Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,7594
EURO
10,4069
ALTIN
499,17
BIST
1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Gök Gürültülü
27°C
Bursa
27°C
Gök Gürültülü
Salı Parçalı Bulutlu
30°C
Çarşamba Gök Gürültülü
31°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
SON DAKİKA
Farz ve Nafile İbadetlerin Önemi
Ben Sana Emretmişken Seni Secde Etmekten Alıkoyan Nedir?
Ezan-ı Muhammediye
Allah Var Diyorsun Ondan Sonra Yok Gibi Davranıyorsun
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyorsunuz
Oğlum! Nasihat İstiyordun Al Sana Nasihat
Yetiş Ey Allah’ın Resulü Yıkılıyoruz
Allah Var Diyorsun Ama Yok Gibi Davranıyorsun
Ey İnsanlar…!
Verilen Sözü Yerine Getirmek
Kanaatkar Olmak yada İyilik Yaparım adına Dünya malı Toplamak. Sonuç mu?
Hz Ali’nin oğlu Hz Hasan’a Nasihatleri
Hz Ali’nin Güzel Bir Vaazı
Taharetsiz Namaz Kabul Olur mu?
Secdede Ayakların Yerden Kesilmesi Namaza Zarar Verir mi?
Vakti İyi Değerlendirmek
Çocuğun Anne Baba Üzerindeki Hakkı – Diyanet
Her Nefesin Kıymetini Bilmek
Sahi Ya Ne Oldu Bize?
Namaz Belirli Vakitlerde Müminlere Farz Kılınmıştır
Namaz Dinin Direğidir
Cinsel İlişki Hakkında Bilmeniz Gereken Hususlar
Cinsel İlişkiye Girmenin Amacı ve Gayesi
Namazda Allah’tan Habersiz Olmak
Kerahat Vaktinde Neden Namaz Kılınmaz?
Vakit Namazlarının Geciktirilmesi
Namazın Vacipleri Nelerdir?
Namazlardaki Rekat Sayıları Neden Farklı?
İşçi ve İşveren için Namaz Meselesi
Sahibini Kötülükten Alıkoymayan Namaz Hakkında; Bir Ayet Bir hadis İnceleme
Sorumluluk İsteyen Bir İbadet: Namaz
Kıldığın Namaz Sende Değişikliğe Sebep Olmuyorsa O Namaza Yeniden Başla
Seferi iken Kılınamayan Namazın Kazası Nasıl Yapılır?
Kaç Yaşına Kadar ve Namaz Kılmayan Çocuğun Günahı Kimedir?
Cemaatle Namaz Kılmak
Helal Haram Duyarlılığı Hakkında Vaaz & Diyanet
Kısaca Namazı Bozan Davranışlar & Diyanet
Hangi Vakitlerde Namaz Kılınmaz ve Sebepleri
Namaz Kılarken Her Rekatta Aynı Süreyi Okumak Caiz midir?
Namaz Kılarken Aklımıza Başka Şeyler Geliyorsa
Namaz Neye Benzer?
Namazı Vaktinde Kılmanın Önemi ve Gerekliliği
Uyuma ve Unutma Sebebiyle Kaçırılan Namazın Hükmü Nedir?
Namazı Dosdoğru Kılın Ayeti ve Tefsiri
Namazı Bozan Şeyler Nelerdir?
Namaz Kılan Birisini Güldürmek Günah Mıdır?
Namazın Sünnetleri Nelerdir?
İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?
Namazda Tadil-i Erkanın Hükmü Nedir?
Namazı Huşu İçinde Kılmak
Fe Eyne Tezhebun (Bu Gidiş Nereye?)
Namaza Hazırlık Yapmak ve Şartları
Namaz Kılarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Namazda Şeytandan Gelen Vesvese
Namaz Kılmanın ve Cemaatin Fazileti
Gözümün Nuru, Dinin Direği Namaz
Namaz Konusunda Gevşeklik ve Tembellik Göstermenin Bazı Sonuçları
Salih Bir Amel: Namaz
Hasta Olanlar Nasıl Namaz Kılınır?
Namazda Secdelerden Birisini Unutan Birisi Ne Yapmalı?

Cuma Namazının Şartları

İslam ve Kur'an adlı kardeş web sitemize ulaşmak için Tıklayınız

25.03.2020
0
A+
A-

Cuma Namazının Vücub Şartları Nelerdir?

Erkek OlmakCuma namazı erkeklere farz olup kadınlara farz değildir. Bu konuda bütün fakihler ittifak etmiştir. Fakat kadınlarda camiye gelip Cuma namazını kılsalar, bu namazları sahih (geçerli) olur ve artık o gün ayrıca öğle namazı kılmazlar.

Mazeretsiz Olmak: Bazı mazeretler Cuma namazına gitmemeyi mübah kılar ve böyle bir mazereti bulunan kişiye Cuma namazı farz olmaz. Fakat böyle kimseler de kendilerine Cuma namazı farz olmadığı halde, bu namazı kılarlarsa namazları sahih olur ve artık o gün ayrıca öğle namazı kılmazlar.

Cuma namazına gitmemeyi mübah kılan belli başlı mazeretler

Hastalık, körlük ve kötürümlük, uygun olmayan hava ve yol şartları, korku…

Hürriyet: Hür olmayan kimseler; yani köle ve esirler, fakihlerin büyük çoğunluğuna göre, Cuma namazı ile yükümlü değildir.. Hapiste olan kişilerin, Cuma namazı kılmalarına fiziki şartlar ve bazı imkanların eksikliği dışında bir engel bulunmamaktadır. Mahpusların Cuma namazı kılabilmeleri için fiziki şartların hazırlanması ve gerekli düzenlemenin yapılması istenebilir. Cuma namazı kılınacağı yerin, herkese açık olması şartı, özel durumundan dolayı hapishaneyi içine almaz.

İkamet: Alimlerin büyük çoğunluğuna göre Cuma namazının vacip olması için, kişinin Cuma namazı kılınan yerde ikamet ediyor olması gerekir. Bu bakımdan cuma namazı dinen yolcu sayılan (seferi) kimselere farz değildir. Cuma günü, Cuma namazının vakti girmeden önce yola çıkmakta bir mahsur yoktur. Fakat cuma namazının vakti girdikten sonra namazı kılmadan yola çıkmak mekruhtur.

Cuma Namazı Kimlere Farz Değildir?

Sıhhat: Hasta olduğundan Cuma namazına çıktığı takdirde hastalığının artmasından veya uzamasından korkan kimseye cuma namazı farz değildir. Yürümeye takati olmayan çok yaşlı kimseler de bu hükümdedirler. Hasta bakıcısı da böyledir; eğer camiye gidince hastanın zarar göreceğinden korkuyorsa, ona da cuma namazı farz olmaz.

Gözlerin Ve Ayakların Sağlıklı Olması: Onun için gözleri kör olanlara cuma namazı farz değildir. Böyle körleri cumaya götürüp getirecek kimseler olsa da, İmam-ı A’zam’a göre yine ona cuma namazı farz olmaz. Fakat iki imama göre, her iki gözü görmeyen kimseyi camiye götürüp getirecek bir adam varsa, o zaman böyle körlere de cuma farz olur. Kötürüm veya ayakları kesilmiş olan kimselere cuma namazı farz değildir. Kendilerini yüklenecek kimseleri bulunsa da hüküm aynıdır.

Cuma Namazının Sıhhat Şartları Nelerdir?

Vakit: Cuma namazı öğle namazının vaktinde kılınır. Bu vakit çıktımı, artık cuma namazını kılmak veya kaza etmek caiz olmaz. O günün öğle namazı da kılınmamışsa, yalnız onu kaza etmek gerekir. Cuma namazı kılınmakta iken vakit çıkacak olsa,yeniden öğle namazını kaza olarak kılmak gerekir. İmam Malik’e göre,cuma namazı; cuma namazı öğle vakti çıktıktan sonra da kılınabilir. İmam Ahmed’den bir rivayete göre de, cuma namazı zeval vaktinden önce de kılınabilir.

İzin: Hanefi fıkhında cuma namazı için izin denildiğinde iki şey anlaşılır;

a-► Devlet başkanı veya vekil tayin ettiği kimsenin yada salahiyetli bir makamın cuma namazı kıldıracak şahsa izin vermesidir (İmamlar)

b-► Namaz kılınacak olan mekana herkesin girebilmesine izin verilmesidir (Camiler)

Hanefi mezhebi haricindeki mezhepler cumanın sahih olması adına böyle şartlar ileri sürmüşlerdir. Kaldı ki Hanefi mezhebi de bunu cumanın edasının şartları arasında saymıştır.

Hutbe: Cuma namazının sıhhat şartlarının birisinin de hutbe olduğu hususunda fakihler görüş birliği içindedirler. Hutbe; birilerine hitap etme, bir şeyler söyleme demektir. Haftada bir gün bir mekanda toplanmış olan müminlerin başta dini konular olmak üzere, onların hayatlarını kolaylaştıracak, ilişkilerini uyumlu hale getirecek her konuda aydınlatılması bir hutbe bir vesile ve bir fırsattır.

Hutbe esasen bu amacı gerçekleştirmek için düşünülmüştür, bu sebeple cemaatin bilip anladığı bir dille irad edilir. Cuma namazının bir parçasını teşkil eden hutbenin varlığı, fıkhen geçerliliği veya en güzel şekilde ifası için bazı şartlar aranır. Bunlar ilmihal dilinde; hutbenin rukünları, şartları ve sünnetleri olarak anılır.

Cami: Bir yerleşim yerinde birden azla camide cuma namazı kılınıp kılınamayacağı hususunda farklı görüşler vardır. Bütün mezhepler, bir şehirde kılınan cuma namazının mümkün olduğunca bir tek camide kılınması gerektiği üzerinde durmuşlardır.

Cuma, toplanma, bir araya gelme manalarına geldiğinden, bu şartta esasen toplanma, bir araya gelme ve bu şekilde birlik ve beraberlik ruhunun kuvvetlendirilmesi, kuvve-yi maneviyenin takviye edilmesi gayesi vardır. Bu manayı ve ruhu her zaman canlı tutmak gerekmekle birlikte, günümüzde çok büyük sahalarda insanların yaşadığı şehirler göz önüne alındığında, cuma namazının bir veya birkaç yerde ihtiyacı karşılayacak bir camide kılınması mümkün gözükmemektedir.

İmam-ı Azam hazretlerinin bu konuda nakledilen iki görüşten birine göre,

Bir şehirde bir yerde Cuma namazı kılınabilir; diğerine göre ise bir şehirde birden fazla yerde Cuma namazı kılınabilir.

İmam Muhammed, bunlardan ikincisini benimsemiştir. Ebu Yusuf’a göre ise, şehrin ortasından nehir geçip de şehri ikiye bölüyorsa veya şehir zayıf ve yaşlı kimselerin cuma kılınan camiye gelmelerini zorlaştıracak ölçüde büyük bir şehirde iki yerde cuma namazı kılınabilir. Böyle bir durum söz konusu değilse sadece bir yerde kılınır.

Netice itibariyle Hanefi mezhebinde fetvaya esas olan yaklaşıma göre, bir şehirde birden fazla cami bulunması halinde bütün camilerde cuma namazı kılınabilir.

(Şafii mezhebine göre bir şehirde birden fazla cami bulunsa bile, birden fazla yerde kılmayı zorunlu kılan sebepler olmadıkça bir camide Cuma namazı kılınabilir. Şehir çok büyük olur ve bir camide kılmak mümkün olmazsa ihtiyaç durumuna göre birden fazla yerde cuma namazı kılınabilir).

(Maliki mezhebinde tercih edilen görüşe göre, Şafii mezhebinde olduğu gibi birden fazla yerde kılmayı mecburi kılan sebepler olmadıkça bir şehirde sadece camide Cuma namazı kılınır. Hanbellilerin yaklaşımı da aynı şekildedir.

Şehir: İslam bilginleri Cuma namazı kılınacak yerin şehir veya şehir hükmünde bir yerleşim birimi olmasını şart koşmuşlardır. Fakat bu şartların ayrıntıları hususunda görüş ayrılıkları vardır;

Hanefi mezhebinin klasik fıkıh kaynaklarına göre, Cuma namazı kılınacak yerleşim biriminin şehir veya şehir hükmünde bir yer olması yada böyle bir yerin civarında bulunması gerekir. Bir yerleşim yerinin hangi durumda şehir hükmünde sayılacağı hususunda farklı rivayetler bulunmaktadır.

Bir kısım alimlere göre bu kriter Cuma kılmakla mükellef olan insanları o yerleşim yerinin en büyük camisinin almamasıdır. Bazı alimlere göre de ‘bir yönetici olan yerleşim birimi’ kriter kabul edilmiştir.

Şehrin civarı yani zikredilen şartlardaki yerleşim birimlerinin yakınlarında bulunan mezarlık, atış alanları ve çeşitli gayelerle toplanmak için hazırlanan sahalar ve uzaklıktaki yerler,şehirden sayılır.

Cuma Namazı En Az Kaç Kişi Olmalıdır?

Kaynaklarda geçen bu şehir ifadesinin günümüzde, büyük veya küçük yerleşim birimi olarak anlaşılması gerektiği, bu bakımdan farzı eda edecek sayıda yerleşik cemaatin ikamet ettiği köy, belde gibi bütün yerleşim alanlarında Cuma namazının kılınabileceği alimler tarafından kabul edilmektedir.

Şafii mezhebine göre, cuma namazının insanların devamlı oturdukları bir şehir veya köyün sınırları içinde kılınması gerekir.

Malikilere göre cuma namazı kılınacak yerin, insanların devamlı oturdukları şehir, köy vb bir yerleşim birimi veya bunların civarında bir yer olması gerekir.

Hanbellilere göre, cuma namazının kılınabileceği yerin en az kırk kişinin devamlı olarak oturduğu yer olması şarttır.

Cemaat: Cuma namazı ancak cemaatle kılınan bir namaz olup, münferiden yani tek başına kılınamaz. Cuma namazı için cemaatin en az miktarı, imamdan başka üç kişidir. İmam Ebu Yusuf’a göre, imamdan başka iki kişidir.İmam Malik’den bir rivayete göre otuz, İmam Şafii ile İmam Ahmed’in mezhebine göre de kırk kişidir.

Cemaatin aklı yerinde ve erkek olması ve en az bu üç kişinin birinci secdeye kadar hazır bulunması da İmam-ı A’zam’a göre şarttır. Buna göre; yalnız kadınların veya çocukların cemaatiyle veya birinci secdeden önce dağılıp da azınlıkta kalan cemaatle cuma namazı kılınmaz.

Cemaatin bulunması İmam Yusuf ve İmam Muhammed’e göre iftitah tekbirine kadar şarttır. İmam Züfer’e göre, hiç olmazsa ka’dede teşehhüd miktarı duruncaya kadar cemaatin hazır bulunması şarttır. Cemaat bundan önce dağılacak olsa, geriye kalan bir veya iki kişinin öğle namazını kılması gerekir. Cemaatin, mükin veya hür olmaları şart değildir. Öyle ki, yolcu (seferi) veya köle olan bir Müslüman cuma namazını kıldırabilir.

Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz: 364-369
Ömer Nasuhi Bilmen / Büyük İslam İlmihali / bkz: 157

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.