Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,6580
EURO
10,1795
ALTIN
488,66
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Gök Gürültülü
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
19°C
SON DAKİKA

İlim Üç Çeşittir. Bunlar;

08.04.2020
0
A+
A-

Bu bakış açısına göre ilim üç kısıma ayrılır

Azı da çoğu da yerilen ilimler

Azı da çoğu da övülen ilimler. Bu ilimler ne kadar çok olursa o kadar güzel ve faziletli olur

Yetecek kadarı övülen ilimdir. Bu miktardan fazlasını öğrenmek ve derinleşmek bu tür ilimlerde övülmez. Bu sayılanları bedenin hallerine benzetebiliriz. Çünkü sağlık ve güzellik gibi hallerin azı da çoğu da övülür, çirkinlik ve kötü huy gibi hallerin azı da çoğu da yerilir, mal bağışlamak gibi durumlarda ise orta yolu tutmak övülmüştür.

Her ne kadar tebzir (malı israf etmek) mal bağışlama türünden olsa da övülmemiştir. Cesaret de böyledir.Çünkü her ne kadar cesaret sayılsa da düşüncesizce tehlikeye atılmak övülmemiştir.İlimde böyledir.

Azı da çoğu da yerilmiş olan ilme gelince sihir, tılsım ve astroloji gibi ne dine ne de dünyaya bir faydası olmayan veya zararı faydasından çok olan ilimlerdir.İnsanın sahip olduğu en değerli şey olan, ömrünü bunlara harcaması bir israftır ve değerli şeylerin israfı ise yerilmiştir.

Övülmüş olan ilim

Çünkü bu bizatihi istenen ve ahiret saadetine ulaşmayı sağlayan bir ilimdir.Bu ilim,dibi görünmeyen bir denize benzer. Bu denize dalanlar, kendilerine verilen imkan kadar onun sahillerinde ve en uç noktalarında dalabilirler.

Bu denizin en uç noktalarına peygamberlerden, velilerden ve farklı kuvvetlerine göre farklı derecelere sahip olan ilimde uzmanlaşmış kimselerden başkası dalamaz. Mücahede, riyazet, kalbi arındırmak ve dünya ilgilerinden temizlemek söz konusu derecelerin bir kısmını elde etmeye yardımcı olan unsurlardır.

Sadece özel bir miktarı övülen ilimlere gelinc , bunlar farz-ı kifaye olan ilimler bahsinde zikrettiğimiz ilimlerdir. Çünkü söz konusu ilimlerden her birinde bir yetinilecek miktar -ki en az olanıdır-, bir iktisat miktarı -ki orta olanıdır-, bir de iktisadın arkasından gelen en uç miktar söz konusudur ki ömrün sonuna kadar buna gerçek bir ihtiyaç yoktur.

O halde sen şu ikisinden biri ol: Ya kendi nefsinle meşgul ol veya nefsini hallettikten sonra başkalarını vakit ayıranlardan ol ! Sakın nefsini ıslah etmeden başkalarını ıslah edecek şeylerle meşgul olma! Kendi nefsinle meşgul oluyorsan , halinin gereği olarak sana farz-ı ayn olan ilimden başkasıyla meşgul olma.

Önemli ve ihmal edilmiş olanları düşün. Bunlar hırs, haset, riya, kendini beğenmek kalbin yerilen sıfatlarıdır. Bütün bu sıfatlar insanı helake götürür. Bu halleri ıslah edecek yerde, çiçek hastalığı ve sivilcelerden dolayı çekilen sıkıntıda vücudun dışına merhem sürüp zararlı maddeyi kan almak veya müshil kullanmak yoluyla çıkarmakta gevşeklik göstermek gibi zahiri amellerle uğraşmak insanı helake görür.

Ahiret alimleri ise insanın batınının temizlenmesi ve kalpteki köklerini sökmek suretiyle kötülük odaklarının yok edilmesi gerektiğine işaret ederler. Çoğu insanın zahiri amellere yönelmesinin ve kalplerini temizlemekten uzak durmasının sebebi, acı ilacı içmekle zorlanan kişinin vücuduna merhem sürmeyi tercih etmesinde olduğu gibi, kol ve bacak gibi uzuvlarda yapılan amellerin kolay, buna karşılık kalbin amellerinin zor olmasıdır.

Eğer ahireti istiyor ve kurtulmayı talep ediyorsa iç alemindeki hastalıklara bir göz at ve ‘Helaka Götürenler’ bölümünde sözü edilecek olan reçetelerle onları tedavi et! İşte o zaman övülmüş olan makamları elde etmeye ehil olursun. Eğer kendini bu işe vermezsen farz-ı kifayelerle uğraşma.

İnsanlar arasında bu işlerle uğraşanlar pek çoktur.

Hiç kuşkusuz başkasını ıslah etmek isterken kendini helake sürükleyen kimse beyinsizdir.

Böyle bir kişi akrepler elbisesinin içine girdiği halde başkasının üzerindeki sinekleri kovmaya çalışan adama benzer. Nefsini halledip onu temizlediğin, açık ve gizli günahları terk ettiğin zaman farz-ı kifayelerle meşgul olabilirsin. Bunu da tedricen yapmaya bak.Önce Allah’ın kitabıyla başlaisonra

Hz Peygamber (s.a.v)’in sünneti, sonra Kur’an ilimlerinden tefsir, nasih-mensuh, muhkem, müteşabih vb ilimleri öğren ve sünnette de aynısını yap. Sonra ömrünün yettiği, vaktinin elverdiği kadar fıkhın tabi hükümleri, fıkıh usulü ve geri kalan ilimlerle meşgul ol. Uzmanlaşmak ve inceliklerini öğrenmek amacıyla ömrünü bunlardan sadece birine hasretme. Çünkü ilimler pek çok olup ömür kısadır. Söz konusu ilimler birer alettir ve başka bir amaç için kullanılırlar. Başka bir amacı gerçekleştirmek için kullanılan her şeyde ise asıl amacın unutulmaması gerekir. Daha önce açıkladığımız üzere her ilmin bir yetecek kadarı, bir ortası ve bir de uzmanlık alanı vardır.

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:1

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: