Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,5413
EURO
10,0531
ALTIN
482,63
BIST
1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
33°C
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Parçalı Bulutlu
33°C
SON DAKİKA

Hak’tan Yüz Çevirenlerin Sapıtmaları

07.07.2020
0
A+
A-

Şunu iyi bilmelidir ki, sırat-i müstakime talip olan kişi, gerçekten çoğu kimsenin yüz çevirdiği bir işe talip olmuş, refiki çok az fakat son derece izzetli olan ve nefsin yalnız kalma endişesine kapıldığı, ünsiyet edecek bir yol arkadaşına ihtiyaç duyduğu bir yola girmeye teşebbüs etmiş kimsedir. Hal böyle olunca, Allah Teala sırat-i müstakim talebine bu yolda kendisine arkadaşlık edecek olanları göstermiş ve onları şöyle bildirmiştir:

‘Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse işte onlar, Allah’ın nimetlerine mazhar ettiği nebiler, sıddıkler, şehitler, salih kişilerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaştırlar (Nisa’69)’

Allah Teala sırat-ı kendi yoluna sulük eden dostlara izafe etmiştir. Bunlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği kimselerdir. Allah Teala, bunu hidayete ve yoluna girmeye talip olan kişiden, hemcinsleri ve zamanınının insanları arasında yalnız kalma endişesini gidermek, bu yoldaki dostlarının Allah’ın kendilerine nimet verdiği kimseler olduğunu ve yoldan çıkanların muhalefetine aldırmaması gerektiğini bildirmek üzere beyan etmiştir. Sırat-i Müstakim yolcusuna muhalefet edenler, her ne kadar sayıca az görünseler de, kıymetçe azın azıdırlar. Nitekim seleften bazıları

[ads1]

‘Sana hak yolunu tavsiye ederim. Hak yolunun yolcularının azlığından endişeye kapılma!. Aman batıl yolundan da sakın! Helak olanların çokluğu seni aldatmasın!’ demişlerdir.

Yalnız Kalınca Ne Yapmalıyız?

Ne zaman yalnız kaldığını hissedersen geçmiş dostlarını hatırla ve onlara katılmaya çalış. Onların dışındakilerden yüzünü çevir. Çünkü onlar Allah katında sana hiçbir şey sağlayamazlar. Yolunda sana bağıracak olurlarsa onlara iltifat etme. Onlara dönüp de bakacak olursan şüphesiz seni yakalayıp yolundan alıkoyarlar.

Şimdi sana bunun iki örneğini vereyim de iyice düşün;

Birinci Örnek: Bir adam namaz kılmak için evinden ayrılır, başkaca da bir arzusu yoktur. Yoluna bir insan şeytanı çıkar ve onu incitici birtakım şeyler söyler. Adam durur ve o şeytana karşılık verir ve çatışırlar, sürtüşürler, çoğu kez de insanlardan olan bu şeytan bu adamı alt eder ve onu mescide ulaşmaktan alıkoyar, öyle olur ki namaz vaktini de kaçırır.

[ads2]

Bazen de namaz kılacak adam şeytana üstün gelir, fakat onunla boğuşmaktan birinci safa yetişip cemaate kavuşmaktan geri kalır. Şeytana iltifat ederse şeytan onu kendine düşürür. Bazen de azmi kırılır. Her ne kadar bilgisi ve marifeti varsa da, ona iltifat ettiği ölçüde veya daha fazla çalışması ve düşmanı yenmek için daha fazla gayret sarf etmesi gerekir. Eğer şeytandan yüz çevirir ve kendi işiyle meşgul olur ve namazı ve namaz vaktini kaçırmaktan korkarsa, düşmanı arzusuna ulaşamaz.

İkinci Örnek: Bir ceylan köpekten hızla kaçmaktadır, köpeğin yaklaştığını hissettiğinde ona dönüp de bakarsa hızı kesilir, köpek de yetişip onu kıskıvrak yakalar.

Bu arada dostun anılmasından maksat, hak yolcusundan yalnızlık duygusunu gidermek ve onu hak yolda yürümeye ve hak yoldakilere kavuşma arzusuna teşvik etmektir.

Kunut duasındaki ‘Ey Allah’ım, beni hidayet verdiğin kişilere ilet’ ifadesinin inceliklerinden birisi de budur. Yani ‘Bu zümreye beni de dahil et, beni onlarla beraber ve onların dostu yap’ demektir.

[ads3]

İkinci incelik Allah’a, nimeti kendilerini hidayetle nimetlendirdiği kimselere olan lütuf ve ihsanıyla tevessülde bulunmaktır. Bu, şu demektir:

‘Sen hidayet verdiğini hidayetle nimetlendirdin, hidayet senin nimetindir, öyleyse bana da bu nimetten nasibimi ver, beni bu nimet verdiklerinden kıl’. Bu davranış ise Allah’a, ihsanıyla tevessülde bulunmaktır.

Üçüncü incelik; bu dua, dilencinin cömert kimseye şöyle niyaz etmesi gibidir: ‘Sadaka verdiklerin,i lim öğrettiklerin, ihsanda bulundukların arasına beni de al,dahil et’

Kaynak: İbn Kayyım El-Cevziyye / Medaricu’s Salikin – Kur’ani Tasavvufun Esasları – / bkz: 30-31

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.