüyorsun.Çünkü yukarıda zikredilenler zorda kalınması durumunda ayetin içinde istisna edilmiştir. Peki mevcut olan bir şeyi, ihtimal üzerine olan şey üzerine tercih etmek akıl işi midir.

Rabbin faldan, kumardan, şeytan işinden, domuz etinden, faizden, zinadan, içkiden uzak durun şeklinde yasakladı ve Allah’a itaat edin, Namazınızı kılın, orucunuzu tutun, zekatınızı verin, imkanınız var ise beni ziyaret (Hac) edin, güzel ahlak sahibi olun, sıla-i rahmi terk etmeyin demesine ve buyurmasına rağmen tüm bunların aksini yaptınız ve tüm bunları yaparken de halen Allah’ı sevdiğinizi ve yaptığınız işte de Allah’ın rızasını gözetiyorum diyeceksiniz.

Ancak tüm “Bunlardan sonra Allah buyurur ki: “Bu gün o gündür ki, doğruların doğruluğu kendilerine fayda verir (5)”. Ancak emir ve yasaklarımıza riayet etmeyip tam aksine hareket eden “Kafirlere şiddetli bir ceza vardır (6)”. Ancak ” İman edip güzel ve makbul işler yapanlara ise mağfiret ve büyük bir mükafat vardır (7)”. Ve “Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte büyük başarı ve mutluluk budur! (8)”

Yüce Allah’ın Kitab-ı Kur’an-ı Kerim’de belirttiği ve bildirdiği her emir ve yasak sizin (insan) içindir ve bu sayede “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan hilkatçe zayıf yaratılmıştır (9)” ve bu sayede “Evet Allah sizin yuvanıza dönüş yapıp tövbenizi kabul buyurmak istiyorken (10)” insan yinede Rabb’ine karşı muhalefet edip kafa tutarak, kendi elleriyle yaptıklarından dolayı kendi işlerini kendileri zora koştu.

Ve Rabbin devamla diyor ki “Biz bu kitabı, insanların faydası için sana hak ve gerçek olarak indirdik. Artık kim doğru yola girerse kendi yararına olarak girer, kim de yoldan saparsa kendi aleyhine olarak sapar (11)” ve “Allah katından, dönüşü olmayan bir gün (kıyamet günü) gelmeden önce yönünü o gerçek dine çevir! O gün (insanlar) bölük bölük ayrılacaklardır (12)”.

Hangi bölükte olmak istiyorsan eğer o tarafın isteklerini yerine getir. Bölük bölük cennete girenlerin tarafında olmak istiyorsan ihlas ve takva içinde yüzünü Allah’a dön ve ona yönel.O’na karşı kulluk görevlerinin şuuru ve bilinci içerisinde ol, ona göre hareket et. Aksine olmak istemediğin bölükte yani cehennemin yolunu tutanların tarafında olacaksın ve bunun tek sorumlusu da sensin. Çünkü Rabbin kullarına karşı zerre kadar bile olsa zulmetmez ve tüm bunlar kendi ellerinizle yaptıklarınız dolayısı iledir.

Evet “Ayetlerimiz konusunda, haktan sapanlar bize gizli kalmazlar. Şimdi söyleyin bakalım: Cehenneme atılmak mı iyidir, yoksa kıyamet günü büyük duruşmaya tam bir güven içinde gelmek mi? İstediğinizi yapın, çünkü O, bütün yaptıklarınızı görmektedir (13)” ve “İman edip güzel işler yapanları, (evet) muhakkak ki onları, içinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennet köşklerine yerleştireceğiz. (Böyle iyi) işler yapanların mükafatı ne güzeldir! (14)”

Oysa yüce Allah dünyada iken Allah’ın emir ve yasaklarına,Resulüne karşı ters tavır sergileyenler ve bunlara muhalefet edenleri “….çeşitli azaplara da uğrattık. Buna rağmen yine de Rab’lerine boyun eğip O’na yalvarıp yakarmadılar (15)”.

Unutmayın;

Daha fazla uzatmadan son söz diyeceğim Allah’ın şu kelamıdır; İsteyen Rabb’ine itaat eder, isteyen Rabb’ine isyan eder. Çünkü

Herkes, yaptığı işlerin rehini ve esiri olacaktır (16)”

Ve İslam önderlerinden

“Ebu Hazim diyor ki:

Kıyamet gününde müminler şöyle diyecek: Rabbimiz, senin için bize emretmiş olduğun amelleri yaptık. Artık sen de bize vadettiğini yerine getir. İşte yüce Allah’ın ‘Yerine getirmesi istenen biz vaaddir (Furkan’16)’ buyruğu bunu anlatmaktadır (17)”

Kaynak: İsmail Ekinci

(1-Yasin Süresi 65) (2-Yasin Süresi 63) (3-Yasin Süresi 64) (4-Maide Süresi 3) (5-Maide Süresi 119) (6-Fatır Süresi 7) (7-Fatır Süresi 7) (8-Maide Süresi 119) (9-Nisa Süresi 28) (10-Nisa Süresi 7) (11-Zümer Süresi 41) (12-Rum Süresi 43) (13-Fussilet Süresi 40) (14-Ankebut Süresi 58) (15-Mü’minun Süresi 76) (16-Müddessir Süresi 38) (17-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:8 / bkz: 19)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı