Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,6580
EURO
10,1795
ALTIN
488,66
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Gök Gürültülü
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
19°C
SON DAKİKA

Cimrilik

19.04.2020
0
A+
A-

Ölü mezarda kurtlanır ve bütünüyle kurt haline gelir. Sonra kurtlar birbirlerini yiyerek varlıklarını devam ettirirler. En sonunda iki büyük kurt karşı karşıya gelir. Bunlarda birbirlerini yemek için olanca gayretlerini sarf ederler. Sonunda birisi diğerine galip gelir ve onu yer. Fakat sonunda o da tek kalır, yiyecek bir şey bulamadığı için de ölür gider.

İşte bunun gibi bazı kötülükler ve kötü varlıklar da birbirlerini böyle yok ederler. Sonunda yalnız kalan kötü varlık da gıdasız kalacağından açlıktan ölür. Tabi ki kendisiyle birlikte kötülük de ölür. Bu kötü alışkanlıkları ortadan kaldırmakta, ancak onların gıda aldığı, beslendiği şeyleri ortadan kaldırmakla mümkün olur.

O kötü huylar, varlıklarını devam ettirebilmek için bazı şeylerin yapılmasını isterler. İstedikleri olmayınca da kötürüm olur ve ölürler.

Mesela; cimrilik malın elde yığılmasını ve toplanmasını ister.

Malı harcamaya kendini zorlaya zorlaya cimrilik ortadan kalkar ve cömertlik kişinin şahsında alışkanlık haline gelir. Ondan sonrada infak için zorlamaya gerek yoktur. Demek oluyor ki, cimriliğin tedavisinde ilim ve amel başrolü oynuyor.

İlim; cimriliğin zararlarını, cömertliğin faydalarını bilmek, amel ise; cömertliğe alışabilmek için kendini zorlamaktır. Fakat bazen cimrilik kişinin şahsında o derece yerleşir ki; sahibinin ilim sahibi olmasını önlemek için adeta onu sağır eder,körleştirir.

İlim olmayınca, amelde olmayacağı için, cimrilik sahibinde tedavisi imkansız bir hastalık haline gelir. Teşhis edilemeyen veya kullanılan ilaçtan etkilenmeyen hastalıklar böyledir. Bunun çaresi ölümdür. Sofi Şeyhlerinden bir kısmı şöyle bir yol takip etmiştirler

Onlar kendilerine bağlanan müritlerini ıslah edebilmek için, sevdikleri şeyleri onlara yasaklar, elinde bulunanları alıp başkalarına vermek ve değiştirmek suretiyle onları cömertliğe alıştırır.

Mesela; Onu sevdiği ve hoşlandığı odadan ayırarak daha çirkin bir odaya verir. Hoşlandığı elbisesini, seccadesini alır başkasına verir. Böylece ona cömertliği aşılar. Böyle yollarla kendini cimrilikten kurtarmaya çalışmayan kimse, dünyaya alışır ve dünyalıkları sever. Eşyanın çok olduğu nisbette dostu da çok olur. Bu mallarından birini kaybettiği zaman, o mala verdiği değer nisbetinde üzülür. Kendi öldüğü zaman da hepsinin acısını birden duyar.

Çünkü hepsi onun sevgilisiydi. Kendinden alınıp başkalarına verildi.(Böylece o, onlara olan sevgisi yüzünden onlardan ayrılırken, her haliyle acı ve özlem duydu)

Bir gün padişahlardan birine, incilerle işlenmiş, firuzeden bir vazo getirildi. Vazo o kadar mükemmeldi ki, dünyada bir eşine daha rastlamak mümkün değildi. Günün birinde padişah, hakimlerden birine der ki;

Bu vazo hakkında ne dersin?

Hakim der ki; Benim nazarımda bu vazo bir bela ve fakirliktir.

Hükümdar dedi ki; Niçin böyle konuşuyorsun?

Hakim dedi ki: Neden mi? Düşün, bu vazo eğer kırılmış olsa, yapılmasına imkan var mı? öyle ise bela değil de nedir?.Çalınsa arayıp duracaksın. Bu bakımdan da fakirliktir. Çünkü eşi yoktur. Halbuki bu sana gelmeden önce senin için ne musibet ne de fakirlik söz konusu değildi.

Aradan bir müddet geçtikten sonra vazo çalındı mı, kırıldı mı, her ne olduysa padişahın elinden çıktı. Buna çok canı sıkılan padişah dedi ki; Şimdi hakimin doğru söylemiş olduğunu anladım. Keşke onu hiç gönderip de bana göstermemiş olsalardı.

İşte dünyadakiler de aynen böyledir. Dünya, Allah’ın düşmanlarının yegane düşmanıdır. Çünkü onları cehenneme sürükler. Allah’ın dost olan kullarına da düşmandır. Çünkü onlar da dünyalıklara karşı sabırlı olmak zorunda bırakır. Allah’a giden yolları kapadığı için de Allah’ın düşmanıdır.

Dünya, kendine de düşmandır. Çünkü durmadan kendini yer durur. Mal, ancak güvenilir, sağlam koruyucularla korunabilir. Onlar da mal ile elde edilebildiğine göre, onlara altın ve Rumüs (para) vermek zorunluluğu vardır. Mal kendini yiyip bitirdiğinden, bunları bilenler katiyyen mal ile içli dışlı olmaz, mala karşı meyletmez ve hırs duymaz, ihtiyacından fazlasını almaz, ihtiyacını gidermekle yetinip cimrilik etmezler.

Çünkü kendi ihtiyacı için ayırdığı miktar, cimrilik sayılmaz. İhtiyacı olmayan kısmını da yanında toplamayıp dağıtır ve toplamak için kendini yormaz. Bu tıpkı, Dicle nehrine benzer. Herkes oradan kendine yetecek kadarını aldığından kimseye karşı cimrilik etmez.

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz: 740-741

Aşağıdaki konular ilginizi çekebilir. Bakmak ister misiniz?

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    %d blogcu bunu beğendi: