DOLAR
21,2548
EURO
22,8878
ALTIN
1.340,85
BIST
5.372,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
24°C

Birlik ve Beraberliğin Sembolü: Çanakkale Zaferi

Birlik ve Beraberliğin Sembolü: Çanakkale Zaferi
04.03.2023 01:31
0

Çanakkale Zaferi her üç evden ortalama bir şehidin verildiği, her ay 29 bin, her gün 976 ve her saat ortalama 40 Mehmetçiğimizin şehit düştüğü, 1 metrekareye 6 bin merminin Mehmetçiğimizin üzerine yağdığı; ama her türlü olumsuzluğa rağmen Mehmetçiğimizin iman gücüyle ve al kanlarıyla 18 Mart 1915 tarihinde kazandığı büyük bir zaferdir.

Yakın tarihimizin en önemli kahramanlık destanlarından biri Çanakkale Zaferi’dir. Bu zaferin milletimizin tarihinde ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bu zafer, tarihimizin kırılma çizgisinde sarp bir virajdan milletimizin yüz akıyla geçtiği en zorlu imtihanlardan biridir.

Çanakkale Zaferi, I. Dünya Savaşı’nda kahraman askerlerimizin cihanı hayrete düşüren bir iman ve kahramanlık destanıdır. Bu zafer, milletimizin iman ve azminin, milli birlik ve beraberliğinin metanet ve gücünün en açık bir göstergesidir.

Edirne’den Hakkari’ye, Bursa’dan Diyarbakır’a, Balıkesir’den Siirt’e kadar bütün bir milletin evlatları yek vücut olup dini, vatanı, bayrağı, bağımsızlığı, ırz ve namusu için emperyalist güçlere karşı büyük bir zafer kazanmışlardır.

O günkü anneler yeni doğan çocuklarına bu zafer dolayısıyla Muzaffer (zafer kazanan), Gazanfer (kükremiş aslan), Cihangir (cihanı fetheden) ismini vermişlerdir.

Batılıların Haçlı seferlerinden beridir Müslüman varlığını yeryüzünden ebediyen silmek için kolladıkları tarihi fırsat, nihayet Çanakkale Savaşı’nda önlerine çıkmıştı.

İngilizler ve Fransızlar, zafer için kendilerinden o kadar emindiler ki Hasta Adam dedikleri Osmanlı Devleti’ni bu savaşta yenerek piknik yapmayı bile düşünmüşlerdi.

İngiliz Bahriye Nazırı Winston Churcill (Çörçil): Türkler mi? Bir elimizi arkamıza bağlar, diğer elimizle yener geçeriz onları diye küçümsemişti.

19 Şubat 1915’te İngiliz ve Fransız donanması Çanakkale Boğazı civarındaki tabyaları çok şiddetli bir şekilde topa tutmuşlarsa da kahraman Mehmetçiğimiz tarafından geri püskürtülmüştür.

Bunun üzerine genel bir hücuma geçmeye karar veren İngiliz-Fransız müttefik donanması 18 Mart 1915’te çok şiddetli bir saldırıya geçip, tabyaları topa tuttuysa da bunda başarılı olamamıştır.

Boğazda ilerleyen müttefik donanması Nusret mayın gemisinin bir gün önce döşediği mayınlara çarpmış, 7 zırhlısını ve pek çok yardımcı gemisini kaybetmiştir. Zayiatı çok büyük olan düşman geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Denizde başarılı olamayacağını anlayan düşman, kara savaşlarını başlatmışsa da Müslüman Türk ordusu tarafından Arıburnu’nda, Conkbayırında, Anafartalar’da, Kocaçimen’de ve daha birçok yerde durdurularak geri püskürtülmüştür. Böylece düşman, denizde olduğu gibi karada da büyük bir kayba uğramıştır.

Kahraman Mehmetçiğimiz tarafından tarihe altın harflerle yazılarak Çanakkale’nin Geçilmez olduğu bütün dünyaya ispat edilmiştir.

Bu zafer, Yüce Rabbimizin: “Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın (1)” emrine uyarak, bir düğüne gider gibi her türlü tehlikeyi göze alıp düşmana galip gelen kahraman askerlerimizin destanıdır.

Bu büyük zaferin kazanılmasında Müslüman Türk Milletinin ve ordusunun üstün iman gücünün, vatan sevgisinin ve üstün fedakarlık duygusunun çok büyük rolü olmuştur.

Müttefikimiz olan Almanların komutanı Liman Von Sanders hatıralarında şöyle anlatıyor:

  • Türk askerlerinin çoğunun üstü başı perişan. Çoğu aç ve susuz, nebati yağda haşlanmış bulgur yiyor. Taş üzerinde yatıyor, güneşe, fırtınalara, soğuğa, yağmura karşı korunmasız siperlerde çamur ve toz içinde günler geçiriyor, fakat dünyanın bütün vasıta ve imkanlarına sahip düşmanlarıyla aslanlar gibi dövüşüyorlardı.
  • Şüphe yok ki bunda iman duygusunun ve vatan sevgisinin rolü çok büyük. Düşmanları da onlara hayrandı. Aylarca süren silah arkadaşlığımız döneminde, kendisini öldürmeye, vatanını elinden almaya gelenlere karşı hiçbir gaddarlıklarını görmedim. Yaralı düşmanlarını sırtlarında siperlerine getiriyor, sargı bezi olmadığı zaman, yedeği bulunmayan gömleklerini yırtarak onların yaralarını sarıyorlardı.

Çanakkale’de savaşların şiddetlenmesi üzerine çağrı yapılmış, Anadolu’nun farklı yerlerinden lise öğrencileri gönüllü olarak savaşa katılmaya başlamıştı. İstanbul’daki Galatasaray, Vefa, Kabataş ve İstanbul Lisesi öğrencileri cepheye ilk ulaşanlardandı.

Kısa süre içinde Balıkesir, Bursa, Edirne, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Konya, Denizli, Erzurum ve Sivas’tan 15- 16 yaşında, ülkenin eğitimli, gencecik insanları cephedeki yerlerini almışlardı. Pek çoğu şehit oldu, geri dönmedi.

Hayallerini bıraktıkları okullardan iki yıl boyunca mezun olan öğrenci sayısı 4-5 kişiyi geçmedi. Çocuk kahramanların eğitim gördükleri okullar, o yıllarda ya hiç mezun veremedi ya da çok az sayıda öğrenciyi mezun edebildi.

Ayrıca tıbbiyeli, harbiyeli, mülkiyeli binlerce üniversiteli gencimizin çok önemli rolü olmuş, yaklaşık yüz bin gencimiz bu savaşta şehit olmuştur.

Çanakkale Zaferi her üç evden ortalama bir şehidin verildiği, her ay 29 bin, her gün 976 ve her saat ortalama 40 Mehmetçiğimizin şehit düştüğü, 1 metrekareye 6 bin merminin Mehmetçiğimizin üzerine yağdığı; ama her türlü olumsuzluğa rağmen Mehmetçiğimizin iman gücüyle ve al kanlarıyla kazandığı büyük bir zaferdir.

Bugün de her zamankinden daha çok aynı ruha, inanca ve duyguya ihtiyacımız var. Çanakkale’de şahlanan ruh, milletimizin inanç ve mayasını oluşturan ruhtur. Yeni nesillerimizi bu yüce duygularla yetiştirmeli, atalarımızın emanetini genç nesillere doğru bir şekilde aktarabilmeliyiz.

Kaynak: Mehmet Dere / Diyanet Aylık Dergisi / Mart 2017 / bkz: 62-63

(1-Bakara Süresi 190)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.