Kürsüden Gönüllere Vaazlar

İslam Dininde Muska Yapmak, Yaptırmak ve Taşımanın Hükmü Nedir?

sponsor

Yüce Allah “Eğer dünyada bulunan insanların çoğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar sırf zanna uyarlar ve kafadan atarlar (1)” şeklinde buyurarak insanları aklıselim olmaya çağırmaktadır ve kullarını uyarmaktadır ve yine bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü (s.a.v) :

“Allah’ın meleklerin ve bütün insanların laneti, ümmetimi gaşyeden (gölgeleyen) kimsenin üzerine olsun. Ümmetinin gayşi nedir ? diye soranlara şöyle buyurdu; Dinden olmayan bir şeyi icat edip, insanları oraya sürüklemektir”.

Şimdi sorarım o muska yazan, hacı hoca, sofu diyen geçinen kişilere sormak istiyorum; Kitap ve sünnetin neresinde muska yazmak vardır

Veya geçmiş zaman alimlerinden İbn Kesir olsun, İmam Gazali olsun, İbnu’l Cevzi olsun, Ebu Talib el-Mekki vs diğerleri. Bunlardan hangisi yada hangileri böyle bir beyanda ve açıklamada bulunmuştur. Kaldı ki değil açıklamak bu ve benzeri konulara hiç değinmemiş ve herhangi bir izahta bulunmamışlardır. Şayet

muska yazdırarak ve o muskayı boynunuzda taşıyarak

Herhangi bir sevap yada korunacağınızı sanıyorsanız eğer bu büyük bir cehalet ve büyük bir gaflettir. Bunun yanında birde bu şifayı Allah’tan değil nuskadan yada muskayı yazan kişiden beklemektedir ki buda Allah’a ama bilerek ama bilmeyerek şirk koşmaktır.

Birde işin diğer boyutu vardır ki o da; boynunda taşıyarak bir şeyler kazanacağını ve korunacağını sanan o cehalet karanlığında yürüyen kardeşimiz küçük yada büyük abdest bozarken üzerinde Allah ve Resulü’nün isminin yazılı olduğu kağıt ile helaya giriyor ki; buda yasaklanmıştır ve günahtır.

Bu babda İmam Gazali Hz’nin şöyle bir beyanı bulunmaktadır: “Eskilerin kabul ettiği ilimlerin çoğu kayboldu. Şimdi insanların peşine düştüğü ilimlerin çoğu sonradan icat edilmiş şeylerdir” ve sanırım buda zamanımız insanlarının ve neslin düştüğü bataklığa ve çirkefe bir açıklık getirmektedir.

Oysa “Şüphe yok ki. Allah Teâla insanlara hiç bir şey ile zulüm etmez. Velakin insanlar kendi nefislerine zulüm ederler (2)”. O zaman “Ey insanlar! İşte size, Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdeki dertlere bir şifa, müminlere doğru yolu gösteren bir hidayet ve rahmet geldiği (3)’ halde kendi kafanızdan yada başkalarının uydurduğu dinle, kitapla, sünnetle alakası olmayan ve tamamen sonradan icat edilip bid’at olan işlerden uzak durun ve bunlardan kendinizi koruyun.

Nasıl ki kurdu gören koyun kaçar, sizlerde aynı şekilde bu ve buna benzer hal ve hareketlerde bulunan insanlardan uzak durun ve kaçın. Yoksa yukarıda da belirtildiği gibi: Eğer dünyada bulunan insanların çoğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar ve bu sapıklık seni şirke götürür. Şirke düşen bir insanında ikamet edeceği yer ateştir.

Ve Rabbin dedi ki “Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O halde sen de yalnız Allah’a ibadet et! (4)”. Ama sizler ne yaptınız değil Allah’a ibadet etmek, Allah’tan yardım dilemek, Allah’tan şifa beklemek yerine tamamen sonradan icat edilen işlere yöneldiniz. Bu sayede dini alet eden para tacirlerinin kucağına düştünüz, belki para karşılığı yapmıyor olsa da bunu şan ve şöhret, isminin yayılması için sözde Allah rızası için yaptığını söyleyen cahil-cumhurun eline düştünüz. Kaz gibi yoldular ama ne sesiniz çıktı ne de haberiniz oldu. Şayet

muska yazmak yada yazdırmak kişiyi gerçekten koruyorsa ve o kişiye şeytan, cin yaklaşamıyorsa eğer;

O zaman herkesin evinde bulunan Allah’ın kitabı sayesinde o eve ne cin, ne şeytanın girmesi musallat olması mümkün değildir. Kaldı ki yazılan muska Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’den üstün olamaz ve kıyas edilemez.

Bu durumda evde Kur’an-ı Kerim bulunduğu halde insanlar neden namaz kılmıyor, neden argo ve küfürlü konuşuyor, neden olduk olmadık filimler, argüman dökümanlara göz atıyor. Buda demek oluyor ki sen hür iradeni kullanmadığın sürece değil bir tane nuska bin tane nuskada yazsan yada yazdırsan bunun kişiye faydalı olması beklenemez.

Allah dostları ve ihlas sahibi olan zatlar bizim bilmediğimiz ve göremediğimiz pek çok şeyi görmekte ve bilmektedirler ancak onlarda nuska yazmak yerine akıl verme ve yönlendirme yolunu tercih etmektedirler.

Oysa yüce Allah; şeytandan sana bir vesvese geldiği zaman kendisine sığınılmasını söylemekte ve yine aynı şekilde Nas süresinde belirtildiği üzere büyücülerin şerrinden yine aynı şekilde kendisine sığınılmasını söylediği halde, nedir bu gittiğiniz yol ve güttüğünüz dava.

Ve unutmayın ki;

“İş işten geçtikten, yani dünya hayatı sona erip tövbe etme, Sırat-i Mustakim’e yönelme imkanı kalmadıktan ve mahşer yerinde hesaplar görülüp hak edenlerin cehennemin yolunu tuttuktan sonra yoldan sapan ve saptıranlar hem mahşer yerinde hem de cehennem de buluşunca birbirlerine sitem edeceklerdir.

Şeytan diyecek ki size

Allah’da vaat etti, ben de vaat ettim. Allah gerçek olanı ve olacak şeyleri söyledi ve vaadinde doğru çıktı. Ben ise, size boş ve olmayacak şeyleri vaat ettim, boş yere Allah’a güvendirdim. Şu anda ben yalancı çıktım. Şimdi beni kınamayın. Zira ben sizi zorlamadım Siz benim size apaçık bir düşman olduğumu biliyordunuz. Bu durumda benim size doğru şeyleri vaat etmeyeceğimi de bilmeli değil miydiniz ? (5)”

Kaynak: İsmail Ekinci

(1-En’am 116) (2-Yunus 44) (3-Yunus 57) (4-Zümer 2) (5-M. Zeki Duman / Beyabu’l-Hak / C:2 / bkz: 389)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı