Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,5413
EURO
10,0531
ALTIN
482,63
BIST
1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
33°C
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Parçalı Bulutlu
33°C
SON DAKİKA

İlk Hedefiniz ya Cennet ya Cehennem

16.04.2020
0
A+
A-

Tek olan Allah’tan başka ilah yoktur. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, Hamd O’nadır. Can veren de can alan da O’dur. O diridir, asla ölmez. Hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir. Allah’tan başka ilah yoktur. Nimet, lütüf ve güzel övgü sahibidir. Biz yalnız O’na ibadet eder, dini yalnız O’na halis kılarız. Allah’ım senden Muhammed (s.a.v)’e ve O’nun yakınlarına salat buyurmanı niyaz ederim.

Yüce Allah (c.c) Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki; “Biz onların, Peygamber hakkında: “Mutlaka ona öğreten bir insan vardır!” dediklerini pek iyi biliyoruz….. (1)”. Müşriklerin düşünmeden söyledikleri, yaptıkları boşboğazlık kendileri aleyhinde bir delil olacak ve kendilerini elem verici bir azaba sürükleyecektir.

Onlara göre Kur’an-ı Kerim’i kendisi yazıyor, uyduruyor veya bir başkasından öğreniyor. Böyle sapıkça ve Allah Resulü’ne yakıştırılmayacak şekilde üslup takılanlar mahşer meydanında zebanilerin ellerine düşecek, yiyecekleri zakkum ağacı, yatakları da döşekleri de ateş olacaktır.

Bugün bile halen Allah’ın nimetlerini yedikleri halde Allah’ın nimetlerine nankörlük edenlerde azımsanmayacak kadar çoktur. Sizin o çok uzak gördüğünüz ve kabullenmek istemediğiniz kıyamet elbet gerçekleşecek ve herkes yaptığına rehin olarak mahşer meydanında hazır bulunacak.

Kıyametin kopmasını, yani dünyanın ölümünü imkansız görenler

Milyarlarca insanı var eden ve milyarlarca insanın da aynı şekil de öldüren ve vakti geldiği zaman tekrar diriltecek olan Yüce Allah, aynı şekilde de bu evreni yarattığı gibi yok edip ahiret hayatını da yaratmaya kadirdir. Allah’ın vaadi gerçektir ve elbet gerçekleşecektir ve Allah’ın kıyamet, ölüm ve öldükten sonra dirileceğine dair vaadini belirten ayetler Kur’an-ı Kerim’de şöyle belirtilmektedir;

Zariyat Süresi 1-6. ayetler

Kur’an-ı Kerim’de Allah (c.c) kullarını açık açık uyarmasına rağmen, korkutmasına. ödüllendireceğine ve cezalandıracağına dair açık açık ayetler bulunmasına rağmen, ademoğlu halen kendi heva ve heveslerinin ardında koşturmakta ve kendi sonuna doğru koşar adımlarla ilerlemesine rağmen halen hiç ama hiç sonunu, akıbetinin ne olacağını düşünmemektedir. Yüce Allah (c.c) buyuruyor ki;

“Siz tam bir çelişki içindesiniz(3)”. “Oysa bu davetten, ancak aklı çarpılmış olan kimse çevrilip vazgeçirilir. (4)”. Oysa tüm bu uyarılara kulak asmayıp, hepsini göz ardı etmesine rağmen insan kendini çok akıllı sanmaktadır ve gerek ailesi olsun gerek diğer çevresi olsun bu konuda da kendilerini teşvik etmektedir.

Ya oku evladım büyük adam olursun, çok para kazanırsın,y ada müdür olur memur olur çok akıllısın çok zekisin gibi sözlerle teşvik üstüne teşvik ederde dururlar. Ancak bu akıllılar madem o kadar akıllı halkın rızasını gözeteceğine neden Hakk’ın rızasını gözetmiyorlar.yoksa;

“Şüphe yok ki Allah hem sizin, hem de benim Rabbimdir (5))” ayetinden şüphemi ediyorlar da halkın dediği kendilerine daha tatlı geliyor da, nefislerini okşuyor. Bugün o nefsini okşayan övgüler, yarın mahşer meydanında zebanilerin eline düştüğün zaman sana hiçbir fayda vermeyecektir. “Derhal Yaradanınıza tevbe edin! Nefsinizin kötü arzularını kesin! (6)”. Başka bir ayet de ise; “Onun için, sakın nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın! (7)”. Senin düşmanın olan şeye senin dostluk besleyip dört elle sarılman niye ?

İnsan koşa koşa kendi sonuna doğru gitmene rağmen, halen bir gaflet, halen bir dalalet, halen bir karanlık içinde boğuşuyor, debeleniyor. Kendi sonuna koştuğun,ve bitiş noktasına yaklaştığın gibi, biten yerde daha yeni başlayan olaylar cereyan edecektir.

Ölümü bir kurtuluş olarak görenler bunun bir yok oluş değil,y eni bir hayatın başlangıcının ilk basamağı olarak görseler çok daha iyi olur.

Kulun dediğine değil de Hakk’ın dediğine kulak verseler çok daha iyi olur, kulun çizdiği yada kendi çizdiği yolda değil de Allah’ın gösterdiği ve Resulü’nün Sırat-i Müstakim üzerinde yürüdüğü yolda yürüseler çok daha iyi olur. Yüce Allah (c.c) buyuruyor ki;

“İnsanların hesap verme vakti yaklaştı. Ama onlar hala koyu bir gaflet içinde haktan yüz çevirmekteler.(8)”. Hakk’dan yüz çevirip yüzünü halka döndünüz, Güzel güzel giyindiniz, güzel güzel parfümler sürünüp insanları tahrik ettiniz, oranızı buranızı açıp saçarak hem kendinizi hem de başkalarının helak olmasına vesile oldunuz, yediniz içtiniz, yattınız, kalktınız ama hiç ölümü düşünmediniz, ölümden sonrasını düşünmediniz.

Belki de ölümü ve ölümden sonrasını alaya aldınız. Gidip de gelen var mı? yada sen ne biliyorsun gidip gördün mü yada yanar yanar çıkarız gibi sapıkça cümlelerle alaya aldığınız konularla yüz yüze geldiğiniz yada geldikleri zaman nasıl bir çırpınma ile can verecekler yada hangi yüzle Allah (c.c)’ın huzuruna çıkaca(ğız)klar ve ya hangi yüzle Resulü Hz Muhammed (s.a.v)’den şefaat bekleyecekler burası biraz şaşırtıcı..

Yüce Allah buyuruyor ki; “Rab’leri tarafından kendilerine gelen her yeni uyarıyı, alaya alıp dinlerler.(9)”.

Enfal Süresi 22. ayet

Bu kadar büyük bir evreni ve göğü yaratan Yüce Allah şüphesiz bunları bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmamıştır. Zaten bilim bilim diye dayattığınız şeyleri inceleyecek olursanız eğer her şey bir nizam ve düzen içinde sistematik bir düzen içinde en küçük bir hata ve kusur olmaksızın yaratılmıştır. “Allah onu direksiz yükseltti ve kusursuz işleyen bir sisteme bağladı. (11)”.

“Elbette Biz göğü, yeri ve aralarında olan varlıkları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık(12)” Ve elbet bir gün nasıl ki insanların eceli gelince dünya hayatına veda edip ahiret hayatına merhaba diyor, yeryüzü dünyada ancak kendisinin bildiği belli bir vakte kadar varlığını sürdürecek ve Yüce Allah (c.c) dünya hayatını kıyametle yok edip ahiret hayatını yaratacaktır

“Tur’a (o dağa).Yazılmış o kitaba. İnce deri üzerine. Beyt-i Ma’mûr’a.O pek yüksek tavan, gökkubbeye. Ağzına kadar dolu okyanusa yemin olsun ki. Rabbinin cezası mutlaka vuku bulacaktır. Onu önleyecek hiç bir kuvvet yoktur. Gün gelecek, gök şiddetle çalkalanacak. Dağlar süratle yürüyecektir. O gün, hakkı yalan sayıp Peygambere yalancı diyenlerin vay hallerine!. Onlar ki daldıkları batıl içinde oynayıp dururlar. O gün onlar cehenneme şiddetle itilirler. İşte, denilir, alın size yalan saydığınız ateş!. Haydi söyleyin bakalım, bu da mı sihir, yoksa siz mi görmüyor muşsunuz Girin oraya! İster dayanın, ister dayanmayın, artık hepsi bir! Siz sadece ne yaptıysanız onun karşılığını bulacaksınız.)(13)”

Ahiret yurdunda, mahşer meydanında hesaba çekileceğimiz zaman ve hesaptan sonra artık nasıl ki kulu kendini yaratıp, büyüten, besleyen, nimetlendiren, kendini kusursuz şekilde yaratan Rabb’ini unutup da kendi heva ve arzularını ön planda tuttu, birinci plana aldı, ikinci, plana Hakk’ın dediklerini koydu yada hiç aklına gelmedi; buna nispeten de Yüce Allah şöyle buyuruyor;

“Öyleyse, siz nasıl bugünkü buluşmayı unuttunuz ve bu unutmayı ömür boyu sürdürdüyseniz, Biz de bugün sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü, tadın bakalım sürekli azabı! (14).”

Al-i İmran Süresi 56. Ayet

“İman edip makbul ve güzel işler yapanların ise mükâfatlarını tam tamına ödeyecektir. Allah zalimleri sevmez (15)”

Ne kadar günahımızda olsa yine de Allah’ın rahmetinden ümit kesmek bir mümine yakışmaz. Tevbe edip hatalarımızı belki telafi edebiliriz. “De ki: Ey nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz. Şüphe yok ki, Allah bütün günâhları bağışlar (16)”.

Kaynak İsmail Ekinci

(1-Nahl Süresi 103) (2-Zariyat Süresi 1-6) (3-Zariyat Süresi 8) (4-Zariyat Süresi 9) (5-Al’i İmran Süresi 54) (6-Bakara Süresi 54) (7-Al’i İmran Süresi 135) (8-Enbiya Süresi) (9-Enbiya Süresi 2) (10-Enfal Süresi 22) (11-Naziat Süresi 28) (12-Enbiya Süresi 16) (12-Tur Süresi 01-16) (14-Secde Süresi 14) (15-Al’i İmran Süresi 57) (16-Zümer Süresi 53)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.