Nisa Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Cihadın Farz Kılınmasından Hoşnut Olmayanlar

sponsor

Nisa Süresi 77. Ayet Meali: Kendilerine ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın ve zekatı verin denilen kimseleri görmedin mi? Sonra onlara savaş farz kılınınca, içlerinden bir grup hemen Allah’tan korkar gibi, hatta daha fazla bir korku ile insanlaran korkmaya başladılar da Rabbimiz! Savaşı bize niçin yazdın! Bizi yakın bir süreye kadar ertelesen (bir müddet daha savaşı farz kılmasan) olmaz mıydı? dediler. Onlara de ki: Dünya menfaati önemsizdir, Allah’tan korkanlar için ahiret daha hayırlıdır ve size kıl payı kadar haksızlık edilmez.

Nisa Süresi 78. Ayet Meali: Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır, sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile! Kendilerine bir iyilik dokununca Bu Allah’tan derler, başlarına bir kötülük gelince de Bu senden derler. Hepsi Allah’tandır de. Bu adamlara ne oluyor ki, bir türlü laf anlamıyorlar.

Nisa Süresi 79. Ayet Meali: Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise sendendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter.

Nisa Süresi 77-78 ve 79. Ayet Tefsiri

Müminler, Mekke’de oldukları İslam’ın başlangıç döneminde namaz ve zekatla emrolunmuşlardı. Zekattaki ölçüler belirtilmemiş olsa da fakirlere yardımcı olmaları emredilmişti. Yine belli bir vakte kadar müşriklere karşı hoş görülü ve affedici olmaları ve sabretmeleri emredilmişti. Düşmanlarından intikam alarak içlerini soğutmak ve savaşla emrolunmayı ne kadar çok istiyor ve içleri ne kadar yanıp tutuşuyordu. Fakat bir çok sebepten dolayı ortam buna elverişli değildi.

Sayılarının düşmanlarına göre az olması, kan dökmenin haram olduğu ve yeryüzünün en kutsal mekanı olan kendi yurtlarında bulunmaları bunlardan bazılarıydı.

Dolayısıyla ilk dönemde durum savaşmaya uygun değildi. Bu yüzden de kendilerine ait bir yurda, güç ve yardımcılara sahip oldukları Medine dönemine kadar cihadla emrolunmadılar. Bununla beraber arzuladıkları şeyle emrolunca bazıları telaşa düştüler ve insanlarla karşı karşıya gelip çarpışmaktan büyük bir korkuya kapıldılar.

“Rabbimiz! Savaşı bize niçin yazdın! Bizi yakın bir süreye kadar ertelesen (bir müddet daha savaşı farz kılmasan) olmaz mıydı? dediler”. Yani, onu farz kılmayı belli bir vakte erteleseydin. Çünkü cihat da kanların dökülmesi, çocukların yetim ve kadınların dul kalması vardır. Bu ayet yüce Allah’ın şu buyruğu gibidir:

“İman etmiş olanlar, keşke cihad hakkında bir süre indirilmiş olsaydı derler. Ama hükmü açık bir süre indirilip de onda savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur (1)”

Hasan-ı Basri diyor ki: Onlara de ki: Dünya menfaati önemsizdir ayetini okudu, sonra şöyle dedi:

Allah, dünyayla değeri kadar arkadaşlık yapan kimseye merhamet etsin. Baştan sona tüm dünyanın misali, kısa bir uykuya dalan ve rüyasında hoşlandığı bazı şeyler gördükten sonra uyanan bir adamın durumundan başka bir şey değildir.

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: 3 / bkz: 222-224

(1- Muhammed Süresi 20. Ayet)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı