Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,1772
EURO
9,8359
ALTIN
468,77
BIST
1.350
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Gök Gürültülü
18°C
Bursa
18°C
Gök Gürültülü
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Gök Gürültülü
20°C
Pazar Gök Gürültülü
17°C
SON DAKİKA
Farz ve Nafile İbadetlerin Önemi
Ben Sana Emretmişken Seni Secde Etmekten Alıkoyan Nedir?
Ezan-ı Muhammediye
Allah Var Diyorsun Ondan Sonra Yok Gibi Davranıyorsun
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyorsunuz
Oğlum! Nasihat İstiyordun Al Sana Nasihat
Yetiş Ey Allah’ın Resulü Yıkılıyoruz
Allah Var Diyorsun Ama Yok Gibi Davranıyorsun
Ey İnsanlar…!
Verilen Sözü Yerine Getirmek
Kanaatkar Olmak yada İyilik Yaparım adına Dünya malı Toplamak. Sonuç mu?
Hz Ali’nin oğlu Hz Hasan’a Nasihatleri
Hz Ali’nin Güzel Bir Vaazı
Taharetsiz Namaz Kabul Olur mu?
Secdede Ayakların Yerden Kesilmesi Namaza Zarar Verir mi?
Vakti İyi Değerlendirmek
Çocuğun Anne Baba Üzerindeki Hakkı – Diyanet
Her Nefesin Kıymetini Bilmek
Sahi Ya Ne Oldu Bize?
Namaz Belirli Vakitlerde Müminlere Farz Kılınmıştır
Namaz Dinin Direğidir
Cinsel İlişki Hakkında Bilmeniz Gereken Hususlar
Cinsel İlişkiye Girmenin Amacı ve Gayesi
Namazda Allah’tan Habersiz Olmak
Kerahat Vaktinde Neden Namaz Kılınmaz?
Vakit Namazlarının Geciktirilmesi
Namazın Vacipleri Nelerdir?
Namazlardaki Rekat Sayıları Neden Farklı?
İşçi ve İşveren için Namaz Meselesi
Sahibini Kötülükten Alıkoymayan Namaz Hakkında; Bir Ayet Bir hadis İnceleme
Sorumluluk İsteyen Bir İbadet: Namaz
Kıldığın Namaz Sende Değişikliğe Sebep Olmuyorsa O Namaza Yeniden Başla
Seferi iken Kılınamayan Namazın Kazası Nasıl Yapılır?
Kaç Yaşına Kadar ve Namaz Kılmayan Çocuğun Günahı Kimedir?
Cemaatle Namaz Kılmak
Helal Haram Duyarlılığı Hakkında Vaaz & Diyanet
Kısaca Namazı Bozan Davranışlar & Diyanet
Hangi Vakitlerde Namaz Kılınmaz ve Sebepleri
Namaz Kılarken Her Rekatta Aynı Süreyi Okumak Caiz midir?
Namaz Kılarken Aklımıza Başka Şeyler Geliyorsa
Namaz Neye Benzer?
Namazı Vaktinde Kılmanın Önemi ve Gerekliliği
Uyuma ve Unutma Sebebiyle Kaçırılan Namazın Hükmü Nedir?
Namazı Dosdoğru Kılın Ayeti ve Tefsiri
Namazı Bozan Şeyler Nelerdir?
Namaz Kılan Birisini Güldürmek Günah Mıdır?
Namazın Sünnetleri Nelerdir?
İş Yerinde Namaz Kılamıyorum. Ne Yapmalıyım?
Namazda Tadil-i Erkanın Hükmü Nedir?
Namazı Huşu İçinde Kılmak
Fe Eyne Tezhebun (Bu Gidiş Nereye?)
Namaza Hazırlık Yapmak ve Şartları
Covid-19 Sayesinde İnsanın Kendisi ile Yüzleşmesi
Namaz Kılarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Namazda Şeytandan Gelen Vesvese
Namaz Kılmanın ve Cemaatin Fazileti
Gözümün Nuru, Dinin Direği Namaz
Namaz Konusunda Gevşeklik ve Tembellik Göstermenin Bazı Sonuçları
Salih Bir Amel: Namaz
Hasta Olanlar Nasıl Namaz Kılınır?

Kafirun Süresi Öner Nasuhi Bilmen Tefsiri

20.12.2020
0
A+
A-

Kafirun Süresi Mekki bir süredir. Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin birinci yılında, bir bütün halinde indirilmiş olup 6. ayettir. Adını birinci ayetindeki, inkar edenler anlamına gelen kafirun kelimesinden almıştır. Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 18, Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 109. süredir. (a)

 

Kafirun Süresi Kur’an Arapça

Bu mübârek sûre, “El-Maun” sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nâzil olmuştur. Altı âyet-i kerîmeyi içermektedir. Kâfirlere bir ihtarı içermiş olduğu için kendisine bu isim verilmiştir. Maamafih buna “El-Münâbeze” yâni: Muhârebe ve “Mukas Kişe” yâni: Uyuz ve çiçek gibi illetlerden iyileştirici sûresi adı verilmiştir. Kevser sûresinde Resûl-i Ekrem’in Cenab-ı Hak’ka ibâdetle mükellef olduğuna ve şanının yüceliğine işaret edilmişti. Bu sûrede de o Yüce Peygamber’in Hak Teâlâ’ya ibâdet edip kâfirlerin ibâdet etmedikleri bildirildiği için bu iki sûre arasında mühim bir irtibat vardır.

1. Bu mübârek sûre, İslâm dininin diğerlerinden uzak olduğunu gösteriyor. İlâhî dinin başkalarına bir ihtiyacı bulunmadığını bildiriyor. Resûl-i Ekrem’in Allah’ın himâyesinde olup başkalarına ihtiyacı bulunmadığına şöylece işaret buyurmaktadır. Ey Allah’ın birliğini insanlığa telkine memur olan Yüce Peygamber!. O küfürlerinde ısrar edip duran müşriklere (Deki: Ey kâfirler!.) ey hakikî dinden mahrum olan inkârcılar!.

Gerçekten de Resûl-i Ekrem,(s.a.v), insanlara karşı her hususta merhametle, yumuşaklıkla muamelede bulunmakla emrolunmuştu, dâima güzel şekilde hitabede, tartışmada, mücadelede bulunurdu. Şimdi bir takım müşriklere karşı: Ey kâfirler!, diye hitap etmesi, sırf bir ilâhî emre dayalıdır. Çünkü: O muhataplar, küfürlerinde ısrarlı kimseler idi, Yüce Peygamber’i bile kendi bâtıl dinlerine sevk etmek istemişlerdi, binaenaleyh onları böyle bir hitap ile reddetmek, bir hikmet gereği olmuştu.

Evet.. Bu mübârek sûrenin iniş sebebi tefsirlerde şöyle gösteriliyor: Mekke-i Mükerreme’deki müşriklerden “Velid Binil’Mugayre” As Bin-i Vâil, Esvet Bin-i Abdül’muttalip, Ümmiyye Bin-i Half; Kureyş tâifesinin ileri gelenlerinden idi. Bir gün bir cemaatle Resûl-i Ekrem’in yanına geldiler, “Yâ Muhammed .Sen gel bizim dinimize tâbi ol, biz de senin dinine tâbi olalım, seni kendi işlerimize ortak yapalım, sen bizim putlarımıza bir sene ibâdet et, biz de senin Allah’ına bir sene ibâdet edelim, eğer senin getirdiğin bir hayır ise biz de onda sana ortak olmuş oluruz. Ondan nasîb almış bulunuruz ve bizimle olan hayır ise sen de bizim işimize iştirâk etmiş, ondan bir nasîb almış bulunursun” diye teklif yapmış oldular.

Peygamber Efendimiz ise.. “Allah korusun!. Ben Allâh-ü Teâlâ’ya başkasını ortak edinir miyim?. Allâh-ü Teâlâ’dan başka yaratıcı, ibâdete lâyık bir şey yoktur.” diyerek o müşrikleri reddetti. İşte bu olay üzerine bu sûre-i celîle nâzil oldu. Resûl-i Ekrem Hazretleri de Mescid-i Haram’a gidip bunu insanlara karşı okudu, artık o kâfirler, ümitlerini kesmiş bulundular.

2. Yüce Peygamber o kâfirlere şöyle hitap ile emrolunmuştu: Ey kâfirler!. (Ben) gelecekte (sizin ibâdet ettiğinize ibâdet etmem.) Allah’ın birliğini terk ederek sizin şirkinize iştirâk edecek değilim, çünkü, sizin taptığınız şeyler, mâbutluk sıfatına sâhip değildirler. Onlar ibâdete aslâ lâyık olamazlar. Onlar bir kısım mahlûkattan ibarettirler, hepsi de muhtaç, fenaya uğramışlardır: Bir Yüce Yaratıcının birer yaratılış eserinden başka bir şey değildirler, onlara nasıl ibâdet edebilirim?

3. (Siz de) Ey küfür ve şirk içinde yaşayanlar!, (benim ibâdet ettiğime ibâdet ediciler değilsinizdir.) Siz, bâtıl tanrılara ibâdet ediyorsunuz. Yalnız Yüce Mâbud’a ibâdet edecek kimseler bulunmuyorsunuz.

4. (Ve ben) İstikbâlde olduğu gibi hâlen de (sizin taptığınıza tapıcı değilim.) ben dâima ortak ve benzerden uzak olan bir Ezeli Mâbud’a kullukta bulunurum, ondan başkasına ibâdette bulunmam. Çünkü, ondan başkası aslâ ilâhlık ve mâbutluk sıfatına sâhip değildir.

5. (Siz de) Ey küfürlerinde ısrar edip duranlar!, (benim taptığıma tapıcılar değilsinizdir.) Siz hiç bir vakit Allah’ın birliği inancını kabul ederek İslâmiyet şerefine nâil olamayacaksınızdır. Ben yalnız Allâh-ü Teâlâ’ya tam bir samimiyetle ibâdet etmekteyim, sizin ibâdetleriniz ise haddizatında makbul bir ibâdet değildir. Sizin ibâdetleriniz, şirk ile karışıktır. Gaflet ve cehâlete dayalıdır, Allah’ın emrine terstir.

6. Artık ey müşrikler!. (Sizin dininiz sizin içindir.) Öyle küfür ve şirke dayalı olan ve haddizatında bir ilâhî din mahiyetinde bulunmayan sizin dininiz, size mahsustur, onun cezası size yöneliktir. (Benim dinimde benim içindir.) Allah’ın birliği esasına dayalı ve her şekliyle gerçekliğe, yüceliğe sâhip olan İslâm dini de benim dinimdir. Onun mükâfatı da bana aittir.

Bir yoruma göre bu âyetteki “din”den maksat, cezadır. Ceza ve mükâfattır. Buyrulmuş oluyor ki: Ey inkârcılar!. Sizin cezanız size aittir. Artık siz, bu âkıbeti düşünün, çünkü, küfür ile âhirete gidenler, ebedî şekilde azap göreceklerdir. Müslümanlar da âhirette ebedî mükâfatlara nâil olacaklardır. (b)

Kaynaklar

a-) M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:1 / bkz: 149
b-) Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Tefsir / Bilmen

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.