Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,6367
EURO
10,1730
ALTIN
487,27
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
29°C
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
35°C
Salı Gök Gürültülü
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
19°C
SON DAKİKA

İnsan Benliği Vücut ile Değişir

02.04.2020
0
A+
A-

Eli veya ayağı felç olan, hareket edemeyen birisinin özü benliği yerli yerindedir. Çünkü o el ve ayağın aleti değil, el ve ayak onun aletidir. O sadece bunları kullanandır. Benliğin aslı el ve ayağın olmadığı gibi sırtın, karnın, başın ve vücudun da değildir. Hepsi de felç olsa, çalışmaz hale gelse, yine de benliğe hiçbir şey olmaması mümkündür.

Ölümün anlamı bütün vücudun felce uğraması, çalışamaz hale gelmesidir. Elin felç olmasının anlamı, benliğe itaat etmemesidir. İtaat edebilmesi için güce sahip olması gerekir. Bu güç de hayvani ruh lambasında ele ulaşın bir ışıktır. Hayvani ruhun geçiş yolları olan damarlarda bir tıkanıklık meydana gelse, güç, canlılık ondan sonraki organa gidemiyeceğinden, o organ artık itaat etmez. İnsanın istediği gibi söz geçirebildiği vücudun diğer yerleri de, bu hayvani ruh aracılığıyla itaat eder. Demek ki vücudun yapısı bozulup, itaat edemez duruma gelmesine ölüm denir. Ölümle, her ne kadar vücudun itaati  diye bir şey kalmasa da, benlik öz yine yerli yerindedir.

O halde benliğin aslı, nasıl vücut olabilir? Herkes bilir ki, erginlik yaşında vücuttaki hücreler, çocukluk zamanındaki hücreler değildir. Onların tümü zamanla ölmüş, yerine alınan gıdalar yardımıyla yenileri gelmiştir. Öyleyse vücut hep aynı kalmıyor, devamlı değişikliğe uğruyor. Halbuki öz hep aynı kalır. Bu nedenle özün, benliğin varlığı, vücutla değildir. Vücut yok olsa bile öz benlik, yine de yanar.

İnsanın özü, asıl yapısı da iki kısımdır:

Biri, vücutla beraber olandır. Bu maddi varlıktır. Açlık, susuzluk hisseder, yemeden-içmeden yaşayamaz. Bu birin kısım, ölümle yok olur.

İkincisi ise vücudun araya girmediği, Yüce Allah’ı bilmek, cemalini tanımak ve bu şekilde arzulanan şeye kavuşmak gibi şeylerdir. Bu, insanın aslına ait bir özelliktir ve devamlı onunla kalır. Ayet-i celile de: “Sonsuza kadar devam edecek iyilikler” Kehf: 46 denilen budur. Eğer bunun karşıtı Yüce Allah’ı bilmemek ise, bu da aslın sıfatı olup yine devamlı onunla kalır. O, ruhun körlüğü, tanımamazlığın, küfrün tohumudur.

Yüce Allah buyuruyor ki:

“Kim bu dünyada (hakkı görmeyecek kadar) kör olursa, artık o, öbür dünyada da kördür ve yolunu şaşırmış olur (İsra’72)”

Bu iki ruh arasındaki fark ve ilişki bilinmeyince, ölümün aslı hiçbir zaman anlaşılamaz.

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 /Tasavvuf / Kimyay- Saadet /1.Bölüm / 4.Konu / 3.Kısım

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    %d blogcu bunu beğendi: