Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,5413
EURO
10,0531
ALTIN
482,63
BIST
1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
33°C
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Parçalı Bulutlu
33°C
SON DAKİKA

İçkinin Zararları

18.04.2020
0
A+
A-

Hz İsa döneminde zina suçu işleyen bir kadının zina yaptığı iddiası üzerine ancak şahitle ispatlanamadığı için recm edilip edilmemesi konusunda Hz İsa (a.s) tereddüt gösterince yanında bulunanlar kadının recm edilmesi gerektiğini ısrarla söyleyerek Hz İsa (a.s)’ın kafasını karıştırınca Hz İsa (a.s) yanındakilerine dönerek; peki dediğinizi yaparım o kadını recm cezası ile cezalandırırım ama o kadına ilk taşı içinizde hiç günahı olmayan ve hiç günah işlemeyen kişi atacak deyince, içlerinde hiçbirisi buna cesaret edemedi. Çünkü hepsinin ama az ama çok ama dünden kalan ama bugün işlemiş olduğu bir günahı vardı ve bunu kendileri de çok iyi biliyordu.

Hepimiz insanız ve nefsimize meyilli olmak sureti ile zayıf yaratılmışız. Fıtratımız böyledir ama bu kişinin günahı alenen işlemesi içinde sebep ve mazeret değildir. Çünkü nefsini eğitmek ve terbiye etmek zorundasın. Yukarıda Hz İsa (a.s) kıssası zikredildiği üzere hepimizin günahları vardır. Ama önemli olan bu günah da ısrar etmeyip bir an önce işlemiş olduğun günahtan dolayı Allah’tan affı mağfiret dilemek, tövbe etmek ve onun rahmet ve merhamet çatısı altına sığınmak lazım. Yüce Allah’ın içki içmeyi haram kılmasına rağmen bu illete devam eden ve Allah’ın koymuş olduğu bu yasağı duymamazlıktan gelerek kulak ardı ederek Allah’a inandığını ve Allah’ı sevdiğini söylemesine rağmen; Allah’ın buğzetmesine ve gadaplanmasına sebep olacak işleri yapmaktan da geri durmuyor.

Kaldı ki içki içerek ve diğer yasakları çiğneyerek Allah’a karşı bir muhalefet sergilemiş ve bu sayede günaha girmiş olabilirsiniz. Ama bu her şeyin sonu demek değildir. Siz eğer tövbe edip bir daha o günaha girmemek ve düşmemek konusunda kararlılık gösterirseniz eğer yüce Allah işlemiş olduğunuz günahları affedeceği gibi işlemiş olduğunuz günahları da sevaba çevirebilir. Tabi ki bunun için samimiyet , ihlas, Allah’ın rızası ve bir daha o günaha yönelmemek şartı gereklidir. Nitekim yüce Allah bir çok ayet-i celile de buyurduğu üzere: “Allah gafur ve rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur (1)”. “Gerçekten O, berr’dir, rahimdir (hayırların kaynağıdır, merhamet ve ihsanı boldur (2)” Gerçekten Allah gafur ve rahimdir (mağfireti, merhamet ve ihsanı boldur (3)” şeklinde buyurmaktadır.

Peki bu içki müptelasından kurtulmak istiyorum ama nasıl kurtulmam gerektiğini bilmiyorum diyecek olursan eğer maddeler halinde bunu şöyle sıralayabiliriz.

Alkol Bağımlılığından Kurtulmak İçin İşte Sebepler

1-► Allah’ın yasak kıldığı bir işe yöneldiğin ve bunu gerçekleştirdiğin için Yüce “Allah’ın azabından korkun da bu çirkin işten kendinizi koruyun (4)” buyruğu aklında yer etsin. Ama bunu hatırlarken de Allah’ın tövbe kapısının açık olduğunu unutma ve ümitsizliğe düşme. Çünkü aynı ayetin devamında “Allah tevvabdır, rahîmdir (tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur) ” şeklinde buyurmaktadır.

2-► Yüce Allah bunu yasak kıldıysa bunun mutlaka zahiri ve batıni hikmetleri ve sebepleri vardır. Bu Allah’ın sana vermiş olduğu cana kastetmekten tutunda aile içi huzursuzluk, ekonomik olarak çöküntü, insanların gözünde sıradan adi bir insan olarak görünmek, ne dediğini bilmeyerek insanların kalbini kırmak vb. Nitekim yüce Allah “Ancak tam akıllı olanlar gerçekleri anlar ve düşünürler (5)” şeklinde buyurur. Eğer aklından zorun yoksa ve kendini akıllı sıfatında değerlendiriyorsan eğer

3-► Her ne kadar hoş bir şey olmasa da televizyonda görülenler sayesinde kimse kolay kolay o ve benzeri kötü alışkanlıklara bulaşmaz. Belki merak ve özenti duyar ama bunu da gerçekleştiremez. Gerçekleştirmesi içinde mutlaka o işlerle haşır neşir olan birisi lazımdır ki; o kişiye de denk geldiği zaman o özenti ve merak fiile dönüşeceği için, o illete bulaşmanın ilk adımını atmış olacaktır. Bu konuyla ilgili makaleyi Görsel Medyanın Afetleri adlı yazıda ele almıştık Burada demek istediğim şudur ki etrafınızdaki insanları arkadaşları iyi seçin ve iyi değerlendirin. Çünkü o arkadaşınızın mantığı ben senin gibi olamasam da seni kendime benzetirim ya düşüncesi olacaktır ve kendisi ile beraber sizi de helak edecektir.

4-► Bulunduğunuz ortamı iyi seçin ve değerlendirin. Çünkü Hak’tan uzak olan yer Batıla yakındır. Hakk’ın hüküm sürmediği bir yerde batıl hüküm süreceği içindir ki; ilham’ın gelmediği bir yere vesveseler üşüşecektir ve kişiyi bir çıkmaza sürükleyecek ve o illete bulaşmasına sebebiyet verecektir. Bunun için gerek güncel hayatta gerek arkadaş ortamında gerek sanal ortamda gerek görsel medyada gerekse yazılı medyada olsun; bunlarla ilgili haberlere bakmaktan okumaktan ilgilenmekten meraktan uzak durun. Çünkü bu merak ve ilgi sizi zamanla kendine çekecek ve kurtulmak istediğinizde ya kurtulamayacak yada kurtulmanız çok zor olacaktır.

5-► Takıntılarınızdan kurtulun ve büyütmeyin. Çünkü İçki Ve İçkinin Yasak Kılınması aklı makaleyi yazarken takıntılarınızın, dertlerinizin ve sıkıntılarınızın sizi yıpratacağını, tüketeceğini, küçülteceğini ve sizi küçültürken de şeytanı büyüterek Allah’ın vermiş olduğu aklı ve iradeyi Allah için kullanmayıp batıl ve haram olan şeyler için kullanabileceğinizi açıklamıştık. İşte bu yüzdendir ki takıntılarınızdan kurtulun ve üzerinde durmayın

6-► Bırakmak istiyorum ama bırakamıyorum sözü ancak zayıfların acizlerin ve mazeretlerin arkasına gizlenerek kendisine haklı sebepler üretmeye çalışanların yaptığı bir iştir. Nasıl bırakamıyorsun. Senin içkiyi bırakman herhalde kişinin dinini değişmesinden veyahut bağlı bulunduğu dini değerlerden vazgeçerek başka bir dine geçmesi kadar zor olmasa gerek. Ha buna kolay diyorsan eğer zaten senin yaptığın Müslümanlık, iman vb diğer değerler boğazından aşağı inmediği için münafıklığın ta kendisi olduğu için bu konuya değinmiyorum. Kaldı ki adaletin timsali ve mimarisi konumunda olan Hz Ömer (r.a) gibi bir zat kendi kızını canlı canlı toprağa gömerken; sonradan iman etmiş ve iman etmeden önce yapmış olduğu tüm yanlışlardan vazgeçmiş ve Allah’a yönelerek Allah’ın sevgili kullarından birisi olmuştur Allah kendisinden ve diğerlerinden razı olsun-. Şimdi diyeceksiniz ki biz Hz Ömer değiliz ki nasıl vazgeçelim. Bende size Hz Ömer (r.a) olun demiyorum zaten. Sadece nereden nereye gelmiş bir zatı örnek verdim. Bu durumda bırakmak istiyorum ama bırakamıyorum sözünün de bir geçerliliği ve yürürlülüğü kalmamış oluyor.

7-►İçki içen birisi malını gereksiz yere harcayacağı içindir ki ve israf da Allah katında bir günah olduğu gerçeği mevcut iken; kendi canına verdiğin zararın yanı sıra evinin, eşinin, çoluk çocuğunun rızkını da Allah’ın haram kıldığı bir yolda harcıyorsun. Diyeceksin ki ben evimin bütün ihtiyaçlarını karşılıyorum ve onları kimseye muhtaç etmiyorum diyecek olursan bende diyorum ki bu mazeretin Allah’ın haram kıldığı bir şeyi helal kılmaz.

8-► Helal yoldan para kazanıyorsun, alın teri döküyorsun, akşama kadar evindekiler senin yolunu gözetliyor, gelmeni bekliyor ama sen tam aksine hareket ederek helal yoldan kazandığın parayı haram yolda kullanarak ayrı bir vebale ayrı bir günaha giriyorsun. Diyeceksin ki para benim can benim kime ne. Buna da en güzel cevabı yine Yüce Allah “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır! (6)” şeklinde buyurmaktadır.

9-► İçki içerek kendi canına kastettiğin gibi ev halkına eşine, çoluk çocuğuna, anne-babana da eziyet ediyorsun. Anne-baba üzülürken aynı yastığa baş koyduğun eşin senin o pis kokan ağız kokunu çekmek zorunda değil ya. Çocuğun anne-baba diye yanına gelir ama daha günahsız ve bir melek kadar saf olan o çocuk senin ağız kokundan rahatsız olacağı için senden uzaklaşmasına sebebiyet verecektir ve sana yaklaşırken korka korka gelecektir yada hiç gelmeyecektir. Her neyse artık. Birde işin şu boyutu var: O içki içen adam eşinin rahatsız olmasından hiç endişe duymadığı gibi birde haklıymışçasına beğenmiyorsan kapı orda diyerekten bir edepsizlik içine girerek eşi sanki kölesiymiş esiriymiş gibi davranarak hem kendi hayatını hem de onun hayatını zindan etmekten geri durmaz.

10-► İçki içen kişi ne dediğini bilmediği için insanlarla münazara -tartışma- içine gireceği ve ne dediğini bilmeyip ağzından çıkan kelimeden haberi olmayacağı için, insanların birbirlerine karşı kin ve nefret duymalarına sebebiyet vereceği için, insanlar arasında ki dostluk, kardeşlik, akrabalık bağları tamamen kopacak yada kopma noktasına gelecektir. Nitekim bu beyanda yüce Allah “Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak ister (7)” şeklinde buyurmaktadır.

11-► Evet Resulüllah (s.a.v): Kim dünyada içki içerse, sonrada bundan dolayı tövbe etmeden ölürse ahirette cennet şarabından mahrum bırakılır şeklinde buyurmaktadır. Dünyada aklını başından alan ve seni yaptığını bilmez bir konuma düşüren şey için, ebedi bir hayatı tehlikeye atmaya değer mi? Elem verici bir azaba düçar olmaya ve bunu hak etmeye değer mi? Oysa yüce Allah cennet ehli için: “Onlar orada meşrubat dolu kadehleri elden ele dolaştırırlar. Bunları içmede ne saçma sapan konuşma olur, ne de günaha girilir (8)” şeklinde buyurmaktadır. Ahirette ki şaraptan kastın ve özelliklerini İçki Ve İçkinin Yasak Kılınması aklı makalede açıklamıştık

12-► İçki ile ilgili olarak yine “Tevrat’ta şöyle geçer: Şüphesiz Allah hakkı; batılı yok etmek için, eğlenceyi, çalgıları, dansı, zurnaları, tamburları, davulları, şiirleri yok etmek için göndermiştir. İçki, onu içen için acıdır. Allah (c.c) gücüne ve izzetine şöyle yemin etti: Ben haram kıldıktan sonra kim ondan içerse kıyamet gününde onu kesinlikle susuz bırakacağım. Haram kıldıktan sonra kim terk ederse mutlaka ona mukaddes katımdan içireceğim (9)”

13-► İçki içen kişi Allah’ı anmaktan gafil olacağı gibi, Allah’ın hoşnut olmayacağı kelimeleri kullanmanın yanı sıra Allah’ın kişiye vermiş olduğu koruyucu melekleri de Allah’ın hoşnut olmadığı bir işe şahit kıldığı, o ortama sokarak rahatsız ettiği için ayrıca bir vebal ve günah yükü yüklenmiş olacaktır. Oysa peygamber Efendimiz Kişinin emr-i mar’uf,nehy-i münker ve Allah’ı zikirden başka konuştuğu her şey aleyhinedir buyruğuna muhatap olacağı da aşikardır.

14-►İçki içmek kişinin zina yapmasına ve daha da kötü işlere yönelmesine ve büyük günahlar işlemesine sebebiyet verir. Nitekim anlatılan bir rivayette; “Hz Osman (r.a) bir hutbesinde şunları söylüyor:

Ey İnsanlar! İçki içmekten sakının.Çünkü o bütün kötülüklerin anasıdır. Sizden önceki ümmetlerde Allah’a çokça ibadet eden biri vardır. Bir gün bu kişi mescitten dönerken karşısına kötü bir kadın çıktı. Kadın, hizmetçisine bu abidi içeri atıp kapıyı kilitlemesini emretti. Hizmetçi de kendisine verilen emri yerine getirdi. Yanında bir fıçı şarapla bir çocuk vardı. Kadın abid kişiye şöyle dedi: Bir kadeh şarap içmedikçe yahut benimle ilişkiye girmedikçe ya da bu çocuğu öldürmedikçe seni bırakmam. Eğer bunlardan birini yapmazsan çığlık atarım ve derim ki: Bu adam zorla evime girdi ve bana tecavüz etmek istiyor. Bu durumda halin nice olur? Ne yapacağını şaşıran adam kendi kendine şöyle söyledi: Bu kadınla ilişkiye giremem, çocuğu da öldüremem. Mecburen bir kadeh şarap içti. İçtikçe bir kadeh daha istedi. Allah’a yeminle söylüyorum ki, bu adam sarhoşluğun etkisiyle hem kadınla ilişkiye girdi, hem de çocuğu öldürdü. Hz Osman (r.a) sözlerine devamla dedi ki:

İçki İçmekten Sakınınız

15-► İçki içen birisinin sinir sisteminde tahribat oluşacağı için; bu kişinin agresif ve panik atak olmasına,bir anda celallenmesine ve sinirlenmesine sebebiyet verecektir ve bunun sonucu da kişinin hayatında, toplumda ve aile ortamında olumsuz etkileri olacağı aşikardır.

Tüm bu açıklamalardan ve izahlardan sonra halen içmeye devam ve ısrar ediyorsan diyecek başka bir sözüm yoktur. Bundan sonra size verilecek en iyi cevap Allah Resulü’nün buyurduğu üzere: “İçki içenleri evlendirmeyin, hastalandığında ziyaret etmeyin ve şahitliğini kabul etmeyin. Beni hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki içki içen kimse; Tevrat, İncil, Zebur ve Kur’an da lanetlenmiştir. Ayrıca o Allah’ın peygamberine indirdiği bütün hükümleri inkar etmiş demektir”.

ve yüce Allah’ın da buyurduğu üzere;

“İşte Rabbiniz tarafından gerçek geldi. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” Şu da bir gerçektir ki Biz o zalimlere, duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmış olan müthiş bir ateş hazırladık. Eğer susuzluktan feryat edecek olurlarsa kendilerine erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilir. O ne fena bir içecektir ve cehennem ne fena bir barınaktır! (11)”

Allah’ın selamı hak edenlerin üzerine olsun

Kaynak: İsmail Ekinci

(1-Hadid Süresi 28) (2-Tur Süresi 28) (3-Hucurat Süresi 14) (4-Hucurat Süresi 12) (5-Bakara Süresi 269) (6-Kıyame Süresi 36) (7-Maide 91) (8-Tur Süresi 23) (9-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim -İbn Kesir Tefsiri- / c:4 / bkz: 49) (10-Ebu’l Leys Semerkandi / Tenbihü’l Gafilin / bkz:193-194) (11-Kehf Süresi 29)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.