DOLAR
32,8221
EURO
35,1421
ALTIN
2.449,46
BIST
10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

Cinselliği Dış Etkenlerden Korumak

30/05/2024
7
A+
A-
Cinselliği Dış Etkenlerden Korumak

Cinsel hayatın evlilikte karşılıklı tatmin / doyum çizgisi üzerinde yürüyebilmesi için eşlerin birbirlerine sevgi ve saygı duyması lazımdır. Ayrıca cinsellik bakımından yalnızca birbirlerinden faydalanma hakkına sahip oldukları şuurunda olmaları gerekir

Bu duygu ve şuurun sürdürülebilmesi için de aile yuvasının, özellikle dış cinsel etkilerden korunması gerekir.

Korunma ve koruma birinci derecede erkeğin vazifesidir. Çünkü ailenin eşler arasında, nafaka ile yükümlü öncelikli kişisi olduğu için baş sorumlusu odur. Dış ilişkiler, onun tarafından düzenlenecektir.

İslam’ın ilkeleştirdiği istişare, danışma kuralı gereği kadının görüşleri alınacak ve saygı gösterilecek ise de sonuçta koca düzenlemesine öncelik tanınacaktır.

Aşağıda sunacağımız hadis, kadının kocasının şahsında evlilik akdinin, özellikle cinsellik çevresinde yoğunlaşan gereklerine itaat görevini belirlemektedir.

Muaz b. Cebel, Allah’ın Resulünün şöyle buyurduğunu anlatıyor:

Allah’a iman eden kadının, kocasının istemediği kişiyi evine alması ve kocasının evinde bir başka kişiye itaat etme yetkisi yoktur. Kocasının bilgisi dışında sosyal ilişkiler kurma, ayrıca kocasının yatağından uzaklaşıp onu cinsel haklarından yoksun bırakma hakkı da yoktur.

Ailenin cinsel mutluluğu için dış cinsel etkilerden korunma amacıyla yapılması gerekenlere bazı örnekler sunacağız.

  • Olumsuz ortamlar ve arkadaşlar: Erkek kendisini flörte ve sonuçta zinaya düşürecek iş ortamlarından kaçınmalıdır. Haram eğlencelere ve zinaya düşkün kişileri dost edinmekten sakınmalıdır.
  • Kocası tarafından İslami, akli ve ilmî güzelliklere çağrılarak uyarılması gereken kadın da baba, kardeş ve dayı gibi mahremi olanlar dışındaki erkeklerle görüşmelerini gereklilik ölçüsü ile sınırlamalıdır
  • Gerekli olan görüşmelerini de topluma açık alanlarda veya üçüncü şahısların tanık olabileceği ortamlarda yapmalıdır.
  • Evli kadın özgür iradesiyle, İslami ölçülere uygun örtünme emrini hafife alan, ilişkileri zinaya varmasa bile erkeklerle içli dışlı olabilen kadınlarla da sürekli olarak görüşmemelidir.
  • Eşi ile ilişkilerini veya cinsel fantezilerini konu edinerek duygusal sapmalara sebep olabilecek kadınlarla da komşuluk ilişkilerini zaruret prensibine göre ayarlamalıdır.

Açıklanan hususlar gözetilirse cinsel duyguların dışa açılması büyük ölçüde engellenmiş olur.

Cinsel yaşamda televizyon ve basın: Devrimizde canlı çevreler kadar ekili olan, hatta daha da çok tesir edebilen iki çevre vardır:

  • Bunlardan biri televizyon (internet),
  • Diğeri de yazılı medyadır.

Eğer televizyon varsa ve kullanılıyorsa, programlar özenle seçilmelidir. Fizik yapıları kafada ve kalp de yer edecek oyuncuların rol aldığı, cinsel sahneleri içerici programlardan mutlaka sakınılmalıdır

Televizyon programları gibi, okunacak gazete ve dergiler de titizlikle seçilmelidir. İslami iman ve ahlak değerleriyle çalışıcı yazı ve resimleri içeren basın ürünleri evlere sokulmamalıdır

Televizyon ve basın üzerinde hassasiyet gösterilmedikçe ailenin genelde İslami, özelde cinsel ahlakını korumak pek güçtür. Çünkü büyük sanatçılar olarak tanıtılan nice ünlü fahişeler, homoseksüeller, seviciler, ar damarları çatlamış çift şahsiyetli erkekler ve kadınlar, televizyon ve basın yoluyla evlerimize, hatta yatak odalarımıza kadar girebilmektedirler.

Ekranın cazibesine, basım tekniğinin güzelliğine, sistemli ve sürekli propagandaların etkileyici gücüne de sahip kılınan bu seviyesiz insanlar, bizimle dolaylı olarak konuşmakta, haram yaşantılarını, iğrenç maceralarını bize örnek ve imrenilir hayat tarzları olarak sunabilmektedirler. Elbette bu tipler, canlı olarak da, görünüm olarak da evlere sokulamazlar

Özetlenen konularda duyarlı olmak görevimizdir. Çünkü haramlar gibi haramlara sebep olucu işler ve ilişkilerden kaçınılması da Kur’an’ın yüklediği temel görevlerimizdendir. Kaldı ki Kuran, yaratılış düzenini koruyabilen insan doğasının da çirkin bulduğu ve bulabileceği işleri ve çevresel ilişkileri Fevahiş olarak nitelemektedir. “Fevahişe yaklaşmayınız” buyurarak da haram kılmaktadır.

Kadınlaşan erkeklere ve erkekleşen kadınlara lanet etmiştir.

Onların “evlere sokulmamasını emretmiş, hatta onları “şehir dışına” sürmüştür.

O, eşleriyle sevişmeleri ve cinsel birleşmelerini anlatanları da, erkek ve dişi şeytanlara benzetmiştir.

İslam’ın genel ahlak ve cinsel düsturlarından yararlanan İslam bilginleri de, namuslu kadınları ahlakı düşük kadınlarla görüştürmenin haram olduğu ictihadında bulunmuşlardır.

İsam’i yaşayışını sürdürmek ve cinsel mutluluğunu sağlayıp korumak isteyen kişi, açıklanan dış cinsel etkilerden korunma görevini titizlikle üstlenmek mecburiyetindedir.

Kaynak: Ali Rıza Demircan / İslam’a Göre Cinsel Hayat / bkz: 173-176

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.