DOLAR
32,8221
EURO
35,1421
ALTIN
2.449,46
BIST
10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

Göz Değmesi ve Nazar Edene Ceza Verilir mi?

31/05/2024
8
A+
A-
Göz Değmesi ve Nazar Edene Ceza Verilir mi?

Bir kimsenin gözüyle insanlara zarar verdiği kesin olarak tespit edilirse bu kimsenin hapsedilmesi ve ölünceye kadar sadece yemek ve suyu verilmek suretiyle insanlardan tecrit edilmesi caiz olur. Hatta vacib olur.

Birçok fakih bu görüşü ileri sürmüştür. Aslında bu hususta herhangi bir ihtilafın da olmaması gerekir. Çünkü bu, Müslümanların yararını korumak ve zarar görmelerini önlemektir Tabiidir ki, bunun aksi bir görüş ileri sürülecek olsa o da şeriat esasından bir görüş olmaz

Şayet bir kimsenin nazar etmesiyle herhangi bir insan ölecek olsa, bu durumda göz edene kısas cezası verilir mi ?

Şayet nazar etmesi isteği dışında, gayr-i ihtiyari olarak meydana gelirse bu durumda kısas cezasına çarptırılmaz; sadece maktulün diyetini öder.

Ancak kasten ve ihtiyari olarak, göz ettiği kimsenin öleceğini bile bile nazar edecek ihtiyari olursa, yetkili kimse onu aynı şekilde öldürebilir. İsterse suçluyu, maktulü nazar ederek öldürdüğü gibi, ona da göz ettirmek suretiyle öldürebilir.

Fakat bunun dışında başka bir yolla ona kısas cezası veremez. Çünkü genellikle göz insanın ölümüne sebep olmaz. Ayrıca kılıç vb. ile kısas yapılması halinde bu, onun suçunun dengi olmaz

Bir defasında üstadımız Ebu’l-Abbas İbn Teymiyye’den (Allah ruhunu takdis etsin) nazar ile adam öldürmenin kısası gerektirip gerektirmediğini sordum.

Üstadımız şu cevabı verdi: Yetkili kimse, onun öldürdüğü gibi onu nazar ile öldürebilir.

Eğer denirse ki, bu yolla öldürmeyle sihir yoluyla öldürme arasında ne fark vardır ki sihirde kılıçla kısası gerekli gördüğünüz halde burada gerekli görmüyorsunuz?

Şöyle cevap veririz: Sihir yoluyla öldürme ile bu yolla öldürme iki bakımdan birbirinden farklıdır

  • Birincisi: Sihir yoluyla adam öldürme durumunda kılıçla kısas yapılması, sihrin çoğunlukla ölüme sebep olan bir yol olması sebebiyledir. Şüphesiz bu tür sihirler çoktur. Nitekim erbabı bu tür sihirle adam öldürmenin pek çok usullerini bilmektedirler.
  • İkincisi: Sihir yoluyla adam öldüren kimsenin aynı yolla kısasa çarptırılmaları mümkün değildir. Çünkü Allah bu fiili yasaklamıştır. Bu durum livata ve içki içirmeyle adam öldürmeye benzer. Nitekim bu yollarla cinayet işleyen kimse de kılıçla kısas cezasına çarptırılır

Aslında konumuz bu meseleleri zikretmek değildir. Biz bazı insanların bir takım hayvanların tabiatına sahip olduklarını zikretmek sadedinde bu meselelere gelmiş bulunduk.

Bahsetmiş olduğumuz bir hayvani tabiatlı olma hususu Süfyan b. Uyeyne’nin,

“Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki (onlar da) sizin gibi bir ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır… (En’am 38)” ayetiyle ilgili teviline de uymaktadır.

Rüya tabircileri de rüyada bir insanın yanında veya evinde hayvanların bulunduğunu veya onlarla savaştığını görmesini de bu manada yorumlamışlardır.

Aslında bu yaklaşım doğrudur. Nitekim diğer birçok insan gibi biz de bu manada pek çok rüya görmüşüzdür. Bu gibi rüyalarda görülen hayvanlar o tabiatta olan insanlarla tevil edilmelidirler.

Vakia Hz. Peygamber (s.a.v) Uhud savaşıyla ilgili olarak rüyasında “boğazlanan sığırlar” görmüştür. Bu rüyada kafirler tarafından boğazlanarak şehit edilen müminler sığırlar suretinde görülmüşlerdir. Çünkü sığır, hayvanların yeryüzüne en yararlı olanıdır. Toprağın salah ve felahı onlara bağlıdır. Üstelik sükunet ve menfaat getirirler. itaatkardırlar asi değildirler.

Nitekim rüyada görülen boğazlanmış mandalar da şehit edilen sahabenin büyükleri ve ileri gelenleri olarak tahakkuk etmiştir. Ayrıca Hz. Ömer (r.a.) de bir defasında rüyasında bir horozun kendisini üç defa gagaladığını görmüştü. Sonunda bu rüyada görülün horoz yabancı bir kötü adam, gagalamak da bıçaklamak olarak tezahür etmiştir ki, bu Ebu Lü’lüe’nin Hz. Ömer’i hançerlemesi olayıdır.

Kaynak: İbn Kayyım El-Cevziyye / Medaricu’s Salikin / bkz: 365-366

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.