Kürsüden Gönüllere Vaazlar

Çevreye ve Tabiata Karşı Sorumluluklarımız

sponsor

Yaşadığımız Çevreye ve Tabiata Karşı Ne Gibi sorumluluklarımız Vardır?

Değerli Müminler!

Yüce Rabbimizin bize ihsan ettiği sayısız nimetlerinden biri de dünyamızı adeta bir cennet gibi süsleyen yeşil alanlar, ağaçlar ve ormanlardır. Havaya, suya ve gıdaya ihtiyacımız olduğu gibi ağaçlara, ormanlara ve yeşil alanlara da ihtiyacımız vardır.

Yüce Allah, ayet-i kerimede mealen “O (Allah), gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkilerde onunla meydana gelir. Allah, o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bundan düşünen bir kavim için ibret vardır (1)” buyurarak, dikkatimizi, suya, meyvelere, bitkilere, ağaçlara ve ormanlara çekmekte, bu nimetler üzerinde düşünmemizi istemektedir.

Ağaçlar ve ormanlar, bir ülkenin zenginlik kaynağıdır. Teneffüs ettiğimiz havadan içtiğimiz suya, okuduğumuz kitaptan yazdığımız kaleme kadar bir çok alanda ağacın varlığını görüyoruz. Toprağın erezyon yolu ile denizlere sürüklenmesini ormanlar önler.

Ormansız ve ağaçsız yerlerde şiddetli yağmur sebebi ile mal ve can kayıpları olur.

Aziz Kardeşlerim!

Ormanlar ilahi kudretin her an dile geldiği yerlerdir. İlkbahar, yeniden dirilişi ve yepyeni bir hayatın başlangıcını dile getirmektedir.

Rengarenk çiçekleri, yeşillikleri, tertemiz havası, suyu ve cıvıl cıvıl öten kuşları ile tabiat ruhumuzu dinlendirmektedir.

Kuruyan otları, sararan ve dökülen yaprakları ile sonbahar da adeta bize ölümü hatırlatmaktadır.

Dinimiz İslam bizden yeryüzünün imarını dolayısıyla tabiatın korunmasını istemiş, ağaç dikmeyi ve ekin ekmeyi sadaka-i cariye olarak kabul etmiştir. Peygamberimiz (s.a.v), ‘Müslüman, bir ağaç diker, o ağaçtan insan, hayvan veya kuş istifade ederse bu, kıyamet gününe kadar o kimse için sadaka olur’ buyurarak konunun önemine dikkat çekmiştir.

Değerli Müminler!

Dinimizin, ağaç dikmeyi, yeşil alanları artırıp korumaya teşvik etmiştir.

Ancqk; Müslümanların köy, kasaba ve şehirlerini ağaçtan, ormandan ve yeşil alanlardan yoksun bırakmalarını hatta mevcut olanlarını kesip yok etmelerini anlamak mümkün değildir.

Müslüman, hayatının tamamını ilahi iradeye uygun olarak geçirmeye çalışmalı, Allah’a, insanlara, canlılara, tabiat ve çevreye karşı dinimizin emrettiği görev ve sorumlulukları yerine getirmenin bir ibadet olduğunu unutmamalıdır.

Aziz Müminler!

Bu itibarla, yeşil alanların çoğaltılmasına, ağaç ve ormanların korunmasına özen gösterelim. Cennet vatanımızın, çölleşmesine seyirci kalmayalım. Sahip olduğumuz maddi ve manevi bütün değerlerin Rabbimiz tarafından bize bir emanet olarak verildiğini ve bütün nimetlerden hesaba çekileceğimizi unutmayalım.

Hutbemi Sevgili Peygamberimizin  şu sözü ile bitirmek istiyorum:

► Biriniz, elinde bir hurma fidanı varken kıyametin kopacağını anlasa bile yine onu diksin.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Minberden Öğütler / bkz: 250-251

(1- Nahl Süresi 10-11. ayet)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı