Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Göklerin ve Yerin Sahibi Allah’tır

sponsor

Bakara Süresi 284. Ayet Meali ve Tefsiri

Bakara Süresi 284. Ayetin Meali: Göklerdekilerin ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir, sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder. Allah her şeye kadirdir.

Bakara Süresi 284. Ayetin Tefsiri: Resulüllah (s.a.v)’e: “Göklerdekilerin ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir, sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder. Allah her şeye kadirdir” ayeti nazil olunca bu Resulüllah (s.a.v)’in ashabına zor geldi. Hemen Resulüllah (s.a.v)’e gelerek dik çöktüler ve şöyle dediler:

Ya Resulüllah! Biz (tam anlamıyla eda etmeye) güç yetiremeyeceğimiz namaz, oruç, cihad ve sadaka gibi amellerle sorumlu tutulmuştuk. Şimdi bir de sana bu ayet nazil oldu. Şimdi bizim buna hiç gücümüz yetmez dediler. Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v): “Siz, sizden önceki iki kitap ehlinin söyledikleri gibi işittik ve isyan ettik mi diyorsunuz?. Bilakis, İşittik ve itaat ettik. Bağışlamanı dileriz ey Rabbimiz. Dönüş ancak sanadır deyin buyurdu. Sahabeler bunu kabullenip dilleri de bu duaya alışınca Allah (c.c) “Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamana sığındık! Dönüş sanadır dediler” ayetini nazil etti. Sahabeler bunu yapınca Allah (c.c) bunu neshederek şu ayeti indirdi:

“Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma…”

Sahabeler böyle yapınca Allah (c.c) onu neshederek şu ayeti indirdi: “Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak…. Pekiyi tamam (der)”. “Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme!” (deyince Allah) Pekiyi, tamam (der). “Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!” (deyince Allah) Pekiyi, tamam (der)

İmam Ahmed b. Hanbel, Mücahid’den şöyle rivayet etmiştir: İbn Abbas’ın yanına gittim ve “Ey Abas’ın babası! İbn Ömer (r.a)’in yanındaydım. Bir ayeti okuyunca ağladı dedim. Hangi ayet dedi. “İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir, sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder” ayeti dedim.

Bunun üzerine İbn Abbas (r.a) şöyle anlattı:

Bu ayet nazil olduğunda sahabeyi de büyük birkeder kaplamış ve bu onları gergin yapmıştı. Ya Resulüllah! Eğer konuştuklarımızdan ve yaptıklarımızdan doalyı hesaba çekilecek olursak biz helak olduk demektir. Kalplerimiz ise zaten elimizde değil dediler. Resulüllah (s.a.v) onlara: “Siz, işitik ve itaat ettik. Bağışlamanı dileriz, ey Rabbimiz! Dönüş ancak sanadır deyin buyurdu. Onlar da : İşittik ve itaat ettik’ dediler. Sonra şu ayetler evvelkini neshetti:

“Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamana sığındık! Dönüş sanadır dediler…. Kafirler güruhuna karşı bize yardım et” dediler. Böylece içlerinden geçen düşüncelerden muaf tutulup sadece amellerinden sorumlu kılındılar

Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Kulum içinden bir iyilik yapmayı geçirir de yapmazsa ona bir sevap yazarım, yaparsa 100 kat sevap yazarım. İçinden bir kötülük yapmayı geçirir de onu yapmazsa kendisini affederim, yparsa ona bir günah yazarım. Resulüllah (s.a.v) buyurdu ki: Daha iyi bildiği halde Yüce Allah’a melekler: Rabbimiz, şu kulun bir günah işlemek istiyor derler. Yüce Allah: Bekleyin, eğer onu yaparsa kendisine o kadar günah yazın, yapmazsa bir sevap yazın. Çünkü o, bu günahı benim için terk etmiştir. Resulüllah (s.a.v) sonra şöyle buyurdu: Sizden herhangi biri İslam’ı güzel yaşarsa yaptığı her amel ona on katından 700 katına kadar bir sevap olarak yazılır. Her günah ise olduğu gibi yazılır. Bu Allah’a kavuşana kadar böyle olur.

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: 2 / bkz:345-349

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı