DOLAR
21,2392
EURO
22,8954
ALTIN
1.339,37
BIST
5.372,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
24°C

Kanser Hastalığı Nedir ?

Kanser Hastalığı Nedir ?
22.02.2023 00:37
0

Kanser kelimesi, esas olarak Karsinoma isminden alınmadır ve muhtemelen de bu ismi veren tıbbın babası denen Hipokrat tarafından konmuştur.

Kanser kelimesinin lügat manası yengeç demektir. Her memleket de bu kelimeyi ya aynen veya kendi dillerinde yengece ne isim vermişlerse o isimle kullanırlar. Fakat kanser ismi o kadar yaygındır ki her memleketin bu kelimeyi kullandığını söyleyebiliriz.

Kanser hastalığı çok eskiden beri biliniyordu. Eski Mısırlıların parşömenli vesikalarında bundan bahsedilmiştir, yani hemen hemen insanlıkla beraber kendini bildiren ve gösteren bir hastalık olmuştur.

Biz niçin kanser hastalığı üzerinde duruyor ve bütün dünya ile beraber ona karşı savaşmak istiyoruz ve savaşıyoruz?

Sebebi, hiç şüphesiz çok basit. Zîra bugün bu hastalık insan ölümüne sebep olan hastalıklar arasında ikinci sırayı tutuyor, fakat hastalardaki ızdırapları bakımından birinci derecededir. Hemen hemen kesin olarak söylenen bir husus varsa, o da her 100.000 sağlam insanın 150-300’ü her yıl kanserden ölmektedir.

Bugün en ileri bir memleket olarak kabul ettiğimiz Batı Almanya’da bir yılda 150.000 şahıs bu hastalıktan öldüğü tespit edildiğine göre işin vehameti kendini açıkça gösterir. Bizim memleketimizde de en azdan 70.000 vatandaşımızın bu hastalıktan ölmekte olduğunu kolayca kabul edebiliriz. (Rakamlar 1970 yılı itibari ile baz alınmıştır)

O halde hastalığı hepimizin bilmesi, tanıması, tedavisi için ne gibi yollar varsa onları mümkün olduğu kadar öğrenmesi lazımdır. Önce şunu belirtelim ki: “Kanser şifa bulan bir hastalıktır”.

Bizim şiarımız: “Kanserden korkma, geç kalmaktan kork” olacaktır. Buna göre, demek hastalık ne kadar erken meydana konursa, hastanın hayatı o kadar emniyete alınmış olur.

Genel olarak kanser her yaşta, her cinste, yani çocuklarda olduğu kadar büyüklerde, kadınlarda olduğu kadar erkeklerde de görülebilen bir hastalıktır.

Bugün kanserin sebebini bulmaya ve ne için durup dururken bir organda normal durumun değişerek aynı ufak hücrenin gelişmesinin insanın sağlığını tehdit edecek surette artmaya ve bulunduğu uzvu tamamen değiştiren bir büyüme veya bir şifa bulmayan yaralar açtığını az çok biliyoruz. Bu bilgiye tecrübe hayvanları dediğimiz ve birer canlı varlık olan farelerde, sıçanlarda yaptığımız tecrübelerle ortaya koyabiliyoruz.

Mesela tütün dumanının içinde bulunan bir sıra maddelerle ayrı ayrı olarak bu tecrübe hayvanlarının derisinde, midesinde, karaciğerinde tıpkı insanlardaki gibi bu hastalığı yayabiliyoruz. O halde itiyat edilen sigara bu hastalığın husule gelmesinde sebeplerden biri olduğunu ve dolayısıyla çevremizdeki veya meslekleri icabı bu gibi kimyasal maddelerle uğraşanlarda maddenin cinsine göre kanser olmasına şaşmamak lazım gelmektedir.

Kanserin son yıllarda medeniyetin artması yanında azalmayarak bilakis artması sanayinin ve dolayısıyla insan vücudunun bu gibi yerlerde kullanılan maddelerle temasa gelmesi, hastalığın gelişmesi ve artması için bir ve başlıca sebep olmaktadır.

Şimdiye kadar bildiklerimize yeni yeni katılan sebepler olarak lastik ve dolayısıyla kauçuk sanayiinde, elektrik kablolarını hazırlayan sanayi merkezlerinde çalışanlarda belirli kanser şekillerinin olduğunu yeni yeni öğrenmiş oluyoruz.

Demek ki çevremiz ve mesleklerin bazıları hastalığı meydana çıkarmada başlıca faktör olmaktadır. Dikkate değer olan hususlardan biri Müslümanlarda ve daha doğrusu sünnet olmanın bazı kanser cinsinin husule gelmesini önlemiş olduğunu bugün öğrenmiş oluyoruz.

Buna göre de sünnet olmuş Müslüman erkeklerin eşlerinde rahim dediğimiz ana yatağının bir cins kanseri sünnet olmayanlara nazaran çok az olmaktadır. Bundan da sünnet olmanın kanseri de önleyici bir sağlık ve dinimizin sünnet kıldığı bir tedbir olduğunu öğrenerek buna müteşekkir ve minnettar olmamız icabetmektedir.

Daha evvelce söylediğimiz her yaş ve her cinsiyette olan bu hastalık aynı zamanda vücudumuzun bütün organlarında olur. İşte en mühim bir hayat unsuru olan kanımızda;

Kan kanseri dediğimiz ve bzen çok hızlı, bazen de daha yavaş seyreden cinsten hastalık tabloları olduğunu görüyoruz.

Fakat şuna da memnun olmalıyız ki, eskiden bu cins bir kan kanseri ve bilhassa çocuklarda olan bu hastalık birkaç ay içerisinde hayatlarını sona erdirdikleri halde bugün gitgide artan araştırma sonucu olarak elimizde bu gibi hastaları yıllarca yaşatacak ilaçlarımız vardır ve hemen hemen her gün daha iyi tesir edenini bulmaktayız ki, nihayet bu çalışmalarımız belki çok yakın bir gelecekte bu hastalığı tıpkı bazı kanser cinslerini ameliyatla kesip çıkarmak veya ışın tedavisi dediğimiz kuvvetli kaynaklarla elde ettiğimiz şifayı burada da temin edebileceğiz.

Kanser Hastalığının Bazı Belirtileri

  • Sebepsiz zayıflayan
  • İnatçı öksürüğü olan
  • Vücudunda bir türlü yarası geçmeyen
  • Bir bezin veya göğsünün şişkinliğini hisseden
  • Mutad zamanlar dışında kanama veya akıntı gösteren veya idrar yapmada değişiklik gösteren herkes

bu hastalığın şüphesinden kurtulmak için bir doktora, varsa mütehassısına, varsa sırf bu hastalıklara bakan hastanelere başvurmalıdır.

Bu belirtiler hiçbir zaman kanser demek değildir. Birçok basit hastalıklar da aynı belirtileri yaparlar. Bunu ancak yapılacak muayeneler meydana çıkarır. Teşhis için eğer kandan şüphelenirsek, hemen onu muayene ederiz, röntgen resmi çekerek kemikleri, akciğeri, bütün iç organları kontrol ederiz.

En önemli olanı da herhangi şüpheli şişlikten alacağımız ufak bir doku parçasını mikroskop altında patolog dediğimiz bu işin mütehassısına muayene ettirerek teşhisi kesinleştirir, yani ya vardır veya yoktur, deriz.

Vardır dersek yapacağımız tedavi de ya ameliyat, ya röntgen (kobalt) ışınları ile yaptığımız ışın tedavisi veya ilaçla yaptığımız tedavi şekillerinden hemen en uygun olanını veya bunların ikisini ve hatta üç tedavi şeklini de aynı hastalığa karşı kullanır ve hastanın erken elimize gelmesiyle hayatını Cenab-ı Hakk’ın yardımıyla şifaya kavuşturur ve daha kendisinden faydalanacak bir insan olarak yaşayabilmesini ve ızdıraplarını önlemeye çalışmış oluruz.

Şunu bilmeliyiz ki, kanser şifa bulan bir hastalıktır. Ve yine bilmeliyiz ki: “Kanserden korkmamalı, geç kalmaktan korkmalıdır”

Kaynak: Prof. Dr. İzzet Kantemir (Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Sekreteri) / Diyanet İlmi Dergisi / Mart 1970 / bkz: 120-121

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.