Ahiret Hayatına İman

Kabir Azabı, Dereceleri ve Sebepleri

sponsor

Kabir azabının aslı, dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi ayrıdır. Azlığı, çokluğu dünya sevgisine göre değişir. Dünyayı çok seven çok, az  seven az azap görür. Demek ki azap, kalbin dünyaya bağlanmasının sevmesinin sonucudur. Yoksa mal, mülk, hizmetçi, hayvan, mevki, büyüklük ve bütün dünya nimetlerine sahip olması, kalbin bunların tümüne bağlı olması şeklinde değil.

Örneğin bu dünyada birisine bir atının çalındığını söylese, on atının çalınmasından daha az üzülür. Eğer bütün malını alsalar, malının yarısının alınmasından daha fazla üzülür ve ıstırap çeker. Bütün malının alınmasına da, eşinin ve çocuklarının götürülüp yalnız başına kalmasından daha az üzülür. Ölüm de, malının, eşinin, evladının, dünyada sahip olduğu her şeyin kendisinden alınması, yalnız başına bırakılmasıdır. O halde, herkesin cezası, dünyaya olan sevgisi ve ondan ayrı bırakılması miktarıncadır

Yüce Allah buyuruyor ki:

Bu şiddetli azap onlara, dünya hayatını ahiretten üstün tutup sevmeleri sebebiyledir (Nahl 7)

Ayeti celile de de belirtildiği gibi, dünya nimetlerini sevimli gören, onlara bağlanan kimselerin azapları çok şiddetli olur.

Peygamber efendimiz ashaba sordu: “Muhakkak ki ona dar bir geçim vardı (Ta’ha’124) ” ayeti kerimesinin anlamı nedir bilir misiniz?

Ashab-ı Kiram: “Allah ve Resulü daha iyi bilir.” dediler.

Peygamberimiz (S.A.S.) buyurdu ki: “Kafirin işkencesi mezardadır, doksan dokuz ejderhayı ona musallat ederler. Ejderhanın ne olduğunu bilir misiniz? Ejderha büyük, kocaman yılandır. Her yılanın dokuz başı vardır. Onu sokarlar, yalarlar ve üzerine üflerler. Bu durum kıyamete kadar devam eder.”

Sağ görüş sahipleri bu ejderhaları, ruh gözüyle görürler. Bazı akılsızlar: “Biz mezarlara baktık, bunlardan hiçbirini görmedik. Eğer mezarlarda böyle bir şey olsaydı, gözlerimiz keskindir, biz de görürdük” derler. Ejderha,ِ lenin ruhundadır. Onun ruhundan çıkmaz ki, başkaları görebilsin.

Hatta ِölümden ِönce bu ejderha onların içindeydi, fakat bundan habersizdirler, bilmiyorlardı. çünkü ejderha onların sıfatlarından meydana gelmiştir. Başlarının sayısı da ِahlaklarının miktarları kadardır. Ayrıca dünya sevgisinden dolayı meydana gelen kin, bunun gibi kötülükler sayısınca kendisinde başlar meydana gelir. Bu ejderhanın nasıl olduğu ve ne kadar çok başının bulunduğu, gerçek görüşlülüğün aydınlığıyla anlaşılabilir.

Öyleyse ejderha, Allah ve Resulünü inkar edenlerin ruhlarının içine yerleşmiştir ve görünmez. Bu küfrü Allah ve Resulünü bilmediğinden değil, belki bütün sevgisini dünyaya verdiği içindir. Bu hususta,

Yüce Allah buyuruyor ki: Bu şiddetli azap onlara, dünya hayatını, ahiretten üstün tutup sevmelerinden dolayıdır (Nahl 107)” 

Yine Yüce Allah buyuruyor ki: “Kafir olanlara, ateşe sunuldukları gün şöyle denir: Dünya hayatınızda bütün zevklerinizi yaşayıp bitirdiniz ve yalnız dünyadan faydalandınız (Ahkaf 20)”

Eğer ejderha onun dışında olsaydı daha kolay olurdu. Zira ondan ayrılabilirdi. Fakat ruhuna yerleşmiş olduğundan ve asıl kendi sıfatı bulunduğundan ondan nasıl kaçabilir?

Birisinin cariyesini sattıktan sonra ona aşık olması gibi ruhta bulunan ve onu sokan ejderha da, ona aşıktır. Kalp de gizlidir ve bugüne kadar acısını da hissetmemiştir. İnsanın ِölümden ِönce kalbinde bulunan doksan dokuz ejderhadan acı duymaması, onlardan haberi olmadığı içindir. Aşık muşukuyla olunca mutluluk duyar, ayrıldığı zaman da üzülür. Çünkü aşk ve sevgi olmayınca ayrılma halinde üzüntü de olmaz. Bunun gibi, dünyada iken rahata sebep olan dünya sevgisi ve aşkı, ayrılıkta azaba sebep olur. Mevki sevgisi ejderha gibi, mal sevgisi yılan gibi, saray ve ev sevgisi akrep gibi ve benzerleri nice sevgiler insan kalbini sokar ve kemirirler.

Cariyenin aşığı, ondan ayrılmanın verdiği dertten kurtulmak için kendini suya, ateşe atmak ister veya bir akrebin kendisini sokmasını diler. İnsan da kabirde azap çekerken, dünyada bildiği akrep ve yılanın kendisini incitmesini, ızdırab vermesini ister. Zira bu acılar vücuda olmakta ve dışarıdan gelmektedir. Ruhtaki ejderha ise ruhun içinde olup, gözle görülmez.

Demek ki herkes azabının sebebini dünyadan, kalpleriyle götürmektedir. Bunun için,

Peygamberimiz buyuruyor ki: “Bu ceza, (dünyada) yaptıklarınızın size iadesinden başka bir şey değildir.”

Yüce Allah buyuruyor ki: “Eğer kesin bir bilgi ile bilseydiniz, elbette cehennemi görürdünüz Tekasur/5”

Yine Yüce Allah buyuruyor ki “Cehennem Kafirleri elbette kuşatıcı, içine alıcıdır Tevbe 39, Ankebut 54

Dikkat edilirse cehennem, onları kuşatıcıdır, onlarla beraberdir, buyruluyor, onları kuşatacaktır , buyrulmuyor.

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Tasavvuf / Kimyay-ı Saadet / 1.Bölüm 4.Konu 8.Kısım

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı