Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,6023
EURO
10,2687
ALTIN
493,11
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Mevzi Sağanak
30°C
Bursa
30°C
Mevzi Sağanak
Perşembe Mevzi Sağanak
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Pazar Parçalı Bulutlu
31°C
SON DAKİKA
Farz ve Nafile İbadetlerin Önemi
Ben Sana Emretmişken Seni Secde Etmekten Alıkoyan Nedir?
Ezan-ı Muhammediye
Allah Var Diyorsun Ondan Sonra Yok Gibi Davranıyorsun
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyorsunuz
Oğlum! Nasihat İstiyordun Al Sana Nasihat
Yetiş Ey Allah’ın Resulü Yıkılıyoruz
Allah Var Diyorsun Ama Yok Gibi Davranıyorsun
Ey İnsanlar…!
Verilen Sözü Yerine Getirmek
Kanaatkar Olmak yada İyilik Yaparım adına Dünya malı Toplamak. Sonuç mu?
Hz Ali’nin oğlu Hz Hasan’a Nasihatleri
Hz Ali’nin Güzel Bir Vaazı
Taharetsiz Namaz Kabul Olur mu?
Secdede Ayakların Yerden Kesilmesi Namaza Zarar Verir mi?
Vakti İyi Değerlendirmek
Çocuğun Anne Baba Üzerindeki Hakkı – Diyanet
Her Nefesin Kıymetini Bilmek
Sahi Ya Ne Oldu Bize?
Namaz Belirli Vakitlerde Müminlere Farz Kılınmıştır
Namaz Dinin Direğidir
Cinsel İlişki Hakkında Bilmeniz Gereken Hususlar
Cinsel İlişkiye Girmenin Amacı ve Gayesi
Namazda Allah’tan Habersiz Olmak
Kerahat Vaktinde Neden Namaz Kılınmaz?
Vakit Namazlarının Geciktirilmesi
Namazın Vacipleri Nelerdir?
Namazlardaki Rekat Sayıları Neden Farklı?
İşçi ve İşveren için Namaz Meselesi
Sahibini Kötülükten Alıkoymayan Namaz Hakkında; Bir Ayet Bir hadis İnceleme
Sorumluluk İsteyen Bir İbadet: Namaz
Kıldığın Namaz Sende Değişikliğe Sebep Olmuyorsa O Namaza Yeniden Başla
Seferi iken Kılınamayan Namazın Kazası Nasıl Yapılır?
Kaç Yaşına Kadar ve Namaz Kılmayan Çocuğun Günahı Kimedir?
Cemaatle Namaz Kılmak
Helal Haram Duyarlılığı Hakkında Vaaz & Diyanet
Kısaca Namazı Bozan Davranışlar & Diyanet
Hangi Vakitlerde Namaz Kılınmaz ve Sebepleri
Namaz Kılarken Her Rekatta Aynı Süreyi Okumak Caiz midir?
Namaz Kılarken Aklımıza Başka Şeyler Geliyorsa
Namaz Neye Benzer?
Namazı Vaktinde Kılmanın Önemi ve Gerekliliği
Uyuma ve Unutma Sebebiyle Kaçırılan Namazın Hükmü Nedir?
Namazı Dosdoğru Kılın Ayeti ve Tefsiri
Namazı Bozan Şeyler Nelerdir?
Namaz Kılan Birisini Güldürmek Günah Mıdır?
Namazın Sünnetleri Nelerdir?
İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?
Namazda Tadil-i Erkanın Hükmü Nedir?
Namazı Huşu İçinde Kılmak
Fe Eyne Tezhebun (Bu Gidiş Nereye?)
Namaza Hazırlık Yapmak ve Şartları
Namaz Kılarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Namazda Şeytandan Gelen Vesvese
Namaz Kılmanın ve Cemaatin Fazileti
Gözümün Nuru, Dinin Direği Namaz
Namaz Konusunda Gevşeklik ve Tembellik Göstermenin Bazı Sonuçları
Salih Bir Amel: Namaz
Hasta Olanlar Nasıl Namaz Kılınır?
Namazda Secdelerden Birisini Unutan Birisi Ne Yapmalı?

Dünya Hayatı ve Zamanı Yanlış Değerlendirmek

İslam ve Kur'an adlı kardeş web sitemize ulaşmak için Tıklayınız

01.03.2020
0
A+
A-

“Andolsun o hızlı hızlı koşanlara, Sonra o çarparak ateş saçanlara, Sonra sabahleyin baskın verenlere, O esnada tozu dumana katanlara, Sonra onunla bir topluluğun ortasına girenlere andolsun ki, Gerçekten insan, Rabbine karşı çok nankördür!, Kendisi de buna şahittir (1)”.

Çünkü “Dünyalıklarla böbürlenmek, oyaladı sizleri (2)”. “Hayır (geçici dünya zevklerine bağlanmak doğru değil, sakının bundan) ileride bileceksiniz! (3)”. “Azana ve dünya hayatını ahirete tercih edene, şüphesiz cehennem tek barınaktır (4)”. O “…alevli ateşe girecektir (5)”.

“Evet, evet! İleride bileceksiniz!. Sakının bundan! Eğer kesin bir tarzda (ilmel yakin) bilseydiniz böyle yapmazdınız. Siz cehennemi göreceksiniz. Evet, evet onu mutlaka gözlerinizle göreceksiniz!. Sonra andolsun ki: O gün her nimetten muhakkak sorulacaksınız (6)”.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in: “Şükrünü eda edebileceğin az mal, eda edemeyeceğin çok maldan hayırlıdır” buyruğu da bir nevi buna işaret teşkil etmektedir.

“Yüce Allah: ‘Allah’ın kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır (8)’.  Yani, cimri kimse mal biriktirmenin kendisine bir faydasının dokunacağını sanmasın. Bilakis o, dinine zararlıdır. Bazen dünyasına da zararlı olur. Sonra yüce Allah biriktirdiği malın kıyamet günündeki akıbetini bildirerek şöyle devam etmektedir: Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır (9)”.

Allah Resulü (s.a.v)’nün şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: ‘Dünyanın eksikliği ahiretin fazlalığı, dünyanın fazlalığı ise ahiretin eksikliğidir’ Buna göre her kime dünyada fazla bir şey verilirse, bu verilen onun ahiretteki makamını etkileyecektir. Allah Tealanın Kerim olması da bunu engellemez.

Senin ısrarla istemen ve bu ısrarının sonucu olarak Allah Tealanın bu isteğine cevap vererek istemiş olduğun dünyalığın, malın, mülkün, paranın, servetin, çoluğun, çocuğun, eşin (evlenme) gibi hususları sana nasip etmesi kim bilir bunlar belkide senin için bir hayır değil şerdir Ama sen ısrarla bunları istersen ve bunlara rağbet gösterirsen bu seferde Rabbini yadetmeyi, anmayı unutacağın için bunların hepsi senin helak sebebin olacaktır ki bazı hususları evlenmekle ilgili meselelerde değineceğim için şuanda es geçiyorum.

“(Emevi Halifesi) Süleyman b.Abdülmelik’in ilk konuşması şu idi: Dilediğini yapan, dilediğini yükselten, dilediğini alçaltan, dilediğine veren, dilediğine vermeyen Allah’a hamdolsun. Şüphesiz dünya aldanma yurdudur, batıl süslenmiş ve yerini ahirete bırakacak bir konaktır. Dünya ağlayanı güldürür, güleni ağlatır, emniyet hissedeni korkutur, korkana emniyet verir, malı mülkü olanı muhtaç eder, fakir olanı da mala boğar. İçindekileri evirir çevirir, onlarla oynaşır.

Ey Allah’ın kulları!

Allah’ın kitabını rehber edinin, onun verdiği hükme razı olun, onu kendinize önder edinin. Şüphesiz Kur’an kendisinden önceki kitapları neshetmiştir, onu ise başka bir kitap neshetmeyecektir. Ey Allah’ın kulları! Amel edin. Çünkü bu Kur’an şeytanın kurduğu tuzağı ve hileyi bertaraf eder, kaybolmaya yüz tutan geceyi sabah aydınlığının izale ettiği gibi (10)”

Allah Resulü (s.av) kendisine gelen bir heyete imanınızın alameti nedir? diye sorunca şu karşılığı vermişlerdi: Belada sabır, rahatlıkta şükür, kazaya rıza ve düşmanların başına çöken belaları sevinmeyi terketmekte. Onların bu cevabı üzerine Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu:

Eğer sizler böyle kimselerseniz, yemeyeceğiniz şeyleri toplamayın, oturamayacağınız evler yapmayın ve bırakıp gideceğiniz şeyler için yarışmayın şeklinde cevap buyurmuşlardır

Bir başka bir hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmuşlardır: Her kim Kelime-i Tevhid ile gelir ve ona bir şey karıştırmamış olursa cennet ona farz olur. Ali (kv) ayağa kalktı ve Anam babam sana feda olsun ey Allah Resulü, ona bir şey karıştırmamış olmayı bize açıkla dedi.

Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v) Dünya sevgisi, ona talep etme ve ona tabi olma. Bir kavim vardır ki onlar, peygamberlerin söylediklerini söyler, ama zorbaların yaptıklarını yaparlar. İçinde bu tür unsurlar bulunmayan bir Kelime-i Tevhid ile gelene cennet farz olmuştur buyurdu.

Peki bizler ne yaptık, ne kazandık, ne kaybettik veyahut da kazandığımızı kimin için kazanıp kimin için harcadık. Dilimiz baldan tatlı ama yaptıklarımız öldürücü bir zehir gibi. Dini konularda söylenenleri söylemekten geri durmayız ama yapılanları yapmaktan o kadar aciz bir durumdayız ki, belkide halimize anıran eşekler, gökte uçan kargalar bile gülüyor ve bize lanet okuyor. Orasını ancak Allah bilir.

Oysa “Kalbi olan kimse, onu bozulmaktan korur, değişmesinden ve rıza-i ilahiden uzaklaşmasından endişe eder, onun ıslah ve irşadı için gayret sarfeder. Kalbi olmayan kimse ise, hevanın karanlıklarında bocalayıp durur. Kim bilir yüzüstü düşer de hem dünyayı, hem de ahiretini kaybeder. Yada dünyadan razı olarak ehli dünya ve Allah Tealanın ayetlerine karşı ehli gaflet saflarına katılır (11)”. Ancak biliniz ki “Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mülkü kendisine ait olan Allah ne yücedir! (12)”

“Allah kullarını esenlik yurduna çağırıyor (13)” ve artık bana gel diyor ama gel gör ki kararmış kalpler, körelmiş gözler ve duymayan kulaklar birer gaflet ehlinden olduğu için ve tamamen benliğini dünyaya, dünya malına yada dünya zevklerine kaptırdığı için ne çağıranı duyuyor, ne kılavuzu görüyor nede hakikatleri anlamak için Allah Tealanın bahşettiği aklı kullanıyor.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v): 

Şüphesiz dünya tatlı ve caziptir. Şüphesiz Allah nasıl ameller işleyeceğinizi görmek için sizi oraya yerleştirmiştir.

Öyleyse dünyaya karşı dikkatli olun, kadınlara karşı dikkatli olun. Zira İsrailoğullarının ilk fitnesi (ayaklarının kayması) kadınlar hakkında olmuştur buyurmaktadır. Zira başka bir hadis-i şeriflerinde ise Peygamber Efendimiz (s.a.v): Dünya evi olmayanın evi, malı olmayanın malıdır. Aklı olmayan, dünyayı dünya için toplar buyurmuşlardır.

Yani iş sizin dediğiniz gibi dünyayı dünya için değil, dünyada ahiret için toplayacaksın. Nitekim Tebbet Süresinde geçtiği üzere ne malı ona fayda verdi, nede kazandığı ayet-i celilesinde geçen kazandığından kastın çocukları olduğu şeklinde tefsir edilmiştir.

Siz çocuğunuza Allah’ı tanıtmayın, kitabını öğretmeyin, Peygamberini anlatmayın, emir ve yasaklarına riayet etmemekten sakındırmayın, ondan sonra da ben eşimin, çocuğumun rızkını kazanıyor, ibadet ediyor, onun için para biriktiriyorum diyerek hem kendinizi hemde aile efradınızı bir nevi cehennemin tutuşturucusu, odunu yapıyorsunuz.

“İsa (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmektedir: Dünya ben doğmadan önce vardı, ben vefat ettikten sonra da olacak. Ben bu dünyada sayılı günler geçireceğim. Yaşadığım günlerde bahtiyarlığa erişemezsem ne vakit erişeceğim.

Nitekim Ahmed b. Hanbel: 

Dünya amel yurdu, ahiret ise mükafat yurdudur. Burada çalışmayan orada pişman olacaktır.

Pişman olmak istemiyorsanız eğer, geçen geçmiştir, olan olmuştur, her ne kadar geçmiş için pişmanlık duyacak olsan da geleceğini de ağlayarak geçirirsen bu sefer yetiştiğin gün geçirdiğin günler içinde pişman olacak ve hayatını bir hiç uğruna pişmanlıkla, ahla, vahla geçireceksin ki bunun da kimseye bir faydası olmayacaktır.

Madem nefes alıyorsun ve yaşıyorsun, sağlığın sıhhatin yerinde bir an önce Allah’ın buğzettiği dünyaya sarılmaktan vazgeç ve biran önce Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmeye bak. Aksine son pişmanlık fayda vermeyecektir vesselam…!!!

Kaynak: İsmail Ekinci

(1-Adiyat Süresi 1-7. Ayet) (2-Tekasur Süresi 1. Ayet) (3-Tekasur Süresi 3.  Ayet) (4-Naziat Süresi 37-39. Ayet) (5-Tebbet Süresi 3. Ayet) (6-Tekasur Süresi 4-8. Ayet) (8-Al’i İmran Süresi 180. Ayet) (9-İbn Kesir/ Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:2 / bkz: 587) (10-İmam Beyhaki / Kitabü’z Zühd / bkz: 45) (11-Ebu Talib El-Mekki / Kutü’l-Kulub / C:2 / bkz: 393) (12-Zuhruf Süresi 85. Ayet) (13-Yunus Süresi 25. Ayet)

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.