Yalan-Gıybet-Dedikodu

Gıybet Etmenin Caiz Olduğu Yerler

sponsor

Başka birinin hata ve kusurlarını sayıp dökmeye izin, onların açıklanmasıyla ulaşılacak iyi bir gaye ve hedefin bulunmamasına bağlıdır. Gıybetin günah olmaması, meşru özürlerin bulunmasıyla mümkün olur. Bu meşru kabul edilir özürler altı tanedir;

Zulme Uğramaktır: Uğradığı bir haksızlık ve zulümden şikayetçi olmak gıybet olmaz. Zulme uğrayan kimse, uğradığı zulmü teferruatıyla anlatabilir.

İkincisi: Yapılan kötülüğü gidermek ve günahkar adamı yola getirmek için yardım istemek. Hz Ömer, Hz Osman veya Talha’ya uğradığında selam vermiş fakat selamına karşılık selam verilmemiştir. Hz Ömer durumu Ebu Bekir’e anlatmış. Ebu Bekir’de onların arasını bulup barıştırmıştır. Hz Ömer’in bunu Hz Ebu Bekir’e bildirmesi ondan yardım istemek içindi, yoksa gıybet etmek için değildir.

Hz Ömer, Cündül’ün Şam’da içki içip sarhoş olduğunu duymuştu. Kimin haber verdiğini söylemeden Mümin Süresi 1-3 ayeti yazıp gönderdi. Bundan gayesi, Allah’ın azab ve ihsanını hatırlatarak onu içki içmekten vazgeçirmekti. Başkasının sözlerine aldırış etmeyen Cündül, bu mektup üzerine içkiyi bıraktı. Böyle güzel maksatla yapılan gıybete izin vardır. Aksi takdirde haramdır.

Fetva Almak İçin: Adam, bir kurtuluş yolu bulmak için , fetva almak üzere müftüye gidecek olursa, o zaman uğradığı zulmü anlatabilir. ‘Babam, kardeşim veya karım, bana kötülük ediyor’ şeklinde şikayette bulunabilir.

Dördüncüsü: Müslümanı kötülükten korumaktır. Mesela: Bir fakih, fasık ve kötü huylu ile düşüp kalkıyorsa ve sen de o zaman kötü huylu fasıkın şerrinden fakihe bulaşacağını zannedersen, bu adamın halimin fakihe (fıkıh alimi) anlatabilirsin. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki: ‘Faciri konuşmaktan korkuyorsunuz? Onun bütün hallerini ortaya çıkarıp açıklayın ki, herkes tarafından tanınsın. Onun yaptıklarını konuşunuz ki, insanlar ondan sakınsınlar’.

Üç kişi hakkında yapılan konuşma, gıybet olmaz.

Zalim hükümdar,

► Bid’at sahipleri ve

► Fıskını (kötülüğünü fasıklığını) açığa vuranlardır

Beşincisi: Adamın bir kusurundan dolayı meşhur olması, lakabıyla anılmasıdır. Topal, zayıf gözlü gibi

Not: Eğer kişi bundan rahatsızlık duyuyorsa, böyle bir lakap ile anılması doğru değildir, haramdır

Altıncısı: Ahlaksızlığını açıktan yapmasıdır. Mesela; Açıktan içki içip kumar oynamak gibi. O kendine içkici, kumarcı diyenlere dahi kulak asmaz. Böylelerini bu isimle anmak sakıncalı değildir. Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki;

Haya perdesini yüzünden atan kimsenin gıybeti olmaz (yani böylelerini gıybet etmek günah değildir)

İslam büyüklerinden Hasan-ı Basri diyor ki;

Üç kişinin gıybeti haram değildir;

Nefsine uyanlar,

▬ Ahlaksızlığını alenen yapanlar ve

▬ Zalim hükümdarlar.

Bu sıfatları taşıyanların zaten adının duyulup duyulmamasından zorları yoktur .Hata bundan zevk bile alırlar. Fakat bunların bu bilinen kusurlarından başka bilinmeyen kusurları varsa, onları yaymakta yine gıybet sayılır.

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz: 441-444

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı