Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,3266
EURO
10,0558
ALTIN
480,76
BIST
1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Mevzi Sağanak
24°C
Bursa
24°C
Mevzi Sağanak
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Gök Gürültülü
29°C
Pazar Gök Gürültülü
22°C
Pazartesi Açık
23°C
SON DAKİKA
Farz ve Nafile İbadetlerin Önemi
Ben Sana Emretmişken Seni Secde Etmekten Alıkoyan Nedir?
Ezan-ı Muhammediye
Allah Var Diyorsun Ondan Sonra Yok Gibi Davranıyorsun
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyorsunuz
Oğlum! Nasihat İstiyordun Al Sana Nasihat
Yetiş Ey Allah’ın Resulü Yıkılıyoruz
Allah Var Diyorsun Ama Yok Gibi Davranıyorsun
Ey İnsanlar…!
Verilen Sözü Yerine Getirmek
Kanaatkar Olmak yada İyilik Yaparım adına Dünya malı Toplamak. Sonuç mu?
Hz Ali’nin oğlu Hz Hasan’a Nasihatleri
Hz Ali’nin Güzel Bir Vaazı
Taharetsiz Namaz Kabul Olur mu?
Secdede Ayakların Yerden Kesilmesi Namaza Zarar Verir mi?
Vakti İyi Değerlendirmek
Çocuğun Anne Baba Üzerindeki Hakkı – Diyanet
Her Nefesin Kıymetini Bilmek
Sahi Ya Ne Oldu Bize?
Namaz Belirli Vakitlerde Müminlere Farz Kılınmıştır
Namaz Dinin Direğidir
Cinsel İlişki Hakkında Bilmeniz Gereken Hususlar
Cinsel İlişkiye Girmenin Amacı ve Gayesi
Namazda Allah’tan Habersiz Olmak
Kerahat Vaktinde Neden Namaz Kılınmaz?
Vakit Namazlarının Geciktirilmesi
Namazın Vacipleri Nelerdir?
Namazlardaki Rekat Sayıları Neden Farklı?
İşçi ve İşveren için Namaz Meselesi
Sahibini Kötülükten Alıkoymayan Namaz Hakkında; Bir Ayet Bir hadis İnceleme
Sorumluluk İsteyen Bir İbadet: Namaz
Kıldığın Namaz Sende Değişikliğe Sebep Olmuyorsa O Namaza Yeniden Başla
Seferi iken Kılınamayan Namazın Kazası Nasıl Yapılır?
Kaç Yaşına Kadar ve Namaz Kılmayan Çocuğun Günahı Kimedir?
Cemaatle Namaz Kılmak
Helal Haram Duyarlılığı Hakkında Vaaz & Diyanet
Kısaca Namazı Bozan Davranışlar & Diyanet
Hangi Vakitlerde Namaz Kılınmaz ve Sebepleri
Namaz Kılarken Her Rekatta Aynı Süreyi Okumak Caiz midir?
Namaz Kılarken Aklımıza Başka Şeyler Geliyorsa
Namaz Neye Benzer?
Namazı Vaktinde Kılmanın Önemi ve Gerekliliği
Uyuma ve Unutma Sebebiyle Kaçırılan Namazın Hükmü Nedir?
Namazı Dosdoğru Kılın Ayeti ve Tefsiri
Namazı Bozan Şeyler Nelerdir?
Namaz Kılan Birisini Güldürmek Günah Mıdır?
Namazın Sünnetleri Nelerdir?
İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?
Namazda Tadil-i Erkanın Hükmü Nedir?
Namazı Huşu İçinde Kılmak
Fe Eyne Tezhebun (Bu Gidiş Nereye?)
Namaza Hazırlık Yapmak ve Şartları
Covid-19 Sayesinde İnsanın Kendisi ile Yüzleşmesi
Namaz Kılarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Namazda Şeytandan Gelen Vesvese
Namaz Kılmanın ve Cemaatin Fazileti
Gözümün Nuru, Dinin Direği Namaz
Namaz Konusunda Gevşeklik ve Tembellik Göstermenin Bazı Sonuçları
Salih Bir Amel: Namaz
Hasta Olanlar Nasıl Namaz Kılınır?

Hadid Süresi Tam Meali ve Tefsiri & Beyanu’l-Hak

29.11.2020
0
A+
A-

Hadid Süresi 29 ayettir ve Kur’an da 57. Süredir


Hadid Süresi 1. Ayet: Göklerde ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih etmektedir. O güçlüdür her şeyi yerli yerince yapar.

Hadid Süresi 2. Ayet: Göklerin ve yerin egemenliği O’nundur; yaşatır ve öldürür. O her seye güç yetirir.

Hadid Süresi 3. Ayet: O evveir, ahir’dir, zahir’dir, batın’dır. her şeyi bilmektedir.

Hadid Süresi 4. Ayet: Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da arşa geçip oradan evreni yöneten) O’dur.O yere gireni de bilir, ondan çıkanı da; gökten ineni de bilir, oraya yükselenide.Her nerede olursanız, O sizinle birliktedir!. Allah sizin yaptıklarınızı da görmektedir!

Hadid Süresi 5. Ayet: Göklerin ve yerin hükümranlığa O’nundur; bütün işler sadece Allah’a döndürülür.

Hadid Süresi 6. Ayet: O geceyi gündüze girdirir, gündüzü de geceye. O, kalplerde olanı da bilir.

Hadid Süresi 7. Ayet: Allah’a ve elçisine iman edin! Allah’ın, -sizi tasarrufunda kendisine vekiller / halifeler tayin ettiği- malından Allah Siz den iman edip Allah yolunda harcayanlara büyük bir ödül vardır.

Hadid Süresi 8. Ayet: Peygamber sizi Rabb’inize iman çağırırken, size ne oluyor da Allah’a iman etmiyorsunuz? Eğer mümin iseniz, O sizden bu konuda söz de almış idi.

Hadid Süresi 9. Ayet: Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkartmak için kuluna apaçık ayetleri indiren O’dur. Şüphesiz Allah, size karşı son derece müşfiktir, çok merhametlidir.

Hadid Süresi 10. Ayet: Göklerin ve yerin mirası Allah’ın iken, siz neden Allah yolunda harcamyorsunuz! Sizden fetihten önce malını harcayan ve savaşanlar, diğerleriyle bir değildir, öncekilerin derecesi, daha sonra harcayan ve savaşanlarınkinden daha büyüktür. Mamafih Allah hepsine de en güzel mükafat/cenneti vaat etmistir, Allah sizin yaptaklarinizdan haberdardir.

Hadid Süresi 11. Ayet: Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse, Allah, verdiğinin karşılığını ona kat kat artırarak öder ve onun için iyi bir mükafat vardır

Hadid Süresi 12. Ayet: O gün sen, mümin erkeklerle mümin kadınların nurlarının önlerinden ve sağlarından koşup aydınlattığını görürsün! Size müjdeler olsun Bugün, içinde ebedi kalacağınız altlarından ırmaklar akan cennetler sizindir! İşte bu, vaat edilen en büyük kurtuluştur.

Hadid Süresi 13. Ayet: O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar, iman edenlere: “Bize bakın da nurunuzdan bir parça ışık alalım!” diyecekler Onlara: “Ardınıza dönün de nuru orada arayın!” denilir ve aralarına bir duvar/sur çekilir! 0 surun bir kapısı vardır; kapının iç tarafında rahmet, münafıklara bakan dış tarafında ise azap vardır!

Hadid Süresi 14. Ayet: Münafıklar seslenirler: “Biz dünyada sizinle birlikte değil miydik?” Onlar: “Evet bizimleydiniz, fakat siz kendinizi ateşe attınız, sonra da bizi(m helak olmamızı) bekleyip durdunuz, Hakk’tan şüphe ettiniz, boş kuruntularınız sizi aldattı.Sonuçta Allah’in emri gelip çattı. Çok aldatıcı şeytan da sizi boş yere Allah’a güvendirmişti

Hadid Süresi 15. Ayet: Bugün ne sizden ne de inkar edenlerden hiçbir fidye / kefalet kabul edilmez. Barınağınız ateştir.Ne de layıktır size o , ne kadar da kötü varılacak bir yerdir ya!

Hadid Süresi 16. Ayet: İman edenlerin, Allah’ın zikri ve Hak’tan inen ayetlerle kalplerinin yumuşayıp tamamen boyun eğme zamanı hala gelmedi mi? Sakin onlar da kendilerinden önce kitap verilenler gibi olmasınlar! Çünkü aradan uzun zaman geçince kalpleri katılaştı; onların çoğu da dinden çıktılar

Hadid Süresi 17. Ayet: Bilin ki Allah, ölümünden sonra arza yeniden hayat vermektedir. Anlayıp hakikatleri göresiniz diye ayetlerimizi size açıkladık.

Hadid Süresi 18. Ayet: Sadaka veren erkeklere, sadaka veren kadınlara, özellikle de Allah’a güzel ödünç verenlere mükafatları kat kat artırılır. Onlara, ayrıca çok değerli bir ecir vardır.

Hadid Süresi 19. Ayet: Allah’a ve elçilerine iman edenler, iste, Rab’lerinin nezdinde”sıddikler” ve”şahitler” bunlardır, bunlara özgü mükafatlar da vardır, nur’da… inkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise, cehennemlikler de işte onlardır!

Hadid Süresi 20. Ayet: Bilin ki dünya hayati bir oyun, bir eğlence, bir süs aranızda birbirinize karşı övünme, mal ve evlatta çoğalma yarışından başka bir şey değildir.O tıpkı, yeşertip büyüttüğü ekinleri çiftçinin yüzünü güldüren sağanak halindeki bir yağmura benzer. Sonra bu ekinin kuruyup sapsarı olduğunu, nihayet çere çöpe dönüştüğünü görürsün! Ahirette hem çetin azap hem de Allah in mağfireti ve rızası vardır! Dünya hayatı ise, sadece aldatıcı bir meta’dır / geçimliktir. Rabb’iniz tarafından bağışlanmaya, Allah’a ve elçilerine iman edenler için hazırlanmış olup

Hadid Süresi 21. Ayet: (Ey Ademoğlu) Rabb’iniz tarafından bağışlanmaya,Allah’a ve elçisine iman edenler için hazırlanmış olup genişliği göklerin ve yerin genişliği kadar olan cennete birbirinizle yarışırcasına koşun İşte bu, Allah’in dilediği kimselere verdiği lütfudur ve Allah büyük lütuf

Maksat, İsrailoğullarıdir. Peygamberleriyle kendi aralarında geçen süre uzayınca, kendilerini unutup sefahete, aşır derecede zevk-u safaya daldılar. Bu sefahet içerisinden öyle bir nesil çıktı ki namazı tamamen zayi ettiler ve şehvetlerine uydular!… (Meryem, 19/59) Sonuçta işledikleri günahlar sebebiyle kalplerindeki cila gitti, Allah korkusu ve haya duygusu da kalmayınca kalpleri pas tutup taşlaştı, hatta taştan daha kata oldu! Artık onlara, öğüt ve nasihatler, hatta ağır tehditler bile kar etmez oldu. (Bakara 2/74; Mutaffifin, 83/14)

O halde geçici bir gafletten ya da uzun süreli isyandan sonra, kalbi katılaşmış hiç kimse, Allah’tan ve kalbinden ümidini kesmemelidir! Zira Allah, indirdiği yağmur ile ölü toprağa can verdiği gibi, rahmetiyle de kendisine yönelen ölü kalpleri diriltir ve yaratılışta ki saf ve temizliğine tekrar kavuşturabilir. Yeter ki kul, büyük bir kararlılıkla ve tövbe-i nasuh (Tahrim 66/8) ile Rabb’ine yönelsin, toprağa can veren yağmur gibi, insana hayat bahşeden (Bkz. Enfal, 8/24, 25) ayetlerini can kulağıyla dinlesin ve Peygamberine uysun!

Hadid Süresi 22. Ayet: Biz, yeryüzüne ve size gelen her musibeti yaratmadan önce mutlaka l bir kitapta yazdık şüphesiz bu Allah için kolaydır

Hadid Süresi 23. Ayet: Kaybettiklerinize üzülmeyesiniz, Allah in lütfettiklerinden ötürü de şımarmayasınız! Zira Allah, kendini beğenen ve çok övünen hie kimseyi sevmez

Hadid Süresi 24. Ayet: Cimrilik edip başkalarına da cimrilik etmelerini emredenlerden kim uyarılarımıza sırt çevirirse bilmelidir ki Allah’in hiç kimseye ihtiyacı yoktur / zengindir, zati itibariyle övülmüştür!

Yeryüzüne ve insanların başlarına gelen her musibetin, önceden yazılmış olmasının, yani kadere imanın, gerçek müminler için iki yönlü faydası vardır:

Birincisi, felaketi yaşadıktan sonra insanin, kader bu imiş…’ deyip teselli bulması ve kendisini aşırılığa kaçan bir üzüntüye kaptırmamasıdır. Çünkü o, böylesi durumlarda, “inna lillah ve inna ileyhi raci un” (Bkz. Bakara, 2/156) yani “Hiç şüphe yok ki biz Allah’tan geldik, yine ona dönmekteyiz…” demesi gerektiğini ve ‘Bunda bizim için, elbette bir hayır vardır. (Bkz Bakara, 2/216; Nisa, 4/19; Keht, 18/80, 81; Nur, 24/11) inancıyla , teselli bulmayı ve bir daha aynı kötü kaderi yaşamamak için ders çıkarmayı da bilir.

İkincisi ise, Allah’ın büyük bir lütfu ile karşılaştığı zaman, “Bu bana Rabb’imin lütfundan başka bir şey değildir…” (bkz. zuhruf, 43/13) deyip kaderine şükreder ve”Belki de Rabb’im, bununla beni sınava tabi tutmaktadır (Neml, 27/40) düşüncesiyle, zenginlikleriyle şımarmaz. Haddizatında gerçek mümin, Allah’tan başka hiçbir şeyin mahkumu olmaz tam aksine Süleyman (a.s) örneğinde olduğu gibi,hem nefsinin hem de mal ve servetinin hakimidir o.

Hadid Süresi 25. Ayet: Biz, elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik. İnsanlar adaleti hakim kılsınlar diye elçilerimizle birlikte”Kitab’ıi ve”Terazi’yi indirdik! Ve de kendisinde çetin bir güç ve insanlar için pek çok faydalar bulunan demiri indirdik Allah bütün bunları, görmedikleri halde kendisine ve elçilerine yardım eden müminleri deneyip bilmek için yapmıştır. Allah kuvvet ve kudret sahibidir, çok güçlüdür.

Hadid Süresi 26. Ayet: Ant olsun ki Biz Nuh’u ve İbrahim’i de elçi gönderdik ve her ikisinin soyuna da peygamberlik ve kitap verdik; onlardan kimi doğru yola girmiş, pek çoğu ise ondan sapmıştır!

Hadid Süresi 27. Ayet: Sonra onların peşi sıra elçilerimizi art arda gönderdik arkalarından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik ve ona incili verdik. İsa’ya tabi olanların kalplerine şefkat ve merhamet koyduk Kendileri ise, biz emretmediğimiz halde sirf Allah rızası için bir ruhbanlık icat ettiler fakat ona da gerektiği biçimde riayet etmediler.Onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik; pek çoğu ise yoldan çıktılar

Hadid Süresi 28. Ayet: Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakinin ve elçisine iman edin ki o da size rahmetinden iki kat versin, aydınlığında yürüyeceğiniz bir nur bahşetsin ve sizi bağışlasın! Allah çok bağışlayıcıdır çok merhametlidir.

Hadid Süresi 29. Ayet: Koy Ehl-i Kitap, Allah’in lütfundan hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerini, lütfun Allah’in elinde olduğunu, ancak dilediği kimseye vereceğini ve Allah’in büyük lütuf sahibi olduğunu bilmezlikten geledursun

Ruhbanlik, Rehbaniyet korkmak anlamına gelen rahebe fiilindendir aşırılık, anlamına gelir.” Taberinin ibn Abbas’tan naklettiğine göre, Hz, İsa’dan sonra bir kısım krallar İncil’den kendilerini kötüleyen bir kısım ayetleri değiştirmek istediler İlim adamlarından pek çoğu buna karşı çıktıkları için öldürüldüler. Az sayıda kalan bilgili müminler, hem canlarını hem de dinlerini kurtarmak maksadıyla çöllere, dağlara kimsenin bulamayacağı mağaralara kaçıp sığındılar. Yıllarca toplumdan uzakta kendilerini samimiyetle ibadete vererek münzevi bir hayat yaşadılar. işte, ruhbanlık boyle başladı ve gelişti

‘Ona da hakkıyla riayet etmediler…” ilk nesilden sonra gelenler, zamanla dinde ruhbanlığı, Allah’a ibadette ihlası ve yaşam biçiminde takvayı terk ettiler, dünya hayatinin geçici menfaatine kendilerini iyice kaptırdılar ve azizlik kisvesi altında insanları, kendi dogmalarına itaate mecbur ettiler ve pek çok kimseyi Allah’in yolundan din adına insanların altınlarına, gümüşlerine ve mallarına el koydular; Allah’ın ayetlerini para ile sattılar, hatta kendi elle yazdıklarını, ‘Allah’in ayetleridir.’ diyerek insanlara pazarladılar, (Bakara 9; AI-i İmran, 78) kiliseye yapılan yatırım karşılığında günahları bağışladılar, insanlara cennetin anahtarlarını sattılar. Böylece altın, gümüş ve servet stokları oluşturdular rahipler, adaletle hüküm veren keşişler ve Allah’a ibadette ihlası terk etmeyen samimi ve mütevazi müminler de vardi

Kaynak: M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:III / bkz: 517-530

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.