Dünya Hayatı ve Gerçeği

Dünyada Yolcu Gibi Olmak

sponsor

İnsanın Nereden Gelip Nereye Gittiğinin Açıklanması Ve Beyanı Hakkında: Dünyanın insan için zevk alınan ve insanın ıslahı ile uğraştığı mevcut maddelerden ibaret olduğunu bil. Bir kısım insanların zannettiği gibi dünya sadece mevcut olan maddelerden veya insanın kısmeti olan yahut insanı uğraştıran şeylerden ibaret değildir.

Yüce Allah buyuruyor ki; 

İnsanların yeryüzünde hangisinin daha güzel amel işlediğini imtihan için Biz yeryüzünde olan şeyleri yer halkına bir süs yaptık (Kehf Süresi 7)

Yer; Ademoğulları için yapılan bir döşek, bir beşik ve durulacak yerdir. Dünyada bulunan şeyler de yine Ademoğlunun yeme, içme ve evlenme ihtiyacını gidereceği şeylerdir. Aslında yeryüzünde bulunan maddeler üç kısıma ayrılır;

1→ Madenler

2→ Bitkiler

3→ Canlılar

İnsanoğlunun bitkileri isteyişi, yemek ve ilaç olarak kullanmak içindir. Demir, bakır ve buna benzer maddelerden bir bölümü de kab, araç ve aletler yapmak için kullanılır. Altın ve gümüş gibi diğer bir bölüm madenlerde para ve diğer gayelerle kullanmak için istenir. Canlılara gelince bunlarda iki bölümde mütaala edilir

1→ Hayvanlar

2→  İnsanlar

Hayvanlar etleri yenmek ve binek olarak kullanılmak için aranır. İnsanlarda çalışmak, işçi olarak çalıştırılmak, kadınlarda kendilerinden faydalanılmak için aranır. Ayrıca gönüllerini fethedip kalplerine saygı ve sevgi yerleştirmek için de insanlar aranır. İşte dünyanın ibaret olduğu maddeler bunlardır.

Yüce Allah buyuruyor ki;

Kadınlara karşı şehvet, evlat, biriktirilmiş altın ve gümüş, cins atlar, hayvanlar ve ekinlere karşı düşkünlük, insanların hırsını tahrik eder. Bunlar dünya hayatının geçici menfaatleridir. En güzel mekan, Allah katındadır (Al’i İmran Süresi 14)

Yer ve yerde bulunan şeyleri, yüce Allah yukarıdaki ayette toplamıştır. Bu sayılanlardan kadın ve çocuklar insanlardan, altın ve gümüş madenlerden, at ve koyunlarda hayvanlardandır. Hars ve ekin ise nebattandır.

Dünyayı meydana getiren maddeler bunlardır.

Ademoğlunun dünya ile olan ilgisi iki yöndedir

Kalbidir: Dünyalığı sevmek, köle gibi ona bağlanmak ve ona muhabbet göstermektir. Kalbin dünya ile olan bütün nitelikleri bu şekilde ortaya çıkar. Bunlar kibir, ihanet, çekememezlik, gösteriş, kendini beğenmek, kötü zan, yaltaklık etme, övmeyi sevme ve yücelik iddiasında bulunma gibi niteliklerdir. Daha önce anlatılanlara zahiri dendiği gibi, buna da batıni (gizli, kapalı) dünya derler.

Bedenidir: Buda kendine ve başkalarına faydalı olabilmek gayesiyle zikredilen maddelerin ıslahı ve düzeni ile meşgul olmaktır. Çeşitli sanat kolları buna dahildir. İşte insanoğlunun, kendini ve yaratanını unutması, nerden geldiğini nereye gideceğini bilememesi bu iki ilginin etkisiyledir. Yani kalbin dünyayı sevmesi, bedenin dünyalık şeyleri elde etmeye çalışmasındandır.

İnsanoğlu kendini ve yaratanı olan Allah’ı dünyanın yaratılmasındaki hikmet ve gizliliği idrak edebilseydi, dünya adını verdiğimiz bu maddelerin kendini Allah’a ulaştıracak bir binek vazifesi gördüğünü anlardı.

Hac yolunda binilen devenin yemsiz, susuz ve çulsuz duramayacağı gibi, Allah yolunda binek olarak bindiği bedeni de yemeden, içmeden, giymeden edemez ve evsiz duramaz.

Bütün dünyalık da zaten bunun içindedir. Dünyada insanın kendini ve yaradılış gayesinin ne olduğunu unutup, dünyalık elde etmekte ısrar etmesi, Hac yolundaki adamın bindiği devesini süslemesi, yem ve bakımıyla uğraşıp Hacca gittiğini unutup topluluktan geri kalması ve sonunda çölde yalnız başına kalıp hem kendinin hem de devesinin yırtıcı hayvanlara yem olması gibidir. Eğer Hacca giden aklı başında ise, devesinin acil ve gerekli ihtiyaçlarını temin eder ve aklı fikri hacda olduğu için gecikmeden yoluna devam eder.

Ahiret yolcusu da aynen böyledir. Eğer akıllı ise, sadece bedenine gerekli olan şeyleri ile uğraşır. Esasında bedene ihtiyaç duyduğu şeyleri dahil etmekte veya çıkarmakta fark yoktur. İkisi de gerekli ihtiyaçtır. Nasıl ihracı mecburi hallerde ise, dahil edilmesinde de hüküm aynı olmalıdır. Midesine (yediği yemeklere) verdiği önem ne kadar çok olursa, sonuç çıkardığıdır.

İnsanları en çok uğraştırıp Allah yolundan alıkoyan midesidir. Yemek bir zarurettir. Mesken ve giyim daha sonra gelir.

Şayet insanlar bu maddelere olan ihtiyacın sebeplerini bilip işi gerekli olan kısma ayırsaydılar, benliklerini dünya uğraşı kaplamazdı. Dünyayı ve onun yaratılış hikmetini bilemedikleri için dünya, onları kapladı ve bu sevgi onlara yerleşti. Uğraş üzerine uğraş onları kapladı ve bu sevgi onlara yerleşti. Uğraş üzerine uğraş onları geciktirdi. Böylece onlar, asıl gayeyi unutarak çölde yapayalnız kaldılar.

Biz burada dünya meşgalesi, buna ihtiyaç duyulmasının nedenini ve insanların gayeleride nasıl yanıl yanıldıklarını bütün açıklığı ile anlatalım ki dünya işlerinin insanı Allah yolundan nasıl saptırdığını ve sonlarını kendilerine nasıl unutturduğunu bildirmiş olalım. Dünya işlerinden olan ticaret, san’at ve insanların bunlara yönelmesi bütünüyle bu işe dalmalarının sebebi, onların üç şeye duydukları ihtiyaçtandır.

1→ Yiyecek

2→ Giyecek

3→ Mesken, insanoğlu bunlara muhtaçtır.

Yiyecek bedenin gıdasıdır ve onun yaşamını devam ettirmesini sağlamak içindir. Giyecek, sıcak ve soğuktan ,dış etkilerden korunmak ve Allah’ın kapanmasını emrettiği yerlerin görünmemesi içindir. Mesken; sıcak ve soğuktan korunmak için olduğu gibi, kendini ve malına gelecek diğer tehlikelere karşı savunmak içindir.

İnsanoğlu yaratılıştan medenidir, yalnız yaşayamaz. Topluma ihtiyacı vardır. Buda belirli iki sebebe dayanır;

1→ Neslin devamıdır. Bu en küçük topluluk olan karı-kocanın birliği ile başlar

2→ Yeme, giyme, çocuk terbiyesi, ev yapımında karşılıklı yardımlaşma ihtiyacıdır. Karı-kocanın birleşmesi, Allah’ın takdiri ile çocukları meydana getirir. Bir insanın, hem geçimini temin etsin, hemde çocuk bakması zordur. Bu bakımdan ailenin olması gereklidir. Fakat bu da yeterli değildir. Aileler de yalnız başına yaşayamazlar.

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz: 645-648

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı