Dünya Hayatı ve Gerçeği

Dünya Mümine Zindan Kafire Cennettir

sponsor

İnsan ruhunun hakikatini bilmeyen kimsenin, ahiretin ahvalini basiret üzere bilmesi mümkün değildir. Nitekim insan kendi nefsini bilmeden Allah Tealayı bilmesi mümkün değildir. O halde nefis marifeti, Allah Tealayı ve ahireti bilmenin anahtarıdır. Dinin aslı da Allah Tealaya, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmaktır.

Şimdi düşün ki kendini bilmeyen, özünün sürekli kalacağına inanmayan ve bütün arzularını ve sevdiklerini dünyada arayan bir kimse, dünyadan ayrılıp sevgilisinin ayrılık acısına ve azabına yakalandığına memnun olur mu ?

Nitekim Peygamberimiz (s.a.v) buyurur ki:

Sevdiğini istediğin kadar sev,şüphesiz ondan ayrılacaksın

Fakat mahbubu ve matlubu Allah Teala olan, dünya ve dünyadakiler zıddı ve düşmanı olan; dünyadan ancak yeteri kadar azığını alan kimse, dünyadan göç ettiğinde dert, bela,acı ve azaptan kurtulduğuna şüphe eder mi? Bu dereceyi idrak eden kimse, kabir azabının dünya ehline muhakkak olup takva ehline olmamasında zerre kadar şüphesi kalmaz. Bu anlattıklarımızdan bu hadisin manası anlaşılıyor ki:

Dünya, mü’minin zindanı,kafirin cennetidir

Ölüm; mal, servet, çoluk-çocuk ve dünya malı olan her şeyi yağma edip, insanı yalnız ve kimsesiz bırakır.

İşte ölümün manası budur.

O halde;

Herkesin azap ve rahatı, dünyadan uzak kalmasının ve ona bağlı olmasının miktarına göredir. Dünyada geniş imkanlara sahip olan ve kendini tamamıyla dünyaya vermiş kimsenin azabı gayet ağır olur. Nitekim Allah Teala buyurur ki:

Bu (azap) dünya hayatını ahiret hayatına tercih ettikleri içindir (Nahl’107)’

Aşağıdaki konular ilginizi çekebilir. Bakmak ister misiniz?

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı