Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,6580
EURO
10,1795
ALTIN
488,66
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Gök Gürültülü
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
19°C
SON DAKİKA

Fecr Süresi Hakkında Bilgi

04.04.2020
0
A+
A-

Fecr Süresi Mekki bir süredir

Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin ikinci yılında, iki bölüm halinde indirilmiştir. Tamamı 30 ayetten oluşan bu süre, adını birinci ayetindeki tan yerinin ağarması anlamına gelen ‘fecr‘ kelimesinden almıştır. Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 10, Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre ise 89. süredir.

Gaflet batağından ve aldanış kuyusu olan dünyadan marifetin zirvesine, huzur ve saadetin üst noktasına yükselen kimselere şu husus gizli kalmaz: İnsanın imkanı varlığının dar ve sınırlı alanından kurtulup ilahi boyutun engin fezasına doğru yükselmek ancak karşı konulması mümkün olmayan ilahi bir cezbe ile sağlanabilir. Zira insandaki hayvani ve ilkel dürtü ve yetiler insanın vehim ve hayalinin misal alemine erişmesine ve orada tasarrufuna engel olur. Vahim ve hayali atıl hale getirir. Yine bu ilkel dürtü ve yetiler insanın ilm-i ilahiden kaynaklanan fıtri aklının da önüne perde olur. İnsanın fıtrı aklı beşeri hafızayı kullanmak suretiyle ve insandaki zahiri ve batıni hislerin önündeki hicapların kalkmasıyla levh-i mahfuzun kandilinden istifade ederek aydınlanır. Ayrıca bu akıl insanın batıni hislerinden olan vehim gücünden (kuvve-i vehime) ve tahayyül gücünden (kuvve-i muhayyile) de yardım alır. İnsanın bu iki batıni yetisi aynı zamanda sürekli kötülüğü emreden İblis’in ordularındandır.

Hiç şüphesiz bu manevi yükseliş ancak ve ancak iradi mevt sayesinde beşeri vasıfların gereklerinden kurtulup benliğin dönüşümünden sonra kolaylaşır ve mümkün hale gelir. Bu manevi yücelme çeşitli ledünni irfan ve hakikatleri doğuran ve saf tevhid şarabından elde edilen ilahi yükümlülüklerin dayanağı olan manevi rabıta ile irtibatlı olmaya bağlıdır ve fıtrı temayül ile gerçekleşir.

Gerçekleri göremeyen ve olayları hep görünen yüzüyle değerlendiren kimse, kendisine imtihan maksadıyla verilen zenginliği sadece övünç ve gurur malzemesi yapar ve onlarla imtihan edildiğini hiç düşünmez. O, rızkı artırıldığında Rabb’i tarafından yüceltildiğini, rızkı daraltıldığı zamansa Rabb’inin kendisini aşağıladığını söyler. Ne yazık ki o ‘Allah bana verdi ama ben ne yaptım; nimete şükran borcumu ödedim mi? Rabb’imin rızası için bir yoksulu, bir yetimi doyurdum mu? İnsanlığın hayrına bir şey yapabildim mi? Bunların hesabı bir gün bana sorulur mu’ demez.

Hz Peygamber’e ve Kur’an’a kulak vermeyenlerde, ancak kıyamet kopup mizan kurulup Rab’lerinin huzuruna hesap vermek üzere çıkarıldıkları zaman şafak atacaktır. Onların akılları başlarına gelecek, ama iş işten geçmiş olacaktır. Allah’ı zikir ile tatmin olup huzura kavuşan müminlerse, her insana nasip olmayan ve değeri dünyalarla ölçülemeyecek şu güzel hitaba muhatap olacaklardır: ‘Ey ikna olup kemale ermiş nefis’ Sen O’ndan razı, O’da senden razı olarak dön Rabb’ine; haydi katıl seçkin kullarımın arasına ve gir cennetime’.

Kaynak: M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: 1 / bkz: 109-110

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    %d blogcu bunu beğendi: