Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,6580
EURO
10,1795
ALTIN
488,66
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Gök Gürültülü
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
19°C
SON DAKİKA

Bilal-i Habeşi’nin Kurtuluşu

12.04.2020
0
A+
A-
Bilali Habeşinin Kurtuluşu

Bilal-i Habeşi köleydi. İslam dinini kabul ettiği için, efendisi ona olmadık işkence ve eziyetler yapıyordu.

Özellikle sıcağın çok arttığı kuşluk zamanında, dikenli dallarla döverdi.

Bilâl vücudundaki yaralardan fışkıran kana aldırış etmeden, ilâhî aşkla, ”Allah birdir, Allah birdir” derdi.

Hz. Ebu Bekir, bir gün oradan geçiyordu. Bilal’in halini görünce, Peygamber Efendimiz’in huzuruna çıktı.

Bilal’i kurtarmak için müsaade istedi. Resulullah Efendimiz,

”Bu hayrında, ben de sana ortak olmak istiyorum.

Benim yerime vekil ol. Ücretinin yarı parasını vereceğim” buyurdu.

Hz. Ebû Bekir,

”Başüstüne” diyerek merhametsiz Yahudi’nin evine doğru yollandı.

Kapıyı çalıp içeri girdi. Ona, Bilal’e yaptıklarından dolayı birçok acı sözler söyledi. Bunun üzerine Yahudi,

”Sen iyilik yapmayı seversin. Eğer ona bu kadar acıyorsan satın al” dedi. Hz. Ebû Bekir,

”Benim çok güzel yahudi kölem var. Gel seninle kölelerimizi değiştirelim” dedi. Yahudi,

”Üste ne kadar para vereceksin?” dedi.

Hz. Ebu Bekir Yahudi’nin aç gözünü doyuracak kadar para verip Bilal’i satın aldı.

Alış verişten karlı çıktığını düşünen zalim Yahudi, gülmeye başladı. Hz. Ebu Bekir,

”Ne oldu, neden böyle gülüyorsun?” dedi. Yahudi,

”Siyah bir köleyi satın almak için bu kadar hevesli görünmeseydin, verdiğin paranın onda birine alabilirdin. Değerini sen artırdın. Bence yarım pul etmez” dedi. Hz. Ebû Bekir,

”Ey ahmak! Sen çocuk gibi, bir cevize karşılık, paha biçilmez bir inci verdin. Bana göre o, iki dünyaya değer. Alışverişte biraz ısrarcı olsaydın, onu satın almak için bütün malımı verirdim. Hatta başkalarından etek dolusu altın borç alırdım” dedi.

Hz. Ebu Bekir gördüğü işkencelerden dolayı yara bere içinde olan Bilal’i, elinden tutup Peygamber Efendimize götürdü.

Bilâl Peygamberimiz’i görünce sevincinden düşüp bayıldı. Kendine geldiğinde ise ağlamaya başladı. Peygamberimiz, onu kucaklayıp iltifat etti. Peygamber Efendimiz Hz. Ebû Bekir’e,

”Ey Sıddîk! Bu iyilikte ben ortak değil miyim? Payıma düşen nedir?” dedi. Hz. Ebu Bekir,

”Yâ Resûlallah! İkimiz de senin kapının kölesiyiz. Benim hürriyetim sana kul köle olmaktır. Ben Bilal’i senin aşkınla âzat ettim” dedi.

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Çay Vakti / Mesneviden Hikayeler

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: