Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,6023
EURO
10,2687
ALTIN
493,11
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Mevzi Sağanak
30°C
Bursa
30°C
Mevzi Sağanak
Perşembe Mevzi Sağanak
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Pazar Parçalı Bulutlu
31°C
SON DAKİKA
Farz ve Nafile İbadetlerin Önemi
Ben Sana Emretmişken Seni Secde Etmekten Alıkoyan Nedir?
Ezan-ı Muhammediye
Allah Var Diyorsun Ondan Sonra Yok Gibi Davranıyorsun
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyorsunuz
Oğlum! Nasihat İstiyordun Al Sana Nasihat
Yetiş Ey Allah’ın Resulü Yıkılıyoruz
Allah Var Diyorsun Ama Yok Gibi Davranıyorsun
Ey İnsanlar…!
Verilen Sözü Yerine Getirmek
Kanaatkar Olmak yada İyilik Yaparım adına Dünya malı Toplamak. Sonuç mu?
Hz Ali’nin oğlu Hz Hasan’a Nasihatleri
Hz Ali’nin Güzel Bir Vaazı
Taharetsiz Namaz Kabul Olur mu?
Secdede Ayakların Yerden Kesilmesi Namaza Zarar Verir mi?
Vakti İyi Değerlendirmek
Çocuğun Anne Baba Üzerindeki Hakkı – Diyanet
Her Nefesin Kıymetini Bilmek
Sahi Ya Ne Oldu Bize?
Namaz Belirli Vakitlerde Müminlere Farz Kılınmıştır
Namaz Dinin Direğidir
Cinsel İlişki Hakkında Bilmeniz Gereken Hususlar
Cinsel İlişkiye Girmenin Amacı ve Gayesi
Namazda Allah’tan Habersiz Olmak
Kerahat Vaktinde Neden Namaz Kılınmaz?
Vakit Namazlarının Geciktirilmesi
Namazın Vacipleri Nelerdir?
Namazlardaki Rekat Sayıları Neden Farklı?
İşçi ve İşveren için Namaz Meselesi
Sahibini Kötülükten Alıkoymayan Namaz Hakkında; Bir Ayet Bir hadis İnceleme
Sorumluluk İsteyen Bir İbadet: Namaz
Kıldığın Namaz Sende Değişikliğe Sebep Olmuyorsa O Namaza Yeniden Başla
Seferi iken Kılınamayan Namazın Kazası Nasıl Yapılır?
Kaç Yaşına Kadar ve Namaz Kılmayan Çocuğun Günahı Kimedir?
Cemaatle Namaz Kılmak
Helal Haram Duyarlılığı Hakkında Vaaz & Diyanet
Kısaca Namazı Bozan Davranışlar & Diyanet
Hangi Vakitlerde Namaz Kılınmaz ve Sebepleri
Namaz Kılarken Her Rekatta Aynı Süreyi Okumak Caiz midir?
Namaz Kılarken Aklımıza Başka Şeyler Geliyorsa
Namaz Neye Benzer?
Namazı Vaktinde Kılmanın Önemi ve Gerekliliği
Uyuma ve Unutma Sebebiyle Kaçırılan Namazın Hükmü Nedir?
Namazı Dosdoğru Kılın Ayeti ve Tefsiri
Namazı Bozan Şeyler Nelerdir?
Namaz Kılan Birisini Güldürmek Günah Mıdır?
Namazın Sünnetleri Nelerdir?
İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?
Namazda Tadil-i Erkanın Hükmü Nedir?
Namazı Huşu İçinde Kılmak
Fe Eyne Tezhebun (Bu Gidiş Nereye?)
Namaza Hazırlık Yapmak ve Şartları
Namaz Kılarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Namazda Şeytandan Gelen Vesvese
Namaz Kılmanın ve Cemaatin Fazileti
Gözümün Nuru, Dinin Direği Namaz
Namaz Konusunda Gevşeklik ve Tembellik Göstermenin Bazı Sonuçları
Salih Bir Amel: Namaz
Hasta Olanlar Nasıl Namaz Kılınır?
Namazda Secdelerden Birisini Unutan Birisi Ne Yapmalı?

İhlas ve Takva

İslam ve Kur'an adlı kardeş web sitemize ulaşmak için Tıklayınız

01.03.2020
0
A+
A-

“Ey iman edenler! Allah ‘tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun, çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır (1)” Yarın deyince kabir, Sırat, Mizan ve Mahşer, o dehşet günü hazırlığı demektir. Çünkü her nefesin hesabı canlı olarak size yapışarak Mahşere gelecek.

Mahşer; yarın denilen o gündür İhlas ve ihtikata sahip olanlar ihmal etmeyiniz! Takva hakkında olan ayetin az bir mealidir: onun mealini ne yerler alır, ne gökler, gönderen kendisi bilir, Cenab-ı Allah. Takva hakkında Kur’an-ı Kerim‘de 150’den fazla ayet var.

Gerçek takva çalışanlara Sırat Köprüsü yoktur.

Gerçek silahlanma takvaya çalışmaktır. Takvasız yapılan görevin ehemmiyeti yoktur. Fetvanın halledemediğini takva halleder. Fetva seni başıboş bırakır. Takvasız fetva, meyvanın içini bırakıp kabuğunu yemeye benzer. Müminler gerçek kardeştirler. Allah Kur’an’da takvayı methetmiştir. Gayemiz; onu yaşamaktır, boşuna gelmeyin, anlamaya çalışın.

Emr-i İlahiye inmeyen baş, yaşantısı boş.

Kainatın düzeni, Hükm-ü Kur’an’a uyup, Kelam-ı Hakk’la yaşayıp ve yaşatmadır. Şu gördüğümüz gökkubbe ve kainat başıboş değildir. Bunların direği İslam yaşantısıdır. Yaşayana ne mutlu, gaflet uykusuna dalanlara Allah hidayet versin (amin). Bu geçici fanide biz Müslümanlara ve Ümmet-i Muhammed’e düşen görevi ihmal etmezsek hallolmayacak işimiz kalmaz. Kargaşacılık, zümrecilik, tefrikacılık ve nifakcılık muamelatın İsIam’a hizmette zayıf düşmesindendir.

Tembellikle amel her kişinin işidir, takva ile amel er kişinin işidir. Hata bir yaşa kadardır.

Allah en çok kendinden korkanı sever. Kendini çok anandan çok hoşlaşır.

Akşamları biraz erken yatın, imsakın durumu başkadır, erken kalkıp imsak vaktini değerlendirin.

Hazret-i Adem Babamızdan bu yana Allah’ın emrine muhalif olan, bir şey elde edememiştir.

Günde bin defa Allah’a sığınsak, biz yine de şükrünü eda edemeyiz.
Hakk’ın merhametiyle merhametlenin ki haksızlığa uğramayın. Bir önceki hayıra şimdi evet diyeceğiz.

Allah (c.c.) bir gönüle nasıl misafir olur? Haneyi temiz tutmazsan misafir gelmez. Bunun kolayı takvaya çalışmaktır. Allah’ın hoşuna gitmeyen zerre bir şeyi ne kalben, ne kalıben tutmazsak, takva işte budur. İnsanın gönlü kainattan büyüktür. Allah’ı görmüş gibi, duymuş gibi ibadet etmeli. Hepimizin bir yitiği var; bu yitik ömrümüzden boş geçen zamanlardır.

Nefs-i emmarenin huzur bulması değil, mekandan münezzeh olan Allah’ın kalpte huzur bulması mühimdir. Cenab-ı Allah’ın yapamayacağı, yaptıramayacağı, yıkamayacağı bir şey olmaz. Dünya çapında Müslümanlar olarak iki güce sahibiz; sabır ve dua. İçindeki lekeyi hiç soran yok, herkes dışındaki lekeyi soruyor. Hazret-i Allah, Hazret-i Resulullah ve Kur’an’dan başka bir şey yok. Gönül defterine kayıt ibadetsiz olmaz, sadece ibadetle de olmaz. Ancak Allah’a teslim olan gönülle olur.

Göz baktığında, dil konuştuğunda, ayak yürüdüğünde, el uzandığında… Gözle gelene yukarıdan aşağıya başını yere bastır, diline gelen bir şeyde dişinle onu bastır, fırsat verme! Teslim-i Hak olmayan haksızlıktan yakayı kurtaramaz. Allah rızası için yapmayınca helak için yaparız, çok kötü bir durum. Daha hastalık gelmeden sıhhatin kıymetini bil, ihtiyarlık gelmeden gençliğin kıymetini bil, kabir gelmeden yaşamanın kıymetini bil. Nefsimizin emrinde değil, Allah’ın emri, Peygamber’in şeriatına girersek iş halloluyor. Anlaşılıyor ki yatan arslandan gezen tilki daha iyidir. Hazret-i Allah insanlara fırsat verir, ama insanlar o firsatı kaçırırlar. İkinci firsat ele geçmez. Ah-u vah etmek neticeyi halledemez. “Allah sevgisi” içinde yer tutmayan insanlar adet usulü amel yapıyor.

İhlassız amel insanı ne öldürür, ne oldurur.

Diz ağrısından değil de, Allah korkusundan ağlasan Cehennem seni yakmaz.

İnsanın her şeyinin temiz olması çok iyidir; eli, ayağı, gözü, gönlü, aklı.

İnsanlar içinde hakiki adaleti yaşasalar dünyaya hakim olurlar.

Göz nurdur, onu pis yerlerde kullanmayın.

Namaz kılar, namaz Allah’ın emridir. Ama namazın yanında kalbini ve niyetini düzgün tutması şarttır.

İçindeki yaşantısını sağlama çıkarıp da, Hazret-i Allah’ın gönderdiği Kur’an-ı Kerim‘den manen düzgün bir lezzet alacak olsa kendi yanlışını kendisi görür.

Allah’tan korkmayan insan korkak olur.

Peygamberimizi ve sahabeyi takip edeni cin çarpmaz.

Önce iman, sıhhat ve hayati yaşantısı olmayınca hiçbir şeye benzemez.

Gözünüzden öyle bir yaş gelsin ki, o yaşı dışarıya değil içinize, gönlünüze damlatın. Ehl-i tasavvufta yapılması gereken budur. Dışarıdan gelirse ateş olur, Cehennem’de sizi yakar. Ağır taş yerinden oynamaz, hangi rüzgar eserse essin, ama saman çöpünü rüzgar ne eder?

O yaşa (73) gelip de kar ile zararı, iyi ile kötüyü, haram ile helali birbirinden ayıramamış ise kaç kuruş eder. Gerçeği bilmeyen insanlar yapmacık oluyor. Camide gördüğü ile yetiniyor, yaptığı ibadet adet usulü.

Zimmet defteri iki kısımdır;

Biri Allah ve Resulü’nün zimmet defteri,

İkincisi babası İblis olan şeytanın zimmet defteri.

Şeytanın zimmet defterinde olanlar dünya ve ahirette huzur bulamazlar. Bu din inananlarındır.

İmandan sonra namaz amellerin en üstünüdür, ayet-i kerimeyle sabit. Oruç on iki ayda bir ay, zekat ve hac zenginlere, namaz ise 1825 defa sana misafir olmakta.

Şeriatı takip edip, yapmak takvanın görevidir.

Tevhid yoluna canımızı verebilsek bize fazlasıyla yeterlidir. Resulüllah Efendimiz’in isimlerinden sahip olana son nefeste, kabirde, Sırat’da, Mizan’da, Mahşer’de % 30 daha fazla şefaat olunacak. Ama adı kovan, içinde arı olmayanda bal alınır mı? İsmi güzel olan amelinde, kalbinde, Allah’a, Resûlullah’a, Peygamberlere, sahabelere uymaya gayret edecek.

Hazret-i Resulullah’a talip olan talebe küçük günah bile işlememeye çalışmalıdır. Takva yaşayarak haramı bilmelidir.

Kendi muhasebemizi kendimiz yapacağız. Sırat ve Mizan şimdi gezdiğin yerler, Cehennem ise kabir çukurudur. Kıldan ince kılıçtan keskin olan Allah’ın emri, Resulullah’ın şeriatıdır.

Millete hizmet mi daha iyi, Allah’a mı?

Gizlinin ecri kuvvetli olur. Nispeten siz fitneyi uyandırmayın

Yaptığın amelleri Allah rızası için yapacaksın. Güzel amelleri gizli tutmak gizli günahları affeder. Gizli günahların terbiyesi gizli güzel ameldir.

İç alemin temizlenmesi ruhun karakterine bağlıdır. Yapılan gizli güzel ameller nispetinde iç alem temizlenir. Nispet dahilinde l, 3, 5 gibi. Gizli günah gizli amel ve tevbe ile silinir. Açık ibadeti gizli isyan helak eder. Ekseri zina, kıskançlık, kargaşalık, iftira, bozuculuk, tefrika, zümrecilik, nifak, içki, malayani ve çeşitli şeyler. Allah’ın yasak ettiği şeylerle kalben ve kalıben meşgul olmayacaksın. Rıza-i Hak için sevilmek hiçbir şeye benzemez. Tüm nefsani isteklere er geç doyulur, bıkkınlık verir. Rıza-i Hak için sevişmeye doyulmaz.

Helal lokma, kafadan bakan göz, duyunca kulak, düşününce kalb, ağızdan çıkan söz düzgün oldu mu, Hak Teala Hazretleri; “varın o kulumun içini temizleyin” diyor ve nefis, melekler tarafından sol tarafa zincirleniyor. Müslümana rast geldiğinde yedireceksin, içireceksin.

Yaşadığımız zaman Hakk’la yaşayacağız. Allah’ın sevdiği kullar Allah’ın hoşlaşmadığı her şeyi yapmayan kimselerdir.

“Şüphesiz takva sahipleri için umulanı bulduktan yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kaseler vardır (2)”

Sıhhatsiz amel olmaz, amelsiz de Müslüman olmaz.

Millet her şeyi biliyor ama İslam’ı yaşamaya heves ve istek yok. Can cesetteyken vakitleri değerlendirmek sünnet ve farzdır. Sünnet Peygamberimizin, farz ise Allah’ın emridir. Gençlikte yapılan amelin daha çok faydası vardır.

Biz milletten korkacağımıza Allah’tan korksak bize yeter. Çünkü Allah’tan korkana başka korku yoktur.

Siz Allah ve Resulü’yle arayı açmayın, Onlarla arayı açanın gideceği yer Gayya’dır.

Biz Kur’an-ı Kerim’e nasıl değer verirsek, Hazret-i Allah bize o nispette değer verir. İnsanların söyleyip söyletmesine lüzum yok. Konuşulduğu zaman dinlenirse mutlaka Allah ve Resulü’nün hükümleri ordadır. Orada Allah mevcuttur. Uzak bir yerde değil her şey Allah’ın tasarrufu altındadır. Kalp alemimizi çıfıt çarşısı yapmayacağız, ne yönden olursa olsun. İnsanlar düşünse kendinin kaç gram olduğunu bilir. Burada kaçmak kolay, Hazret-i Allah pisliklerini ortaya çıkardığında nereye kaçacaksın? Allah’tan boş yer yok. Kimse Allah’ı aldatamaz. Sen kimi oyalıyorsun? Canavar değil bir insan olarak Allah’ın hoşuna gitmeyen bir şeyi içinden geçirende git aynaya bak, kendinden korkar kaçarsın. Çaresi kestirme olarak Allah’a kul, Peygamber’e ümmet olmaktır. Küçükten kusur, büyükten af. Biz kimsenin ayıbını araştırmakla görevli değiliz. Noksanlıklar var diye umutsuzluğa mı düşelim. Onda dokuz yenilsek, birini yenelim. Biz nefs-i emmare ile şeytana güç yetiremeyiz. Hazret-i Allah’ın dostları müstesna.

Allah’tan uzak olanları şeytan bağlamıştır, etkisiz hale getirmiştir. Yaptığımızdan nefsimiz hoşlaşıyor ama, Allah hoşlaşıyor mu? Resulullah hoşlaşıyor mu? Kur’an hoşlaşıyor mu? Allah’ın sevdiği kullar hoşlaşıyor mu?

Biz onu devirin, bunu atın demiyoruz. Nefs-i emmare ve şeytanı devirsek bize yeter. Sabır ve dua silahımız. “Açtığımız elleri geri çevirme” diyoruz ama hangi ağızla? Millet konuştuğu zaman iyi de, yaşantıda uzak. Müslümanın iyilikle yapamayacağı bir şey olmaz. Ellerimizi açıp istediğimizde hangi el ile istiyor, ağzımızla istediğimizde hangi ağız ile istiyoruz.

Kimsenin canına göz dikersen, canın gider. Kimsenin malına göz dikersen malın gider. Nasıl olduğunu hiç anlayamazsın. Ruhen, manen tedavi edilmeyen insanlar her zaman hastadır.

İhlassız elli yıl yapılan ibadetten ihlasla yapılan bir yıllık ibadet hayırlıdır. İhlassız bir amel, temelsiz binaya benzer. İhlas, Allah’ın bir olduğunu tasdiktir.

Zikrin efdali ihlastır.

Yaptığımız ibadeti Allah için yapacağız. Kendimizde bir varlık hissetmeyeceğiz. Kendilerinde bir varlık hissedenler esas varlık olan Hazret-i Allah’tan uzaklaşanlardır. Varlıklar üstünde yine var olan Hazret-i Allah’tır. Her var olanın hangi eşya olursa olsun bir zevali vardır, ölüm ve yıkılmaya mahkumdur. Hazret-i Allah’a hiçbir zeval yoktur, ezelidir, ebedidir. Burda anlaşılıyor ki yaşantısı Hakk’la olan emr-i bil ma’ruf ve nehy-i anıl münkere dikkat edenlerin ruh alemleri çıkmaza ve sıkıntıya düşmez. Onlar bileceğini, göreceğini, seveceğini sevmiştir. Başka yoruma ihtiyaç yok. Çünkü beşeriyete lazım olan ihtiyacı aramaktır. Zararsız yaşantı Hakk’ladır. Hakk’sız yaşantı zarardır, çünkü müflis ve iflasa mahkum olur.

Allah ve Resulü’ne yaklaşmak için onların en hoşlaştığı şey; nefis mücadelesi, cihad-ı ekber, nefisten geçenlerle mücadele etmektir.

Zararlı şeylere tedbir; cihad-ı ekberdir.

Fedai iki türlü olur. Cihad-ı Ekber; nefs-i emmare ve şeytanla yapılan savaştır. Resulullah Efendimiz Uhud savaşından dönerken sahabeye büyük savaşa yeni başlayacaklarını söylemiş. Sahabe; “Ya Resulullah bundan daha büyük savaş mı olur” dediklerinde, nefsin ve şeytanın büyük düşman olduğunu ve bunlarla yapılacak savaşın da büyük savaş olduğunu belirtmiş. Karınca kaderince bize layık olan nedir? Allah’a kul, Resulullah’a ümmet olmaktır. Kamil insansız bu yollar bulunmaz.

“Sünnetimden uzak yaşandığında ve gereken değer verilmediğinde, benim sünnetime sahip çıkana yetmiş hac sevabı verilir”, Hadis-i Şeriftir.

Bugün ki ortamda hayasızların içinde baktığında gözün, uzandığında elin, duyduğunda kulağın, yürüdüğünde ayağın, düşündüğünde kalbin sağlamsa “itikaf” odur.

Alem yattı sen uyan.

Başta akıl mühim, sonra ahlak. Vakarda on hisseden ahlak yedi paydır, ilmin payı üçtür. Muamelatta insanlar kendini bilir. Bir insan günah işleyip Allah’tan korka korka huzura vardı mı, Cenab-ı Allah’ın merhameti fazladır. Allah’tan korkarak yapılan amel az da olsa iyidir.
Allah nasıl yaratmışsa her şeyden iyidir. Derin kara da olsa, burnun eğri de olsa, iç alemini güzelleştirdin mi tamamdır. Vücudun ne kadar güzel olsa da, ahlakın kötüyse ne fayda.

Önce kendimiz yaşayalım, sonra yaşatalım

Bir şey yaparken Allah’ı düşünseniz kötülük yapamazsınız. Kul görmesin diye gizleyip, Allah’tan korkmadan bir iş yaparsanız isyan üstüne isyan gelir, birikir.

Böyle bir sükunet Cenab-ı Allah’ın lütfunu ikrardandır. Diyeceksin kabul etmeyen kim? İsyankar da Cennet benimdir der. Cehenneme kimse sahip çıkmaz. O ihtirazlar buradadır. Bakide bu konuların hiç yeri yoktur, ne yapmışsanız çıkar meydana. Allah için sevişmek gibisi yok. Bir ana bir babadan oldukları halde, yakın oldukları halde birbirinden çok uzak. Bunun sebebi nedir? Hizmet yerleri değişikse birbirlerine ters düşerler. Birisi Allah ve Resulü taraftarları, tarafı, birisi nefis, İblis ve şeytan taraftarları, tarafı. Bunları uzak düşürten yukarıdaki yazmış olduğumuz isimlerdir. Takvada kardeş olmak, şefaat-i Resul ve rıza-i Hakk’a sapasağlam gider. Karındaki kardeşlik de kavgayı güder. Tabi ki tasavvufun ne olduğu o ihvan kardeşlerin birbirine bağlantı ve bağlılığını gösterir.

Cennet ve Cehennem’in sergilenmiş pazarı var. Hangisine çalışırsan hak ettiğini bulacaksın. Cennet parasızdır, camiye gitsen kimse senden para istemez. Bir meyhaneye, kahveye, fuhuş yerine gitsen paralı. Cennet parasız sergilenmiş, müşterisi yok. Cehennem paralı sergilenmiş müşterisi çok. Hayasızlık ve terbiyesizliğin çilesi ne zaman dolacak? Birinize donunuzla sokağa çıkın dolaşın diyebilir miyiz? İmanın altını üstüne veren hayasızlıktır, imanı hayasızlık mahvediyor.

Helal lokma ye, oruç tut, beş vakit namazını kıl, kaza namazını kıl. Kafadan baktığın göz, iç alemini bastırıp çökertmeye yeterlidir.Gereken edep, hayadır. Bir insanın kalbi Allah’ın lûtfuyla depolaştı, doldu mu, artık yel kayadan ne götürür? Bu gibi kötülükler onun iman gücüne zarar veremez.

İnsanların kudurması itin kudurmasına benzemez. Caddelerde hayasız gezenler akrepten daha kötüdür. Çünkü akrep saklanıyor. Bu memleketi hayasızlık yıkmazsa başka bir şey yıkamaz. Ne dış güç, ne de iç güç. Dara gelince Allah Allah, keyfe gelince yallah yallah. Hazret-i Allah görevi insanlara verecek olsa bir saniyede kainatın altını üstüne getirir, yıkar. Hazret-i Allah’ın sabrı çok büyüktür. 1001 isminin biri “Kahhar”, 1000’i “Rahmet” ismidir. Cenab-ı Allah’ın emrine muhalif olanlar Hazret-i Allah’a savaş açmıştır. Allah’a savaş açmayla bir şey elde edilseydi, şeytan bir şey elde ederdi, Karun elde ederdi, Ebycehil elde ederdi.

Hayasızlıktan silaha sarılacak olsan da kurtaramazsın. Bunun silahı Allah’a kul, Peygamber’e ümmet olmaktır. Gerçek Allah’ın sevdiği kulları Allah’ın silahlarıdır. Bizim zayıf tarafımız; tembellik.

Şuur ne demektir? Kafadan bakan göze sahip olmak, duyan kulağa sahip olmak, konuşan dile sahip olmak, düşünen kalbe sahip olmaktır. Bunlara sahip ol kafi.

Konuşmadan evvel konuşacağımıza, bilmeden evvel bileceğimize, yapmadan evvel yapacağımıza dikkat etmemiz lazım.

Resulullah’a “en akıllı insan kimdir?” diye sormuşlar, O da “İslam’ı içinden yaşayandır” buyurmuş.

Boşa kaşık sallamayın, ne yaptığınızdan haberiniz olacak! Kendinden şikayetçi ol, başkasından değil.Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün.

Yaptığımızı halledemediğimizde yapamayacağımıza koşarız. Her amelde şuur lazımdır. İhlassız, ihtikatsız yüz yıl yapılan amelden hakkıyla yapılan amelin on yılı daha efdaldir. Namazın ne olduğunu bileceğiz! Helal lokma olacak! Takvayla namaz kılınacak! Namazı namaz yapan abdestin sağlamlığıdır.

Kendi kabahatine bakmayıp da başkalarıyla uğraşmak şuursuzluktur.

Bir akılsız kafanın elinden ne çeker ayaklar. Acınacak bir iş. Bizim dinimizde akıllıca hareket etmek gerekiyor. Şuurlu hareket edilecek!

Kötülükle uğraşan bir insan dökümlü olmaz. Yattığın zaman da kalktığın zaman da Allah korkusu olacak! Maddî yararlarımızı, manevî yararlarımızın üzerinde tutmayacağız. Dünyayı ahirete değil de, ahireti dünyaya yük edeceğiz.

Bir insan maddî menfaatini maneviyattan üstün tutar ve herşeyini maneviyata maske yapıp maddiyata düşkün olursa, maneviyattan kazancı olmaz, iflâstır.

Haberi yaşantıdan ver; laf değil, yaşantı önemli. Sözler konuşuluyor, muamelâta sıra geldi mi adamın ayaklarının altından yer kopuyor.

Müslüman, kimseye zarar ve zeval vermez. O korkacağından korkmuştur. Ancak zarar verenler Hz.Allah’tan uzak yaşayıp, onun emrine ters düşenlerdir.

Elimizden geldiği kadar dünya ve ahiret için çalışacağız, tembellik yok! Dinimiz tembellik ve hırsızlığı yasaklamış. Hemen ölecek gibi ibadete, hiç ölmeyecek gibi işe teşvik etmiştir. Dinimizin emrini baştacı edersek Allah bizi zerre kadar bir şeye muhtaç etmez. Herkesin yaptığı kendi başının belasıdır şer ise, herkesin yaptığı kendi devletidir hayır ise.

Muamelemiz sağlam olursa hedefe gider. Hedefe gitmezse mutlaka eksiklik bizdedir.

Allah rızası için yapacağımız her işi yapmadan evvel düşünün. Hazret-i Allah Ümmet-i Muhammed’i kendisi korusun, çok çetin bir durum.

İnsan kandırsa kendini kandırır, başkasını kandıramaz. Gerçek Müslümanların hazırlığı geleceğe yöneliktir.

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Tasavvuf / Sırr-ı A’zam / C:2

(1-Haşr Süresi 18. Ayet) (2-Nebe Süresi 31-34. Ayet)

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.