Kadın İlmihali

Hamama (Denize) Gitmek Caiz Midir?

sponsor

Hamama Giderken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Soru: Hamam gitmek caiz midir? Şayet buna müsaade varsa dayandığı şartlar nelerdir? Bu hususta erkek ile kadın arasında bir fark var mıdır?

Cevap: Bir kimse, başka bir şahsın bulunduğu hamam girebilmesi için, altını göstermeyecek kalınlıkta bir peştamal ile, göbekten diz kapağının altına kadar olan kısmı örtmesi gerekir. Peygamber (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: ‘Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ederse, peştamalsiz olarak hamam girmesin’

Dikkat edilirse, verilen bu müsaade, peştamale sarınmış olarak girme şartına bağlanmıştır. Hadisin başlangıcında, Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimsenin bu yolda hareket etmesi gerektiğine işaret olunmaktadır. Bu mevzuda açıklık getiren hadis-i şeriflerde ‘Ancak peştamal ile’ kayd-i ihtirazisi, gelişi güzel hamam girme serbestliğini ortadan kaldırmaktadır.

Hamam girecek kimse, bu hususa riayet etmekle beraber, hamamda bulunan diğer kimselerin de buna riayet edip etmediklerini dikkate alacaktır. Şayet onlar, açık-saçık bir halde bulunuyorlarsa ve söylendiği zaman söz kabul etmeyecek takımdan kimseler ise, onların bulundukları umumi yerde değil, hususi banyo kiralayıp orada yıkanması gerekmektedir.

Kadınların Hamama Gitmesi Caiz midir?

Kadınların hamama gitmesine gelince, Peygamber Efendimiz’in bir hadis-i şerifi bu hususa açıklık getirmektedir. Şöyle ki: ‘Sizin için Acem diyarı feth olunacaktır. Orada hamam denilen binalar göreceksiniz. Erkekler oraya peştamal ile (örtünerek) girsinler. Hasta ve lohusa kadınlardan başkasını oraya girmekten men ediniz’. Hadis-i şerifte gösterilen bir mazeret olmadıkça kadının hamama gitmesine müsaade edilmemiştir.

Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz başka bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: ‘Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ederse peştamalsiz olarak hamama girmesin. Kim Allah’a ve ahiret gününe inanırsa karısını hamama sokmasın’. Muhterem Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) Allah’a ve ahiret gününe inanma şartına bağlayarak getirdiği bu engellemeyi diğer bir hadis-i şerif teşrih etmektedir: ‘Yapıların şerlisi hamamdır. Orada sesler yükseltilir, avret (olan mahal)ler açılır. Kim oraya girerse, ancak örtünmüş olarak girsin.

Dinimizin kabul ettiği bir mazereti bulunan kadın, hamamın herkese açık bulunan yerinde değil de hususi olarak tuttuğu bir banyoda yıkanmalıdır. Böylelikle, kimse onun avret mahallini görmemiş kendisi de başkasının avret mahalline bakmamış olur. Bu imkana sahip olmayan kadının, evinde yıkanması en doğru yoldur.

Müslüman bir kadının, avret sayılan uzuvlarını, gayrimüslim kadınların önünde açması helal değildir. Zira Cenab-ı Hak bir ayet-i kerime de: ‘Kendi kadınları (Nur 31)’ buyurmaktadır. Bundan maksadın Müslüman kadınlar olduğu tefsirlerde açıklanmaktadır. Hz Ömer (r.a) Efendimiz: ‘Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının, Allah’a eş tutan bir kadının yanında baş örtüsünü açması helal değildir’ buyurmuştur. Hak ile batılı, keskin çizgilerle ve kesin ifade ile ayıran Hz Faruk, baş örtüsünü açmaya müsaade etmemiştir. Zamanımızın kadını, çıplaklık yarışında üzerinden atmadık çok az şey bırakmış ve açık bıraktığı yerler, kapalı kısımlardan fazla bir duruma gelmiştir.

Hz Ömer (r.a),Ebu Ubeyde bin Cerrah (r.a)’e yazmış olduğu bir emirnamede şöyle talimat vermiştir: ‘Bana (şöyle bir haber) ulaştı: Gayrimüslim kadınlar, Müslüman kadınlarla birlikte hamam giriyorlarmış. Bu davranışa engel ol ve aralarına perde çek. Çünkü soyunmuş bulunan Müslüman bir kadını, gayrimüslim bir kadının görmesi caiz değildir’. İbn Abbas (r.a) da şöyle buyurmaktadır: Müslüman bir kadını, Yahudi ve Hıristiyan kadınların görmesi helal değildir. (Müslüman kadınların mahrem yerlerini) kocalarına anlatmamaları için, (bu yasaklanmış)

Fazilet sahibi Müslüman bir kadının, fahişe bir kadının bulunduğu yerde de ayni dikkati göstermesi gerekir. Zira düşük ahlaklı bir kadın, kendisiyle zina eden erkeklere, bu kadının güzelliklerini vazfederken bir yuvanın yıkılmasına sebep olabilir.

Ebu Ubeyde b.n Cerrah (r.a) şöyle demiştir: Yüzünü beyazlaştırmaktan başka bir dileği olmaksızın, özürsüz olarak hamama giren herhangi bir kadının, yüzlerin ağardığı günde yüzünü Allah karartacaktır.

Haricen Not= Bu açıklamalardan ve izahlardan sonra artık denize (plaj) girmek caiz midir? ya da günah mıdır? sorusunu sormak ne kadar akla değer ve mantıklıdır bilmiyorum

Kaynak: Mehmet Emre / Fetvalar / C:2 / bkz: 27-30

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı